Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, yaptıkları hizmetleri, devam eden projeleri ve kente değer katacak vizyon projelerle ilgili Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) üyelerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle turizm ve ekonomi konusunda işadamlarına 'karamsar olmamalıyız, umudumuzu kaybetmemeliyiz' diye seslenen Başkan Türel, 'Umudunu kaybeden geleceğini kaybeder. Bu, bu kadar nettir' dedi. Bu yılki turizm tanıtım çalışmalarından da övgüyle söz eden Türel, 'Avrupa'nın tozunu atacağız' diye konuştu. Katılımcı yönetim anlayışıyla hizmet ettiklerini ifade eden Türel, ATSO'ya da önemli yatırım önerilerinde bulundu.
ENSEYİ KARARTMAYACAĞIZ'
Turizmde yaşanan gelişmelerle ilgili 'Bardağın dolu tarafından bakalım' mesajı veren Başkan Türel, şöyle konuştu: 'Geçtiğimiz günlerde turizm ile ilgili uluslararası misafirlerimizin de olduğu bir toplantıya katıldık. Orada Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş bir sunum yaptı. 28 Şubat olaylarından itibaren Türkiye'nin atlattığı badireleri arka arkaya koydu ve ekonominin gelmiş olduğu noktayı gösterdi. Başka bir ülkede olsa bu kadar badireden sonra ne ticaret ne de ekonomi kalırdı. Türkiye'nin ticareti ve ekonomisi bütün bu badirelere rağmen son derece iyi bir çıkış gösterdi. Bu ülkesine inanan insanların eseridir. Enseyi karartmayacağız. Şöyle baktığımızda Turizmde işler iyi gidiyor' elbette diyemeyiz. Ama bardağın yarısı boş, yarısı dolu ise dolu tarafını da inkar etmeyeceğiz. Hakan Ateş takipteki kredilerle ilgili rakam verdi; Türkiye'de takipteki kredi oranı yüzde 2.2 iken bu rakamlar Antalya'da yüzde 1.6. Turizm bu kadar kötü gidiyor iken Türkiye ortalamasının altında bir rakamdan bahsediyoruz. Gelen turist sayımız 12.5 milyondan 6 milyona düştü diyelim ama bardağın dolu tarafını da gösterelim. Ben 2003 senesinde aday adayı olduğumda son vergi ödül törenindeki konuşmamı tanıtım dosyamın içine koydum. Ve hükümeti ciddi olarak eleştirdiğim yanları da vardı o konuşmanın. O dönemde ekonomik reformların fevkalade önemli ve takdire şayan olduğunu da ifade ettim. Tabii biz aday adayı iken bir komisyon tarafından mülakata alınıyoruz. O zaman komisyon başkanı İdris Naim Şahin bana sordu; Başkan sen AK Parti'den aday olmak istiyorsun da, tanıtım dosyanın içine vergi törenindeki konuşmanı koymuşsun ve eleştirilerde bulunmuşsun bize. Bu kadar bizi eleştirip neden bizden aday olmak istiyorsun?' diye sordu. Ben de aynen şöyle cevap verdim; Özellikle koydum konuşmayı, hükümetin çok doğru işlerine karşı bir iltifat da var. Ben AK Parti'nin reformist anlayışını takdir ediyorum. Ama reformist anlayışın devamında yapılması gerekenlerin de bir an önce yapılması gerektiğini ifade etmek için o cümleleri söylüyorum. İşte önemli reformlar yapılmış, yapılanlar vardır. Ama yapılmayanları yapmak için de ben adayım, onun için bu partide siyaset yapmak istiyorum' dedim. 2002'de söylediklerim ile 2016'da söylediklerim arasında bir benzerlik arayacaksanız bardağın dolu tarafını gösterecek söylemlerden imtina etmememiz gerektiğini fark edersiniz. Moralleri bozmamalıyız. Biz iyi bir şey olduğunda çok sevinmediğimiz halde, biraz kötü bir şey gördüğümüzde de feryat etmeye başlıyoruz. O yüzden diyorum ki rahat olun. Önümüzdeki seneye biraz daha iyimser bakalım. İşte Rusya ile kriz bitti, en az 2 milyon daha Rusya'dan turist gelmesi ihtimali var. Sene başında dedim ki oturup ağlamak bize yakışmaz. Turizmci arkadaşlarla Avrupa yoluna çıktık. Medya ile görüştük ve Turizm Resort Kongresi'nde Almanya'nın o dev isimleri İlk defa bir belediye başkanı geldi, bize memleketini anlattı. Ne kadar güzel bir çalışmaydı'
UMUDUMUZU KAYBETMEMELİYİZ'
Yurtdışında turizm sektöründe yaptıkları çalışmaları da anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Oturarak ayağımıza turist bekleyemeyiz çalışmak zorundayız' dedik ve oralara gittik, çok ciddi çalışmalar yaptık. Turizm örgütlerimizin duayenleriyle, örgüt başkanlarıyla, hepsiyle birlikte bu çalışmayı yaptık. Çalışmayı açıkça turizm sektörünün içindeki arkadaşlar yaptılar. Ama ne oldu? Antalya'da en azından gelecek turist sayısında ciddi düşüşün bir nebze de olsun daha az olmasına sebep oldu. Gelen turist sayısındaki azalma yüzde 50'lere birçok pazarda çıkıyor iken birde baktık bizim gittiğimiz Almanya'da, hatta İngiltere'de yüzde 25'ler oranında kaldı. Demek ki çalışınca oluyor. Şimdi burada Antalya'nın önemli meselelerini önümüzdeki dönemde neler yapacaklarımızı konuşup tartışıyorsak zaten en kötü zamanı geride bırakmışız demektir. Geçen hafta AESOB'da da söyledim. 12 sene önce oda başkanlığından ayrıldığımda Antalya'nın ihracatı 200 milyon doların biraz üzerindeydi. Şimdi 1 milyar dolara yaklaşıyor. O zaman turist sayımız 4,5 milyon civarındaydı, bu sene 6,5 milyon olacak. Sadece 15 Temmuz tarihinden sonra Antalya'ya 3,5 milyon turist geldi. Bunu görmeliyiz, umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umudunu kaybeden geleceğini kaybeder. Bu, bu kadar nettir. Tabii ki yüzde 45 turist azalması bizim için kayıptır. Otellerimizden açılmayanlar var, işten çıkarılanlar olmuş bunları biliyoruz, esnafın da zararının büyük olduğunu biliyorum. Bunlar iş aleminin gerçekleridir. Bütün dünyada bu böyle, turizm dünyada olan olaydan ilk etkilenen sektördür. Terör dünyanın birçok ülkesinde turizmi etkilemiştir. Bizde de bomba patlıyor, Paris'te de Brüksel'de de, Nice'ta da patlıyor. Bir de bunun üstüne kendi savaş uçaklarımızın başkentini bombaladığı bir hain işgal teşebbüsü yaşanıyor. Bu olaylar başka ülkede olsaydı muhtemelen o ülkede turist kalmazdı. Bakın 15 Temmuz'dan sonra 3,5 milyon turist gelmiş Antalya'ya. Geçmişte de 1990'lı senelerde yine terör yüzünden turizmde yüzde 30 gibi düşüşler yaşadığımız seneler oldu ama yiğit düştüğü yerden kalkar. Her defasında düştüğümüz yerden kalktık. Çünkü Antalya turizmi, ticareti de, tüccarı da, turizmcisi de yiğittir. Bu böyle biline' dedi.
AVRUPA'NIN TOZUNU ATACAĞIZ'
Turizm sektörüne verdikleri destekleri de anlatan Başkan Türel, 'Geçen sene ihracat destek primlerini iki katına çıkardık. Birde sene başından itibaren Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve sayın Ömer Çelik'ten itibaren Mahir Ünal, Nabi Avcı hocamız tüm turizm bakanlarımız, hepsi Antalya'yla devamlı ilgilendiler. Benim bildiğim Türkiye tarihinde ilk defa turist getiren uçaklara teşvik verdik. Otellerimizin devlete ödemeleri ertelendi, bankalara ödemeleri ertelendi bunları ilk defa yaptık. Acentalara kredi imkanı getirildi. Yurtdışında tanıtım için büyük gayretleri hep birlikte sarf ettik. Hem turizme destek verdik hem de bayram tatillerini uzattık ve bu sene iç turizmdeki artışı sağlayarak yaraya merhem olmaya çalıştık. Geçen sene charter uçaklarının destek kararı Nisan ayı başında Resmi Gazete'de yayınlanabildi. Belki biraz geç kalınmıştı ama bu sefer, işte geçtiğimiz hafta, Bakanlar Kurulu'nda karar alındı. Tüm operatörler, acentalar gelecek seneye uçak teşviki ile daha iyi hazırlanacaklar. Çünkü satışların olduğu mevsim ocak ve şubat artık kapıdadır. Avrupa pazarında geçen sene çok az bir gayretimiz olmuştur ve buna rağmen bir baktık ki Türkiye hakkında aleyhte kampanyalar yapan Bild gazetesinde Antalya ile ilgili bizi ziyaretlerimizden sonra çok güzel yazılar çıktı. Demek ki ilişki kurunca karşılığını görmek mümkün. Bu sene daha önce başlayacağız ve Avrupa pazarlarının tozunu atacağız. Birlikte ve beraber çalışırsak, basının önünde konuşmazsak o zaman Antalya için çok daha faydalı çalışmalar yapabiliyoruz. Aslında sayın başkanla yaptığımız, sayın valimizin de destekleriyle, BAKA'dan çıkaracağımız bütçe ile, Ticaret Odası'nın ciddi bir bütçe ayırması suretiyle yurtdışındaki tanıtım atağı örnek bir davranıştır ama hala basında hiç konuşmadık. Bu örnek çalışmadan daha hiç bahsetmedik. Ve kapalı kapılar arkasındaki yaptığımız bu örnek çalışma belki de basın üzerinden mesajlaşmadığımız için daha da başarılı olacak. Birliğimizin, beraberliğimizin en güzel göstergesi olacak ve ATSO önemli bir bütçe harcayacak, BAKA'dan da destek alacağız ve Avrupa'nın tozunu atacağız' diye konuştu.
KARAMSAR OLMAYALIM'
Antalya'nın tanıtım faaliyetlerini bu yıl da birliktelik ruhuyla başarıyla gerçekleştireceklerini vurgulayan Türel, şunları söyledi: '5 ülkede yaptığımız çalışmayı şimdi 10 ülkeye yine turizm sektörünün içerisindeki sivil toplum örgütü başkanları, kanaat önderleriyle yapacağız. Geçen seneki çalışma 250 bin euroluk bir bütçeydi. Şimdi 1 milyon euro civarında bir kampanya olacak. Ocak ayından itibaren başlıyoruz. Yani sezon girdikten sonra değil, tam satış sezonu içerisinde, Ocak ayında bu çalışmaya başlıyoruz ve hep birlikte bu çalışmayı ATSO'nun desteğiyle, valimizin önemli gayretleri Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda gerçekleştireceğiz. O yüzden bizim medyatik konuşmalardan çok, iş yapmaya odaklanmamız lazım. İş yapmaya odaklı olduğumuzda neticenin çok daha güzel olduğunun en güzel göstergesi, bu tanıtım kampanyasıdır. Ve görüyorsunuz, biliyorsunuz şu anda Avrupa'da Türkiye düşmanları fevkalade aktifler. Türkiye aleyhinde her şeyi, algı yönetimini olumsuz yönde yapıyorlar. 2-3 ay içinde bazı şeylerin değişeceğine bizim de gayretlerimizle Avrupa'daki algının kısmen de olsa düzeleceğine inanıyorum. Rus misafirlerimiz geri dönmeye başladı ve geçen seneye de baktığımızda, mevsimsel olarak baktığımızda, daha yüksek bir oranda turistlerin Antalya'ya geldiğini görüyoruz. Ben o yüzden söylüyorum, çok daha iyiye gideceğimizi düşünüyorum. Bizler belediye olarak, siz Ticaret Sanayi Odası olarak şikayet ederseniz, şikayet edersek sürekli karamsar olursak, o zaman ülkenin geleceğini karartırız. Ümitsiz olma lüksüne hiçbirimiz sahip değiliz. Piyasaya olumsuzluk aşılayacak konuşmaların bu memlekete sizlere zerre faydası yoktur. Gerçekleri söylemeyelim mi? Yahu iyileri önce bir söyleyelim de gerçekleri de söylersiniz. Ama ben bakıyorum ki bütün beyanlarda büyük bir felaket senaryosu, büyük bir olumsuzluk, bunun faydası yok.'
ENSEYİ KARARTMAYACAĞIZ'
Turizmde yaşanan gelişmelerle ilgili 'Bardağın dolu tarafından bakalım' mesajı veren Başkan Türel, şöyle konuştu: 'Geçtiğimiz günlerde turizm ile ilgili uluslararası misafirlerimizin de olduğu bir toplantıya katıldık. Orada Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş bir sunum yaptı. 28 Şubat olaylarından itibaren Türkiye'nin atlattığı badireleri arka arkaya koydu ve ekonominin gelmiş olduğu noktayı gösterdi. Başka bir ülkede olsa bu kadar badireden sonra ne ticaret ne de ekonomi kalırdı. Türkiye'nin ticareti ve ekonomisi bütün bu badirelere rağmen son derece iyi bir çıkış gösterdi. Bu ülkesine inanan insanların eseridir. Enseyi karartmayacağız. Şöyle baktığımızda Turizmde işler iyi gidiyor' elbette diyemeyiz. Ama bardağın yarısı boş, yarısı dolu ise dolu tarafını da inkar etmeyeceğiz. Hakan Ateş takipteki kredilerle ilgili rakam verdi; Türkiye'de takipteki kredi oranı yüzde 2.2 iken bu rakamlar Antalya'da yüzde 1.6. Turizm bu kadar kötü gidiyor iken Türkiye ortalamasının altında bir rakamdan bahsediyoruz. Gelen turist sayımız 12.5 milyondan 6 milyona düştü diyelim ama bardağın dolu tarafını da gösterelim. Ben 2003 senesinde aday adayı olduğumda son vergi ödül törenindeki konuşmamı tanıtım dosyamın içine koydum. Ve hükümeti ciddi olarak eleştirdiğim yanları da vardı o konuşmanın. O dönemde ekonomik reformların fevkalade önemli ve takdire şayan olduğunu da ifade ettim. Tabii biz aday adayı iken bir komisyon tarafından mülakata alınıyoruz. O zaman komisyon başkanı İdris Naim Şahin bana sordu; Başkan sen AK Parti'den aday olmak istiyorsun da, tanıtım dosyanın içine vergi törenindeki konuşmanı koymuşsun ve eleştirilerde bulunmuşsun bize. Bu kadar bizi eleştirip neden bizden aday olmak istiyorsun?' diye sordu. Ben de aynen şöyle cevap verdim; Özellikle koydum konuşmayı, hükümetin çok doğru işlerine karşı bir iltifat da var. Ben AK Parti'nin reformist anlayışını takdir ediyorum. Ama reformist anlayışın devamında yapılması gerekenlerin de bir an önce yapılması gerektiğini ifade etmek için o cümleleri söylüyorum. İşte önemli reformlar yapılmış, yapılanlar vardır. Ama yapılmayanları yapmak için de ben adayım, onun için bu partide siyaset yapmak istiyorum' dedim. 2002'de söylediklerim ile 2016'da söylediklerim arasında bir benzerlik arayacaksanız bardağın dolu tarafını gösterecek söylemlerden imtina etmememiz gerektiğini fark edersiniz. Moralleri bozmamalıyız. Biz iyi bir şey olduğunda çok sevinmediğimiz halde, biraz kötü bir şey gördüğümüzde de feryat etmeye başlıyoruz. O yüzden diyorum ki rahat olun. Önümüzdeki seneye biraz daha iyimser bakalım. İşte Rusya ile kriz bitti, en az 2 milyon daha Rusya'dan turist gelmesi ihtimali var. Sene başında dedim ki oturup ağlamak bize yakışmaz. Turizmci arkadaşlarla Avrupa yoluna çıktık. Medya ile görüştük ve Turizm Resort Kongresi'nde Almanya'nın o dev isimleri İlk defa bir belediye başkanı geldi, bize memleketini anlattı. Ne kadar güzel bir çalışmaydı'
UMUDUMUZU KAYBETMEMELİYİZ'
Yurtdışında turizm sektöründe yaptıkları çalışmaları da anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Oturarak ayağımıza turist bekleyemeyiz çalışmak zorundayız' dedik ve oralara gittik, çok ciddi çalışmalar yaptık. Turizm örgütlerimizin duayenleriyle, örgüt başkanlarıyla, hepsiyle birlikte bu çalışmayı yaptık. Çalışmayı açıkça turizm sektörünün içindeki arkadaşlar yaptılar. Ama ne oldu? Antalya'da en azından gelecek turist sayısında ciddi düşüşün bir nebze de olsun daha az olmasına sebep oldu. Gelen turist sayısındaki azalma yüzde 50'lere birçok pazarda çıkıyor iken birde baktık bizim gittiğimiz Almanya'da, hatta İngiltere'de yüzde 25'ler oranında kaldı. Demek ki çalışınca oluyor. Şimdi burada Antalya'nın önemli meselelerini önümüzdeki dönemde neler yapacaklarımızı konuşup tartışıyorsak zaten en kötü zamanı geride bırakmışız demektir. Geçen hafta AESOB'da da söyledim. 12 sene önce oda başkanlığından ayrıldığımda Antalya'nın ihracatı 200 milyon doların biraz üzerindeydi. Şimdi 1 milyar dolara yaklaşıyor. O zaman turist sayımız 4,5 milyon civarındaydı, bu sene 6,5 milyon olacak. Sadece 15 Temmuz tarihinden sonra Antalya'ya 3,5 milyon turist geldi. Bunu görmeliyiz, umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umudunu kaybeden geleceğini kaybeder. Bu, bu kadar nettir. Tabii ki yüzde 45 turist azalması bizim için kayıptır. Otellerimizden açılmayanlar var, işten çıkarılanlar olmuş bunları biliyoruz, esnafın da zararının büyük olduğunu biliyorum. Bunlar iş aleminin gerçekleridir. Bütün dünyada bu böyle, turizm dünyada olan olaydan ilk etkilenen sektördür. Terör dünyanın birçok ülkesinde turizmi etkilemiştir. Bizde de bomba patlıyor, Paris'te de Brüksel'de de, Nice'ta da patlıyor. Bir de bunun üstüne kendi savaş uçaklarımızın başkentini bombaladığı bir hain işgal teşebbüsü yaşanıyor. Bu olaylar başka ülkede olsaydı muhtemelen o ülkede turist kalmazdı. Bakın 15 Temmuz'dan sonra 3,5 milyon turist gelmiş Antalya'ya. Geçmişte de 1990'lı senelerde yine terör yüzünden turizmde yüzde 30 gibi düşüşler yaşadığımız seneler oldu ama yiğit düştüğü yerden kalkar. Her defasında düştüğümüz yerden kalktık. Çünkü Antalya turizmi, ticareti de, tüccarı da, turizmcisi de yiğittir. Bu böyle biline' dedi.
AVRUPA'NIN TOZUNU ATACAĞIZ'
Turizm sektörüne verdikleri destekleri de anlatan Başkan Türel, 'Geçen sene ihracat destek primlerini iki katına çıkardık. Birde sene başından itibaren Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve sayın Ömer Çelik'ten itibaren Mahir Ünal, Nabi Avcı hocamız tüm turizm bakanlarımız, hepsi Antalya'yla devamlı ilgilendiler. Benim bildiğim Türkiye tarihinde ilk defa turist getiren uçaklara teşvik verdik. Otellerimizin devlete ödemeleri ertelendi, bankalara ödemeleri ertelendi bunları ilk defa yaptık. Acentalara kredi imkanı getirildi. Yurtdışında tanıtım için büyük gayretleri hep birlikte sarf ettik. Hem turizme destek verdik hem de bayram tatillerini uzattık ve bu sene iç turizmdeki artışı sağlayarak yaraya merhem olmaya çalıştık. Geçen sene charter uçaklarının destek kararı Nisan ayı başında Resmi Gazete'de yayınlanabildi. Belki biraz geç kalınmıştı ama bu sefer, işte geçtiğimiz hafta, Bakanlar Kurulu'nda karar alındı. Tüm operatörler, acentalar gelecek seneye uçak teşviki ile daha iyi hazırlanacaklar. Çünkü satışların olduğu mevsim ocak ve şubat artık kapıdadır. Avrupa pazarında geçen sene çok az bir gayretimiz olmuştur ve buna rağmen bir baktık ki Türkiye hakkında aleyhte kampanyalar yapan Bild gazetesinde Antalya ile ilgili bizi ziyaretlerimizden sonra çok güzel yazılar çıktı. Demek ki ilişki kurunca karşılığını görmek mümkün. Bu sene daha önce başlayacağız ve Avrupa pazarlarının tozunu atacağız. Birlikte ve beraber çalışırsak, basının önünde konuşmazsak o zaman Antalya için çok daha faydalı çalışmalar yapabiliyoruz. Aslında sayın başkanla yaptığımız, sayın valimizin de destekleriyle, BAKA'dan çıkaracağımız bütçe ile, Ticaret Odası'nın ciddi bir bütçe ayırması suretiyle yurtdışındaki tanıtım atağı örnek bir davranıştır ama hala basında hiç konuşmadık. Bu örnek çalışmadan daha hiç bahsetmedik. Ve kapalı kapılar arkasındaki yaptığımız bu örnek çalışma belki de basın üzerinden mesajlaşmadığımız için daha da başarılı olacak. Birliğimizin, beraberliğimizin en güzel göstergesi olacak ve ATSO önemli bir bütçe harcayacak, BAKA'dan da destek alacağız ve Avrupa'nın tozunu atacağız' diye konuştu.
KARAMSAR OLMAYALIM'
Antalya'nın tanıtım faaliyetlerini bu yıl da birliktelik ruhuyla başarıyla gerçekleştireceklerini vurgulayan Türel, şunları söyledi: '5 ülkede yaptığımız çalışmayı şimdi 10 ülkeye yine turizm sektörünün içerisindeki sivil toplum örgütü başkanları, kanaat önderleriyle yapacağız. Geçen seneki çalışma 250 bin euroluk bir bütçeydi. Şimdi 1 milyon euro civarında bir kampanya olacak. Ocak ayından itibaren başlıyoruz. Yani sezon girdikten sonra değil, tam satış sezonu içerisinde, Ocak ayında bu çalışmaya başlıyoruz ve hep birlikte bu çalışmayı ATSO'nun desteğiyle, valimizin önemli gayretleri Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda gerçekleştireceğiz. O yüzden bizim medyatik konuşmalardan çok, iş yapmaya odaklanmamız lazım. İş yapmaya odaklı olduğumuzda neticenin çok daha güzel olduğunun en güzel göstergesi, bu tanıtım kampanyasıdır. Ve görüyorsunuz, biliyorsunuz şu anda Avrupa'da Türkiye düşmanları fevkalade aktifler. Türkiye aleyhinde her şeyi, algı yönetimini olumsuz yönde yapıyorlar. 2-3 ay içinde bazı şeylerin değişeceğine bizim de gayretlerimizle Avrupa'daki algının kısmen de olsa düzeleceğine inanıyorum. Rus misafirlerimiz geri dönmeye başladı ve geçen seneye de baktığımızda, mevsimsel olarak baktığımızda, daha yüksek bir oranda turistlerin Antalya'ya geldiğini görüyoruz. Ben o yüzden söylüyorum, çok daha iyiye gideceğimizi düşünüyorum. Bizler belediye olarak, siz Ticaret Sanayi Odası olarak şikayet ederseniz, şikayet edersek sürekli karamsar olursak, o zaman ülkenin geleceğini karartırız. Ümitsiz olma lüksüne hiçbirimiz sahip değiliz. Piyasaya olumsuzluk aşılayacak konuşmaların bu memlekete sizlere zerre faydası yoktur. Gerçekleri söylemeyelim mi? Yahu iyileri önce bir söyleyelim de gerçekleri de söylersiniz. Ama ben bakıyorum ki bütün beyanlarda büyük bir felaket senaryosu, büyük bir olumsuzluk, bunun faydası yok.'








