Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkan Vekili Yakup Demir, açık büfe' ve her şey dahil' konseptiyle ortaya çıkan yemek israfına dikkat çekti.
Demir'in yaptığı araştırmadan vahim tablo çıktı. Yakup Demir, otellerdeki yemek israfının 5 Afrika ülkesini doyuracak noktaya geldiğini vurguladı. Türkiye'nin yatak kapasitesinin 1 milyon civarında olduğunu belirten Demir, bunun 600 binin Akdeniz, 250 binin ise Ege'de olduğunu söyledi. Yakup Demir, özellikle Akdeniz ve Ege'deki otellerin açık büfe ve her şey dahil mantığıyla çalıştığını ifade ederek, 'Bunların yüzde 10'u yarım pansiyon. Bu sistemle çalışan otellerde kişi başı yiyecek gıda hazırlığı 4 kilo civarında. Oysa bir insanın günlük tüketebileceği maksimum gıda gramajı 1.3 kilo. Geri kalan gıdalar maalesef ve çok üzülerek çöpe gidiyor. Yani hazırlanan malzemelerin ancak üçte biri tüketiliyor, kalanı atılıyor' dedi.Bin 500 ton çöpeBu şekilde günlük çöpe giden gıda miktarının bin 500 ton civarında olduğunu vurgulayan Demir, bunun, ortalama 150-200 gram yiyecek bulabilen Kongo Cumhuriyeti gibi 4-5 Afrika ülkesini doyurabileceğini aktardı. Yakup Demir, otellerde 1.3 kilo olan kişi başı tüketimin neden 4 kilo olduğuna da açıklık getirdi: 'Öncelikle, açık büfenin çeşitliliği tatilciyi tahrik ediyor ve beyin içgüdünün de etkisiyle stoklama yap' etkisi yaratıyor. Böylece, soğuk, sıcak, tatlı ve meyve bölümlerinden birer tabak ilk açılışta alıyor ve masasına götürüyor. Hatta çorba da alıyor. Çorba ve soğuklar sonrasında ise mide tıkanıyor ve yeme iştahı kesiliyor. Diğerlerinden birkaç parça aldıktan sonra kalan tüm yemekler masada kalıyor. Tekrar tüketimi mümkün olmadığından da çöpe gidiyor.'ÇÖZÜM SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİYakup Demir, israfla ilgili çözüm arayışlarına da değindi. Bu konuda oldukça fazla çalışma yapıldığını dile getiren Demir, şu bilgileri verdi: 'Bu çalışmalar hem otel bazında, hem de genel olarak tartışıldı. Ancak, etki yapacak çözüm bulunamadı. Konu kültür ve içgüdüsel olduğundan açık büfe ve her şey dahil konseptle çalışıldığı sürece yakın gelecekte bu israfların önlenmesi mümkün olamayacak. Ancak sistem değişikliğiyle sorunun önüne geçilebileceği görünüyor. Kaldı ki son yıllarda oteller açık büfede çeşitlilik rekabetine girmiştir. A otelin çeşidi 100, benimki 150 olacak. Bu gibi yarışlar da israfı tetikliyor.' (Hürriyet)
Demir'in yaptığı araştırmadan vahim tablo çıktı. Yakup Demir, otellerdeki yemek israfının 5 Afrika ülkesini doyuracak noktaya geldiğini vurguladı. Türkiye'nin yatak kapasitesinin 1 milyon civarında olduğunu belirten Demir, bunun 600 binin Akdeniz, 250 binin ise Ege'de olduğunu söyledi. Yakup Demir, özellikle Akdeniz ve Ege'deki otellerin açık büfe ve her şey dahil mantığıyla çalıştığını ifade ederek, 'Bunların yüzde 10'u yarım pansiyon. Bu sistemle çalışan otellerde kişi başı yiyecek gıda hazırlığı 4 kilo civarında. Oysa bir insanın günlük tüketebileceği maksimum gıda gramajı 1.3 kilo. Geri kalan gıdalar maalesef ve çok üzülerek çöpe gidiyor. Yani hazırlanan malzemelerin ancak üçte biri tüketiliyor, kalanı atılıyor' dedi.Bin 500 ton çöpeBu şekilde günlük çöpe giden gıda miktarının bin 500 ton civarında olduğunu vurgulayan Demir, bunun, ortalama 150-200 gram yiyecek bulabilen Kongo Cumhuriyeti gibi 4-5 Afrika ülkesini doyurabileceğini aktardı. Yakup Demir, otellerde 1.3 kilo olan kişi başı tüketimin neden 4 kilo olduğuna da açıklık getirdi: 'Öncelikle, açık büfenin çeşitliliği tatilciyi tahrik ediyor ve beyin içgüdünün de etkisiyle stoklama yap' etkisi yaratıyor. Böylece, soğuk, sıcak, tatlı ve meyve bölümlerinden birer tabak ilk açılışta alıyor ve masasına götürüyor. Hatta çorba da alıyor. Çorba ve soğuklar sonrasında ise mide tıkanıyor ve yeme iştahı kesiliyor. Diğerlerinden birkaç parça aldıktan sonra kalan tüm yemekler masada kalıyor. Tekrar tüketimi mümkün olmadığından da çöpe gidiyor.'ÇÖZÜM SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİYakup Demir, israfla ilgili çözüm arayışlarına da değindi. Bu konuda oldukça fazla çalışma yapıldığını dile getiren Demir, şu bilgileri verdi: 'Bu çalışmalar hem otel bazında, hem de genel olarak tartışıldı. Ancak, etki yapacak çözüm bulunamadı. Konu kültür ve içgüdüsel olduğundan açık büfe ve her şey dahil konseptle çalışıldığı sürece yakın gelecekte bu israfların önlenmesi mümkün olamayacak. Ancak sistem değişikliğiyle sorunun önüne geçilebileceği görünüyor. Kaldı ki son yıllarda oteller açık büfede çeşitlilik rekabetine girmiştir. A otelin çeşidi 100, benimki 150 olacak. Bu gibi yarışlar da israfı tetikliyor.' (Hürriyet)





