NES Travel Kurucu Ortağı ve TÜRSAB Yönetim Kurulu adayı Vedat Öndaş, yazılı açıklamasında, 29 Ekim ile 2 Kasım 2013 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, bir dizi çalışma ve incelemelerde bulunduklarını söyledi. Türkiye'den en çok turist gönderdiğimiz kardeş ve dost ülkelerin başında gelen KKTC'de Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a turist gönderen seyahat acentalarının sorunları, yaşadıkları sıkıntılar ve işbirliğinin nasıl arttırılacağı yönünde turizm erkleri ile görüşmeler yaptıklarını belirten Öndaş, şunları kaydetti: Temasları sırasında Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Sayın Serdar Denktaş ile hem işbirliğimizin geliştirilmesi hususunda hem de TÜRSAB Yönetim Kurulu Adayı sıfatıyla fikir alış verişinde bulunduklarını anlatan Öndaş, 'Öte yandan TÜRSAB'ın kardeş kuruluşu KITSAB (Kıbrıs Seyahat Acentaları Birliği) başkanı Orhan Tolun ve KITSAB Genel Sekreteri Özbek Dedekorkut ile Kıbrıs'ın TÜRSAB'a bakışı ve Türkiye'deki seyahat acentalarıyla olan İlişkilerini konuştuk'' dedi. Öndaş, şunları kaydetti: 'Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı sayın Serdar Denktaş, yaptığımız görüşmede TÜRSAB HEPiMİZİN kampanyaları dahilinde TÜRSAB Yönetim Kurulu Adayı olarak yaptığımız ziyaretin kendilerini çok memnun ettiğini bildirdi. Bizce bu görüşmenin en önemli çıktısı kendilerinin ülkemizden gelecek olan tüm yatırımcılara kapılarının sonuna kadar açık olduğunu ve ellerinden gelen her konuda yardımcı olacaklarını bildirmesiydi. Zira birçok Türk turizmciye teşvikler verildiğini ve projesi olan herkes ile masaya oturabileceklerini bildirmesi idi. Yeni TÜRSAB yönetimi olarak yatırımlar dahil bir çok konuda bir kişi için değil tüm sektör adına o masada olacağımızdan acentalarımızın kuşkusu olmasın. 'Bizler, ayağının tozuyla Kıbrıs'tan yeni gelen, dürüstce herkes adına konuşan kişiler olarak, seyahat acentelerinden paniğe kapılıp, hemen ardımızdan Kıbrıs a giderek, makamını kullananlardan olmayacağız.' KITSAB yönetimi ile yaptığımız görüşmede üzücü konular ile karşılaştım. TÜRSAB da, zaman zaman Kıbrıs ziyaretlerinde bulunmuş ve bu ziyaretlerde kardeş kuruluş KITSAB ile görüşmeler yapmış. Her defasında onlara işbirliklerini geliştirme yönünde vaadler verilmiş ama bunların hiçbiri tutulmamış ve bu nedenle ilişkilerimiz zayıfladıkça zayıflamış. Sadece bir konuda TÜRSAB 'bir turizmcinin' işine aracı olmuş ve bu vesile ile KITSAB'a bir araç bağışlamış. Görünen o ki vaadler tutulmayınca onun da hiçbir kıymeti harbiyesi kalmamış. Öyle bir ülke düşünün ki 'en çok turist gönderdiğimiz' ülkelerin arasında yer alsın, biz gidip o ülkenin turizm erklerine vaadlerde bulunalım ve bunların hiçbirini yerine getirmeyelim
Elbetteki bu durum iki ülke turizmcileri arasında onarılması güç yaralar açmış ve birliğimizi yalancı durumuna düşürmüştür. Bu açıkca tüm acentalarımızın itibarını sarsıcı bir konumdur. Sırf bu nedenle, Kıbrıs'taki meslektaşlarımız nezdinde, Türkiye'deki seyahat acentacılarına yalancı gözüyle bakılmaktadır. Böyle bir ortamda, herhangi bir acentamızın, Kıbrıs da oluşacak sorunlarını, mevcut TÜRSAB yönetiminin çözmekte büyük güçlüklerle karşılaşacağını düşünüyoruz. Kıbrıs'lı acentaların bu konuyu gündeme getirmeleri neticesinde, daha sonraları yapılan görüşmelerde, KITSAB Türkiye'deki seyahat acentalarına ve TÜRSAB'a 'tepeden bakan ve kavgacı'şeklindeki bakış açılarını değiştirmemiş ve bu durum ilişkilerimizin bizzat daha da kötüleşmesine neden olmuştur. Zira mevcut TÜRSAB yönetiminin 'Kıbrıs ile çalışan diğer üye seyahat acentalarını' bilgilendirmeden ve onlara fırsat tanımadan 'sadece bir seyahat acentasının (YK üyesi) çıkarları için Kıbrıs hükümetiyle yaptığı görüşmeler neticesinde Türkiye'de birçok acentanın işbirliği içinde olduğu Kıbrıs turizminde 'o' acenta lehine haksız rekabete neden olacağını öngören KITSAB ile TÜRSAB arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmiştir. Yapılan tek taraflı bu kayırma ve haksızlığa KITSAB yönetimideki meslektaşlarımız bile razı gelmemiştir'' -KKTC'DE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELERDEN ÇIKARDIĞIMIZ DERSLER:
'TÜRSAB olarak ve turizmciler olarak itibarımızı Kıbrıs'taki acentalar nezdinde kaybetmişiz'' diyen Öndaş, şöyle devam etti: 'TÜRSAB'ın itibarı her şeyden önemlidir ve bu itibar hiçbir köhne yönetimin elinde heba edilemeyecek kadar önemlidir. İvedilikle ilişkilerimizi düzeltip, itibarımızı geri kazanmalıyız. TÜRSAB, acentaları arasında ayırımcılıktan, kati suretle vazgeçilmelidir. TÜRSAB her üyesine adalet ve şefkatle yaklaşmalı, koşulsuz olarak tüm üyelerine eşit mesafede durmalıdır. Bu adaletsiz ve kayırmcı yaklaşım, artık komşu ve kardeş ülkelerde bile nefretle karşılanmaktadır. Tepeden bakan değil kucaklayıcı olmalıyız. Turizm ticareti yaptığımız ülkelerin büyüklüğü ne olursa olsun, hiç bir surette onlara tepeden bakma lüksümüz yoktur. Onlar bizim ticari ortaklarımızdır. Meslek örgütleri, kibirden uzak kucaklayıcı olmalıdır. Turizm ancak barış üzerine inşa edilir.'' -'BU SORUNLARA GETİRDİĞİMİZ ÇÖZÜMLER''- Öndaş, TÜRSAB yönetimine gelmeleri halinde KITSAB yetkililerine, kendilerine bugüne kadar verilen vaadleri yerine getireceklerine dair söz verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: 'Gerekirse bunları şahsen yapacağımı bildirerek hem Türkiye'deki meslektaşlarım adına hem de birlik nezdinde bizim seçilmemiz halinde bunların tekrarının olmayacağını belirttim. Onlar da KITSAB olarak bizimle her türlü işbirliklerine açık olduklarını ve tüm Türkiye seyahat acentalarının Kıbrıs'ta yaşayacakları sorunun çözümünde yardımcı olacaklarını ve bizzat takipçisi olacaklarını beyan ettiler. Şimdiden iyi bir diyalog başlatmış bulunuyoruz. Biz yönetim kurulu üyeliğine adaylığımız boyunca, bir çok kez, tüm üyelerimize eşit mesafede duracağımızı, adaletle yöneteceğimizi ve hakkaniyetli olacağımızı beyan etmiştik.Böyle olduğunu bu ziyaretimizde onlara da kanıtladık. Sahibi bulunduğum, NES TRAVEL olarak İskandinav ülkelerinden turist getiriyoruz ve geçtiğimiz iki yıldır bir pilot çalışmayla, Kuzey Kıbrıs hükümetinden de hiçbir talepte bulunmadan, uçağımızı direk, Kıbrıs Ercan hava limanına indirdik. Bu yaptığımız ziyarette yanımıza Finlandiya'lı tur operatörlerini de aldık. Kuzey Kıbrıs'a getirdik. Teşvikleri bile konuşmadan,direk uçakların planlamalarını yaptık. Reklamlarımıza Kuzey Kıbrısı koyalım dedik.Sayın Serdar Denktaş bey bu olanların bizzat şahididir. Kendileriyle yüz yüze yaptığımız toplantıda, Kuzey Kıbrıs hükümetinden tek bir kuruş bile istemedik ve bunu özellikle belirttik. Mevcut ilişkilerimizi kullanarak diğer meslektaşlarımızın hakkını yemedik. KKTC için yaptıklarımızı TÜRSAB ve tüm seyahat acentelerimiz adına yaptığımızı ifade ettik. Biz Kuzey Kıbrıs'a iner inmez, doğruca KITSAB Başkanı ve Genel Sekreteri ile görüşme yaptık. Onlara KKTC için her türlü yardıma hazır olduğumuzu belirttik. Büyük mutluluk duydular ve ilk söyledikleri şey 'Bize tepeden bakmadığınızı görmek bizi olağan üstü mutlu etti' oldu. Kendileri ile gerek Kuzey Avrupa pazarı için gerekse ülkemizle ilişkiler konusunda bir çok ortak çözüm noktaları ürettik. Üzülerek ve müsaadelerinizle bu detaylı çözüm önerilerimizi şu an burada paylaşmak istemiyorum. Sebebi de malumlarınız olduğu üzere,çevremizdeki bazı yeteneksiz kişilerin, seçime bir aydan kısa süre kalsa da, ne yaparsak, nasıl bir çözüm önerisi üretirsek üretelim hemen kopya ederek, konuyu kendilerine mal etmeleridir. Bu nedenle artık taklit edilemeyecek bir ortam ve zamanda (genel kurulumuzdan az önce) , bu detayları da sizlerle paylaşacağımızı bilmenizi isteriz. Saygıdeğer meslektaşlarım, bizler mizacımız ve itikadımız gereği, hiç bir dürüst insanı küçümsemeyiz ve hiç bir insanı da kendimizden yüksekte görmeyiz. Bizler yaratandan ötürü kulunu severiz. Yüce Allah'tan başka hiç kimseden korkmayız, kimse üzerinde de nüfusumuzu kullanarak çıkar oluşturmayız. Bunları yapanlar kendilerini iyi bilirler. -'TÜM ACENTALARIMIZA FAYDA SAĞLAYACAĞIZ''- 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde sorun yaşayan her acentamızın sorununu çözebilecek düzeyde sağlam olan ilişkilerimizi sektördeki bir acenta için değil,bugüne dek yaptığımız gibi, tüm acentalarımızın faydasına kullanacağız'' diyen Öndaş, sözlerini şöyle tamamladı: Meslektaşlarımızı hizmet üreten, çözüm üreten ve işimizi geliştirecek bir anlayışla tanıştıracağız. Ortak akılla yöneteceğimiz TÜRSAB'da, bilgi ve deneyimlerimizi tüm kardeş halklarımızın da gelişmesinde faydalı olmak için onlarla da paylaşacağız.Acentalarımızın bayraklarını yedi düvelde dalgalandıracağız. Bizler her şeyden önce birer insanız. Anadolumuzun hamurunda kibirlenmek, tepeden bakmak, küçümsemek ve hor görmek yoktur. Bizler aynı ekmeği bölerek ve o ekmeğin buharından çıkan sevgi ile büyüdük. Saygı ile, sevgi ile, hoşgörü ile yürüdük.''
'TÜRSAB olarak ve turizmciler olarak itibarımızı Kıbrıs'taki acentalar nezdinde kaybetmişiz'' diyen Öndaş, şöyle devam etti: 'TÜRSAB'ın itibarı her şeyden önemlidir ve bu itibar hiçbir köhne yönetimin elinde heba edilemeyecek kadar önemlidir. İvedilikle ilişkilerimizi düzeltip, itibarımızı geri kazanmalıyız. TÜRSAB, acentaları arasında ayırımcılıktan, kati suretle vazgeçilmelidir. TÜRSAB her üyesine adalet ve şefkatle yaklaşmalı, koşulsuz olarak tüm üyelerine eşit mesafede durmalıdır. Bu adaletsiz ve kayırmcı yaklaşım, artık komşu ve kardeş ülkelerde bile nefretle karşılanmaktadır. Tepeden bakan değil kucaklayıcı olmalıyız. Turizm ticareti yaptığımız ülkelerin büyüklüğü ne olursa olsun, hiç bir surette onlara tepeden bakma lüksümüz yoktur. Onlar bizim ticari ortaklarımızdır. Meslek örgütleri, kibirden uzak kucaklayıcı olmalıdır. Turizm ancak barış üzerine inşa edilir.'' -'BU SORUNLARA GETİRDİĞİMİZ ÇÖZÜMLER''- Öndaş, TÜRSAB yönetimine gelmeleri halinde KITSAB yetkililerine, kendilerine bugüne kadar verilen vaadleri yerine getireceklerine dair söz verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: 'Gerekirse bunları şahsen yapacağımı bildirerek hem Türkiye'deki meslektaşlarım adına hem de birlik nezdinde bizim seçilmemiz halinde bunların tekrarının olmayacağını belirttim. Onlar da KITSAB olarak bizimle her türlü işbirliklerine açık olduklarını ve tüm Türkiye seyahat acentalarının Kıbrıs'ta yaşayacakları sorunun çözümünde yardımcı olacaklarını ve bizzat takipçisi olacaklarını beyan ettiler. Şimdiden iyi bir diyalog başlatmış bulunuyoruz. Biz yönetim kurulu üyeliğine adaylığımız boyunca, bir çok kez, tüm üyelerimize eşit mesafede duracağımızı, adaletle yöneteceğimizi ve hakkaniyetli olacağımızı beyan etmiştik.Böyle olduğunu bu ziyaretimizde onlara da kanıtladık. Sahibi bulunduğum, NES TRAVEL olarak İskandinav ülkelerinden turist getiriyoruz ve geçtiğimiz iki yıldır bir pilot çalışmayla, Kuzey Kıbrıs hükümetinden de hiçbir talepte bulunmadan, uçağımızı direk, Kıbrıs Ercan hava limanına indirdik. Bu yaptığımız ziyarette yanımıza Finlandiya'lı tur operatörlerini de aldık. Kuzey Kıbrıs'a getirdik. Teşvikleri bile konuşmadan,direk uçakların planlamalarını yaptık. Reklamlarımıza Kuzey Kıbrısı koyalım dedik.Sayın Serdar Denktaş bey bu olanların bizzat şahididir. Kendileriyle yüz yüze yaptığımız toplantıda, Kuzey Kıbrıs hükümetinden tek bir kuruş bile istemedik ve bunu özellikle belirttik. Mevcut ilişkilerimizi kullanarak diğer meslektaşlarımızın hakkını yemedik. KKTC için yaptıklarımızı TÜRSAB ve tüm seyahat acentelerimiz adına yaptığımızı ifade ettik. Biz Kuzey Kıbrıs'a iner inmez, doğruca KITSAB Başkanı ve Genel Sekreteri ile görüşme yaptık. Onlara KKTC için her türlü yardıma hazır olduğumuzu belirttik. Büyük mutluluk duydular ve ilk söyledikleri şey 'Bize tepeden bakmadığınızı görmek bizi olağan üstü mutlu etti' oldu. Kendileri ile gerek Kuzey Avrupa pazarı için gerekse ülkemizle ilişkiler konusunda bir çok ortak çözüm noktaları ürettik. Üzülerek ve müsaadelerinizle bu detaylı çözüm önerilerimizi şu an burada paylaşmak istemiyorum. Sebebi de malumlarınız olduğu üzere,çevremizdeki bazı yeteneksiz kişilerin, seçime bir aydan kısa süre kalsa da, ne yaparsak, nasıl bir çözüm önerisi üretirsek üretelim hemen kopya ederek, konuyu kendilerine mal etmeleridir. Bu nedenle artık taklit edilemeyecek bir ortam ve zamanda (genel kurulumuzdan az önce) , bu detayları da sizlerle paylaşacağımızı bilmenizi isteriz. Saygıdeğer meslektaşlarım, bizler mizacımız ve itikadımız gereği, hiç bir dürüst insanı küçümsemeyiz ve hiç bir insanı da kendimizden yüksekte görmeyiz. Bizler yaratandan ötürü kulunu severiz. Yüce Allah'tan başka hiç kimseden korkmayız, kimse üzerinde de nüfusumuzu kullanarak çıkar oluşturmayız. Bunları yapanlar kendilerini iyi bilirler. -'TÜM ACENTALARIMIZA FAYDA SAĞLAYACAĞIZ''- 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde sorun yaşayan her acentamızın sorununu çözebilecek düzeyde sağlam olan ilişkilerimizi sektördeki bir acenta için değil,bugüne dek yaptığımız gibi, tüm acentalarımızın faydasına kullanacağız'' diyen Öndaş, sözlerini şöyle tamamladı: Meslektaşlarımızı hizmet üreten, çözüm üreten ve işimizi geliştirecek bir anlayışla tanıştıracağız. Ortak akılla yöneteceğimiz TÜRSAB'da, bilgi ve deneyimlerimizi tüm kardeş halklarımızın da gelişmesinde faydalı olmak için onlarla da paylaşacağız.Acentalarımızın bayraklarını yedi düvelde dalgalandıracağız. Bizler her şeyden önce birer insanız. Anadolumuzun hamurunda kibirlenmek, tepeden bakmak, küçümsemek ve hor görmek yoktur. Bizler aynı ekmeği bölerek ve o ekmeğin buharından çıkan sevgi ile büyüdük. Saygı ile, sevgi ile, hoşgörü ile yürüdük.''







