Yasalaşan tedbir paketi turizm işletmecilerine umut oldu

Koronavirüs salgınına karşı tedbirleri içeren kanun teklifinin yasalaşmasının duyurulmasının ardından, işletme sahiplerinin yüzünü güldürdü.


Yasalaşan tedbir paketi turizm işletmecilerine umut oldu

 Özellikle son zamanlarda durma noktasına gelen turizm sektörünün ayakta kalması için önemli maddelerin olması, bu işletmelerin devamı için önemli bir noktada olduğu belirten ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer, işletmeler ve turizm sektörünün devamı için dikkat edilmesi gereken bazı hususlara da dikkatleri çekti. 

Geçtiğimiz gün yasalaşan kanun içerisinde, kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartlarının kolaylaştırılması, en düşük emekli aylığının 1500 liraya yükseltilmesi, karşılıksız çek suçundan mahkûm olanlara borcunu taksitler halinde ödemek kaydıyla af getirilmesi ve 7 milyar liraya yakın asgari ücret desteği sağlanması gibi önemli düzenlemeleri içeriyor. Teklifle birlikte turizm yatırımcılarımızın devlete olan mali yükümlülüklerinin 6 ay ertelenmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi amacıyla kredi garanti kurumlarına aktarılacak kaynak tutarının 25 milyar liradan 50 milyara çıkarılması, gazilerimize en az 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5000 gün prim ödemiş olması şartıyla ikinci bir aylık bağlanma imkanı verilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli turizm tesislerinin yüksek nitelikli hale getirilmesi amacıyla Bakanlık tarafından yönetmelikle bu yerlere ilişkin standartların belirlenmesi ve yivsiz tüfek, nişan tüfek ve tabancaların izinsiz ya da izin belgesine aykırı üretilmesini, internet dahil satılmasını ve ruhsatsız olarak bulundurulmasını önlemek için yaptırımların ağırlaştırılması gibi maddeler de yer aldı. 

Kanun ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çanakkale Turistik Otelciler Derneği (ÇATOD) Armağan Aydeğer, “Şu an dünya genelinde ve ülkemizde çok olağanüstü bir süreç yürütülmeye çalışılıyor. Başta bu süreçteki çok yoğun katkıları nedeniyle Sağlık Bakanlığımıza ve sağlık çalışanlarına teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Onlar çok büyük bir mücadele veriyorlar ve bizler de onların bu mücadelesini ayakta alkışlıyoruz. İnşallah el birliği ile millet olarak bu sıkıntılı süreci aşacağız” dedi.

“YENİ YAPILAN DÜZENLEMELERLE BİR ÇOK KİŞİ UMUTLANDI”

Aydeğer, ekonomik anlamda yapılan destekleri değerlendirerek, “Bu krizin çok ciddi bir ekonomik etkisi söz konusu tüm sektörlerde. Bunun başında turizm yer alıyor. Bu çerçevede son dönemde sayın cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu Ekonomik İstikrar Kalkanı adı altındaki düzenlemeler ve akabinde de TBMM'de bir torba teklifi ile birlikte bu düzenlemelerin detayları ortaya çıktı. Yine aynı şekilde Hazine ve Maliye Bakanlığı'mızda bununla ilgili ilave ek tedbirleri de işletmecilerin bilgisine sundu. Yeni yapılan düzenlemelerle bir çok kişi umutlandı. Özellikle, çalışanların desteklenmesi ile alakalı Kısa Süreli İş Programı ile ilgili şartlar netleşti ve çok sayıda işletme artık bu programa başvurularını yaptı. Bu başvuruların inceleme değerlendirme süreçleri devam ediyor. Bununla ilgili bazı şartlarda kolaylaştırmalara gidildi ki bunlardan bir tanesi son çalışma süresi aynı işyerinde veya farklı bir yerde de olsa kesintisiz 120 gün zorunluluğu vardı. Bu 60 güne indi. Bunun yanı sıra 3 yıl içerisinde 600 gün çalışma süresi 450 güne indirildi. Bu sebeple destekten faydalanabilecek çalışan sayısı da artmış oldu. Yine asgari ücret ile ilgili primlerde 75 TL indirim desteğinin devam etmesi ile ilgili bilgilendirme yapıldı” ifadelerini kullandı.

SEKTÖRÜ İLGİLENDİREN ÖNEMLİ HUSUSLAR

Konaklama vergisi hakkındaki değişiklikler hakkında bilgi veren Aydeğer, “Konaklama vergisi 1 Nisan tarihinde devreye girecek olup yüzde 1 matrah üzerinden vergilendirilecekti, bu yeni düzenleme ile 1 Ocak 2021 tarihine ertelendi. Bu da sektör için önemli bir husus. Telafi çalışma süreleri adı altında gerçekleşen yani kriz dönemlerimde daha az süreli çalıştırılan personel işleri normal haline geldiğinde 11 saati geçmemek kaydıyla telafi çalışma sürelerinin 2 ay uygulaması 4 aya uzatıldı. Bu sektörü ilgilendiren önemli bir husus olarak ortaya çıktı” şeklinde anlattı.

“ENERJİ GİDERLERİNİN DE DEĞERLENDİRİLMESİ ÖNEMLİ”

“Var olan nakit akışının sağlanması konusunda başta üç tane devlet bankamız ve diğer özel bankalarda bunu takip etmeye çalışıyor, birkaç tane farklı kredi programı açıkladılar. Bunlarla ilgili detaylar önümüzdeki günlerde daha da netleşcek. Bunlardan bir tanesi yüzde 7,5 faiz ile 6 ay ödemesiz bir destek kredisi KOBİ'lere uygulanacak. Aynı zamanda çekler ve zorunlu ödemelerle alakalı da farklı bir kredi detayı açıklandı” diyen Aydeğer, enerji giderlerinin de aynı kapsamda değerlendirilmesinin önemli olduğuna dikkatleri çekti. “Özellikle doğalgaz, elektrik ve iletişim giderlerinin bu krizin çok yüksek olduğu süreç içerisinde işlerin devamı açısından ödemelerinin ertelenmesi ve bunlarla ilgili gerekli sübvansiyonların miktar anlamında yapılmasını çok önemsiyoruz” dedi.

“ŞARTLARIN ESNETİLMESİ ÖNEMLİ”

Aydeğer, “1 yıl ödemesiz gerçekleştirecek kredi imkanlarının işletmeler açısından çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Burada altını çizmek istiyorum; yüzde 7,5 olarak açıklanan kredi de hiçbir borcu olmaması gerektiği ile ilgili şartı vardı, bu konunun da bir miktar esnetilmesini önemli görüyoruz çünkü insanlar bu borç yükü üzerinde iken kimilerinin sigorta primlerinde veya sıtopaj ödemelerinde aksamalar olabilir ve bu krediden yararlanmalarına mani olabilir. Bu konunun da ilgili makamlarca gözden geçirilmesinin gerçekten ihtiyacı olan yatırımcı ve işletmeci için önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde düşüncelerini belirtti. 

“ETKİLERİ YIL SONUNA KADAR SÜRECEK”

Aydeğer, açıklamasının devamında şunları belirti: “Bu kriz sürecinin ne kadar süreceği konusunda özellikle sektörler belirgin bir kanaate sahip değil. Biz, yaz ayına girmeye yaklaştığımızda sona ereceğini öngörerek konumlandırmaya çalışıyor ama etkileri yıl sonuna kadar süreceğini tahmin ediyoruz. Bu daha da uzayabilir. Burada hem kamunun, hem özel sektörün hem sivil toplum kuruluşlarının el birliği ile bu zor ve sıkıntılı süreci aşmamız gerekiyor. Dünya tarihinde belki çok az sıklıkla yaşanabilecek çok ağır bir ekonomik kriz ile de mücadele etmeye çalışıyoruz. Ticaret hayatı durma noktasına gelmiş durumda. Bu nedenle turizm yatırımcısının açıkçası şu anda hiç bir gelir kaynağı yok ama geçmişten devam eden borçlarını, ödemelerini bir şekilde devam ettirmek zorundalar. Bu nedenle tüm kurum ve kuruluşların hassasiyetlerini özellikle rica ediyoruz. Yerel idarelerle ilgili de, onların alacağı bir takım vergiler, bedeller gibi konuda da kolaylaştırıcı uygulamalar da bir an önce uygulanmaya başlar. Gelecek ile ilgili hiç bir kaygımız yok, çok daha güçlü bir şekilde sektörümüzün geri döneceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Turizm sektörü geçmiş dönemde de çok zor dönemler atlattı. Bu dönem kendine has çok daha ağır şartlar içeriyor. Ama yeter ki bizlere yaşamak için, bu ağır süreci atlatabilmek için hem bir likit rahatlığı hem de ödemeler konusundaki üzerimizdeki baskının alınması çok önemli. Umut ediyorum daha güzel günleri birlikte karşılayacağız.”

Gizem Tuğçe BAYHAN