Sorun yalnızca alan küçülmesi de değil. Organizasyondaki dağınıklık ve plansızlık, fuarın prestijine doğrudan zarar verir noktaya gelmiş durumda. Öyle ki, bir turizm fuarının en temel vitrini olan açılış töreni dahi fuar alanında değil, İstanbul Fuar Merkezi’ne yakın bir otelde gerçekleştirildi. Bu tablo, EMITT’in kendi merkezine bile sahip çıkamadığı algısını güçlendirdi.
Bir zamanlar destinasyonların, ülkelerin ve küresel turizm devlerinin buluşma noktası olan EMITT’in bugün geri planda kalmasının nedenleri artık görmezden gelinemez. İçerik ve konsept yetersizliği, dijitalleşme ve yeni nesil fuarcılık anlayışına uyum sağlanamaması bu gerilemenin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Dünya turizm fuarları dönüşürken EMITT’in aynı formatta ısrar etmesi, her yıl biraz daha kan kaybetmesine yol açıyor.
Oysa Türkiye gibi güçlü bir turizm ülkesi için EMITT, sadece bir fuar değil; ülkenin turizm vitrini olmalı. Bunun için öncelikle kapsamlı bir özeleştiri yapılmalı ve fuar baştan sona yeniden yapılandırılmalı. Kamu, özel sektör, destinasyon yönetimleri, seyahat acenteleri, otelciler ve havayolları başta olmak üzere tüm sektör paydaşları sürece aktif şekilde dahil edilmeli.
EMITT’in yeniden ayağa kalkması, ancak güçlü bir vizyon, doğru içerik, uluslararası odak ve gerçek bir sektör iş birliğiyle mümkün. Aksi halde her geçen yıl biraz daha küçülen bu tablo, yalnızca bir fuarın değil, Türkiye turizminin küresel tanıtım gücünün de zayıflaması anlamına gelir. EMITT hâlâ kurtarılabilir; ancak bunun için vakit kaybetmeden cesur adımlar atılması şart.






