Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral, Afyon Güral Hotel'de düzenlenen uluslararası zirvedeki konuşmasında, Türkiye'nin Avrupa'da tercih edilen termal bir bölge olacağını, bunun olması için yerel yönetimlerin bunu benimsemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'de termalin belli yaş grubunun şifa arama adına başvurduğu bir değer olarak algılandığını ancak Avrupa'da bunun tam tersini düşündüğünü ifade eden Gürel, "Termal kürü Avrupa'da sağlık zırhı olarak da görülüyor. Gencinden yaşlısına her kesimin ilgisini çekiyor. Türkiye'de termali kürü bir güzellik, sağlık, zindelik, stresten arınma, uyku bozukluklarını gidermede başvurabilecekleri en önemli kaynak olarak değerlendiriyoruz. Dünyadaki en önemli sektör hizmet sektörü olarak ön plana çıkıyor" dedi.
Türkiye'nin yakın gelecekte Avrupa'da tercih edilen bir termal bölge olacağına değinen Güral, "Yerel yönetimlerin bu işi benimsemeleri desteklemesi var, bisiklet yolları, yürüme yolları, hava alabilecekleri ağaçlık, ormanlık alanlar, şehirlerde standarda uygun yeme içme ve eğlenme yerleri olması gerekiyor. İkinci olarak misafirlerin bölge halkıyla bütünleşmesi açısından gönüllerini açmaları ve uyum içinde yaşamaları gerekiyor. üçüncüsü temiz gıda güzel hizmet hijyenik ortam son olarak da kalacakları otellerin standardı geliyor. Türk termal turizmi şahlanacaktır' şeklinde konuştu.
Baraner: "Müşteri talepleri değişiyor"
TUI AG Türkiye Temsilcisi Hüseyin Baraner ise Türk turizmin son yıllarda çok değişik kademelerden geçtiğini kaydederek, şöyle devam etti:
'Türk turizmini ayakta tutabilecek en büyük yatırım termal turizmdir. Termal turizm olmadan Türkiye 2023 turizm hedefine ulaşamaz. Termal turizme gereken ilgi gösterilmezse ve termal turizm ile ilgili gerekli çalışmalar zamanında ve dünya standartlarına uygun yapılmaz ise hükümetin turizm konusunda öngördüğü rakamlar tutmaz.
Dünya artık bambaşka şeyler arıyor. Milyonlarca insan sağlığı, yaşamı arıyor. Bu arayışların cevabı ürüne dönüşüyor. Dünyadaki yüz milyonlarca iyi niyetli, saygıdeğer müşteriye bugün cevap veriyoruz. Müşterilerimiz değişiyor, dikkatli olmalıyız. Biz 35 sene önce turist getirdiğimizde bize Nerede tenis oynayabilirim?' diye soruyorlardı. Ancak turistlerimiz artık farklı şeyler istiyor. Bugün en sağlıklı insanlarda bile bir sürü ağrı, sorun var. Herkes çok fazla hareket etmeden çalışıyor. Bu sorunları artık insanlar tatil başlığı altında gidermeye çalışıyor. Turizmin geleceği termalde yatıyor. Termalde şifa var. Dünyada buna inanan milyonlarca insan var. Türkiye bu ürüne sahip olduğunu dünyaya duyurmalıdır' ifadelerini kullandı.
Daha sonra diğer katılımcıların konuşmalarına geçildi.
(Devam edecek)
Türkiye'de termalin belli yaş grubunun şifa arama adına başvurduğu bir değer olarak algılandığını ancak Avrupa'da bunun tam tersini düşündüğünü ifade eden Gürel, "Termal kürü Avrupa'da sağlık zırhı olarak da görülüyor. Gencinden yaşlısına her kesimin ilgisini çekiyor. Türkiye'de termali kürü bir güzellik, sağlık, zindelik, stresten arınma, uyku bozukluklarını gidermede başvurabilecekleri en önemli kaynak olarak değerlendiriyoruz. Dünyadaki en önemli sektör hizmet sektörü olarak ön plana çıkıyor" dedi.

Türkiye'nin yakın gelecekte Avrupa'da tercih edilen bir termal bölge olacağına değinen Güral, "Yerel yönetimlerin bu işi benimsemeleri desteklemesi var, bisiklet yolları, yürüme yolları, hava alabilecekleri ağaçlık, ormanlık alanlar, şehirlerde standarda uygun yeme içme ve eğlenme yerleri olması gerekiyor. İkinci olarak misafirlerin bölge halkıyla bütünleşmesi açısından gönüllerini açmaları ve uyum içinde yaşamaları gerekiyor. üçüncüsü temiz gıda güzel hizmet hijyenik ortam son olarak da kalacakları otellerin standardı geliyor. Türk termal turizmi şahlanacaktır' şeklinde konuştu.
Baraner: "Müşteri talepleri değişiyor"
TUI AG Türkiye Temsilcisi Hüseyin Baraner ise Türk turizmin son yıllarda çok değişik kademelerden geçtiğini kaydederek, şöyle devam etti:'Türk turizmini ayakta tutabilecek en büyük yatırım termal turizmdir. Termal turizm olmadan Türkiye 2023 turizm hedefine ulaşamaz. Termal turizme gereken ilgi gösterilmezse ve termal turizm ile ilgili gerekli çalışmalar zamanında ve dünya standartlarına uygun yapılmaz ise hükümetin turizm konusunda öngördüğü rakamlar tutmaz.
Dünya artık bambaşka şeyler arıyor. Milyonlarca insan sağlığı, yaşamı arıyor. Bu arayışların cevabı ürüne dönüşüyor. Dünyadaki yüz milyonlarca iyi niyetli, saygıdeğer müşteriye bugün cevap veriyoruz. Müşterilerimiz değişiyor, dikkatli olmalıyız. Biz 35 sene önce turist getirdiğimizde bize Nerede tenis oynayabilirim?' diye soruyorlardı. Ancak turistlerimiz artık farklı şeyler istiyor. Bugün en sağlıklı insanlarda bile bir sürü ağrı, sorun var. Herkes çok fazla hareket etmeden çalışıyor. Bu sorunları artık insanlar tatil başlığı altında gidermeye çalışıyor. Turizmin geleceği termalde yatıyor. Termalde şifa var. Dünyada buna inanan milyonlarca insan var. Türkiye bu ürüne sahip olduğunu dünyaya duyurmalıdır' ifadelerini kullandı.
Daha sonra diğer katılımcıların konuşmalarına geçildi.
(Devam edecek)






