Covid-19 ve Medikal Turizm
Semih Karakoç

Semih Karakoç

Covid-19 ve Medikal Turizm

14 Nisan 2021 - 11:03 - Güncelleme: 14 Nisan 2021 - 11:06

Pazarlarda İyileşme Mi Var? -Pandemiden önce medikal turizm büyük bir büyüme alanıydı -Dubai ve Türkiye yükselen pazar destinasyonları arasında bir dünya lideriydi. Covid-19 seyahat yasakları ve tam kapanma büyümeyi ciddi şekilde azalttı.

Güvenliğe artan vurgu, kademeli bir yeniden açılmayı mümkün kılmıştır.. Koronavirüs salgınından önce medikal turizm, birçok gelişmekte olan ekonomide önemli bir büyüme endüstrisiydi. Ulusal kapanmalar ve uluslararası seyahat yasakları, geçen yıl küresel turizm endüstrisini yok etti ve medikal turizm bundan en ciddi şekilde etkilenen segmentlerden biri oldu. Örneğin, Tayland’ın sağlık turizminin en büyük sağlık hizmeti sağlayıcılarından biri olan Bangkok'taki Bumrungrad Uluslararası Hastanesi, 2020'nin ikinci çeyreğinde gelirinde yıllık % 94 düşüş bildirmişti.

Salgın öncesi GSYH’nin yaklaşık% 11-12'sini sağlık ve tatil turizmi oluştururken, geçen yılın başındaki salgından bu yana tahmini 1,45 milyon insan işini kaybetti ve sektör virüs tarafından harap edildi. Oysa sektör küresel boyutta mükemmel bir ivme kazanmıştı. Asya'da Tayland, Hindistan, Singapur, Malezya ve Güney Kore gibi ülkeler, kaliteli ve uygun fiyatlı diş bakımı, kozmetik ameliyatlar, seçmeli ortopedik prosedürler ve bariatrik ameliyatlar arayan milyonlarca Amerikalı için favori sağlık hizmetleri destinasyonları haline gelmişti. Fransa, Almanya ve Polonya dâhil olmak üzere Avrupa ülkeleri yıllık medikal turizm gelirlerinde hızlı bir şekilde gelişmişti. Dubai, Abu Dabi ve Suudi Arabistan'ın küresel sağlık turizmi pazarında rekabet etmek için mükemmellik ve uzmanlık merkezleri kurmasıyla ivme kısa sürede orta doğuya yayılmıştı. Türkiye Avrasya destinasyonunda lider ülke konumunu pekiştirmiş ve gelirini 5 (beş) milyar dolara yükseltmişti. Hindistan 9 (dokuz) milyar dolar kazanç ile ilk sıraya demir atmıştı. Ancak koronavirüs salgını, endüstrinin genişlemesinde frene bastı. Havayolu talebindeki rekor düşüş, tıp turizmi acentelerinin kapatılması birçok sektörün kilit oyuncusunu mahveden yaygın finansal zorluklar, medikal turizmin çığlık atarak durmasına yol açmıştı.

Bu belirsizliklerin ve yaygın ekonomik durgunluğun ortasında, medikal turizmin geleceği nedir? Pandemi, segment için büyük bir gerileme yaratırken, birkaç pazarda olumlu toparlanma olabileceğine dair işaretler var. Tayland Turizm Otoritesi hastaların koronavirüs testleri yaptırmasını ve bir tıp kurumuna geldikten sonra karantinaya girmesini gerektiren 'Sağlık Hizmetinin Ötesinde, Güven Tayland' programı gibi tıp turistleri için benzer test programları başlattı. 1 Temmuz itibariyle Phuket'e aşılanmış yolcular zorunlu karantinadan muaf tutulmaya başlandı. Hükümetler ve turizm şirketleri de uluslararası ziyaretçilere ağız sulandıran seyahat paketleri sunmaya başladı. Örneğin, Meksika, yolcuları ülkeye çekmek için ücretsiz otel konaklamaları, araba kiralama ve turistik cazibe merkezlerinde indirimler de dâhil olmak üzere seyahat edenlere ücretsiz imkânlar sunan ‘’Come2MexicanCaribbean’’ı Haziran ortasında başlatmıştı. Buna paralel olarak Covid-19 uyumluluk sertifikalarında küresel bir artış yaşandı.

Buna bir örnek, Alman sağlık hizmetleri akreditasyon sağlayıcısı Temos tarafından geçen yıl başlatılan ve hastanelerin ve kliniklerin gerekli standartları karşıladığını doğrulayan Uygunluk Sertifikası: COVID-19 Safe'dir. Bu tür önlemlerin yanı sıra, tele Tıp da önemli bir büyüme görüyor ve birçok hastane seyahat öncesi çevrimiçi tanı ve seyahat sonrası konsültasyon tekliflerini genişletiyor. Bu tür çözümler gerçek bir ziyaret kadar değer sağlamazken, potansiyel müşterilerle iletişimi sürdürmeye ciddi hizmet ederler. Küresel medikal turizm şüphesiz 2020 yılında koronavirüs salgını nedeniyle darbe aldı. Bununla birlikte, Dubai gibi destinasyonların son zamanlardaki olumlu performansının da gösterdiği gibi, bir çözüm kombinasyonu uygulamak, iyileşme yolunda tıbbi yolcuların güvenini yeniden kazanmaya yardımcı olabilir. Dubai emirliği sağlık turizmin canlanmasında kilit bir oyuncu olmaya devam ediyor. Aralık ayında yerel turizm yetkilileri “yeşil liste” yayınladı: listedeki ülkelerden gelenlerin karantinaya almasına gerek olmadığı belirtildi. Liste şu anda Avustralya, Çin, İzlanda, İsrail, Fas, Yeni Zelanda ve Suudi Arabistan dâhil olmak üzere 14 ülke ve bölgeden oluşmaktadır.

Seyahat balonları açılıyor Oldukça etkili bir başka strateji de, farklı ülkeler ve bölgeler arasında uluslararası seyahate izin veren karşılıklı bir anlaşma olan seyahat balonu denen şeydir. Bununla birlikte, kesin olan şey, küresel kilit oyuncular milyonlarca medikal turisti varış noktalarına çekmek için mücadele edeceğinden, pazarın daha yeni stratejilere ve farklı modellere bağlı olacağıdır. Şok haberlerden çıkış: Sağlık turizminin 2020 yılı hedefi 1 milyon hastaydı, ancak yaşanan beklenmedik gelişmelerle bu hedefin tutturulması mümkün görünmüyor. 2019’un ilk 10 aylık döneminde Türkiye’ye yaklaşık 650 bin hasta yurt dışından geldi. Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı hedefi 1,5 milyon hasta ve 10 milyar dolar sağlık turizmi geliri idi. Uzmanlar ise, doğru stratejiler izlendiği takdirde sağlık turizminin, turizm sektörünün ve bağlantılı olarak da ekonominin “amiral gemisi” olabileceği uyarısında bulunuyorlar. Rusya Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova, Korona virüsle Mücadele Merkezi’nin Türkiye ile havayolu iletişimin 15 Nisan’dan 1 Haziran’a kadar sınırlandırılmasına karar verdiğini duyurmuştu. Bu tatil turizmi için kara bir haber olabilir lakin medikal turizm hastane ve yoğun bakım konusunda ciddi sorun yaşayan Rusya’nın mükemmel şehir hastaneleri ile Asya ve Avrupa’nın gülen yüzü Türkiye’nin tedavi için ilk tercih olmasını değiştirmez yeter ki biz bu konuyu çok iyi bir PR ile Ekim devriminde olduğu gibi “ekmek, barış, özgürlük” üçlemesine medikal turizmi de ekleyelim. ‘’do svidaniya!!!

Bu yazı 370 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar