Türkiye'ye gelen her 3 turistten birinin konakladığı Antalya, spor ve sağlık turizminde dünya çapında söz sahibi olmak istiyor. Yaşlanan dünya nüfusuna paralel gelişen Geriatri alanında Antalya'nın önemli bir potansiyeli olduğunu belirten uzmanlar, kentin futbolun öne çıktığı spor turizminde de söz sahibi olabileceğini düşünüyor. Uzmanlar, Antalya'nın spor kampları konusunda Dubai ve Güney Afrika ile rekabet eder hale geldiğine dikkat çekiyor. Dünya Gazetesi ile Garanti Bankası işbirliğinde düzenlenen Garanti Anadolu Sohbetleri'nin 86'ncı durağı Antalya oldu. 11'inci yılına giren etkinlik 9'uncu kez Antalyalılarla buluştu.İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akat'ın yönettiği toplantıda Antalya'yı dünya çapında bir spor ve sağlık destinasyonuna dönüştürmenin esasları üzerine konuşuldu. Toplantıda söz alan sağlık planlamacısı ve VKV Amerikan Hastanesi Eski Genel Müdürü George D. Rountree, Manchester City Futbol Kulübü CEO'su Ferran Soriano Compte ve Manchester City Futbol Kulübü Futbol Geliştirme Yöneticisi Patrick Donale Vieira deneyimlerini Antalyalı turizmcilerle paylaştı.Rountree: Model olarak dünyadaki sağlık merkezleri alınmalı Antalya'nın mevcut potansiyelleri doğrultusunda bir sağlık destinasyonu yaratmanın esaslarını anlatan sağlık panlamacısı ve VKV Amerikan Hastanesi Eski Genel Müdürü George Rountree, hayatımızdaki en önemli faktörün sağlık olduğunu belirterek, " Özellikle Antalya'yı bir sağlık turizmi destinasyonu yapmak için neler etkili olur? Bunun üzerine bir sunum hazırladım. Sizlere Prof Dr. Gazi Yaşargil örneğini vermek isterim. Yaşargil, mikrocerrahi alanında çok önemli bir isim. Dünyada başarılı sağlık merkezlerini inceleyerek onları model olarak algılıyor. Sizde bu hedefler doğrultusunda nasıl yapacağınıza karar vermelisiniz. Geriatri alanlarına bakmak lazım. Yaşlanan nüfusa nasıl yardım ederizi düşünmek çok önemli çünkü 60- 100 yaş arasındaki insanlara kaliteli bir yer sunulması lazım. Antalya'da insanların yaşamlarını sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmesi için bunu yapmak gerekir. Sağlık destinasyon merkezi gerçekten çok önemli olacaktır. Bunun için çok iyi süper öğretmenlere ihtiyacımız var. Günlük yaşam tarzımızdan gıdalarımıza kadar düzen gerekir" diye konuştu.
İnsanın kendi DNA'sını iyi bilmesi ve anlaması gerektiğine de değinen Rountree, "Angelina Jolie çok önemli bir örnek. Ailesinin genetik bir sorunu olduğunu bilerek gereğini yaptı" dedi. Antalya'ya kurulacak merkezin dış deriden, beyin hücrelerine, akciğerden, nefes almaya kadar her bir organımızı iyileştirecek bir merkez olması gerektiğini kaydeden Rountree, " Bunun için tıp dünyasının öncülerine ihtiyaç var. Dünyanın dört bir yanından gelen insanlar için bir rehabilitasyon merkezi gereklidir. Bunların kent ekonomisi üzerinde etkisi büyük. Herşeyden önce Antalya'nın çok büyük bir tarihi geçmişi var. Akdeniz Üniversitesi var. Erişilebilir bir şehir, yüzme, tırmanma, yürüyüş olanakları var. Burada bir sağlık destinasyonu merkezi yaratmak dünya için önemli olacaktır" açıklamasını yaptı.
Türkiye'deki sağlık hizmetleri kanunlarından da bahseden Rountree, "Burada sağlık merkezi destinasyonu yaratırken kanunları iyi bilmeliyiz. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı ile işbirliği çok önemli onları da bu işe dahil etmek gerekli. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda teknocenter kuruluyor. Ağustos ayında açılacak. Önümüzdeki 10 yıl için 30 bin kişiye istihdam yaratacak. Amerika'daki silikon vadisi gibi" şeklinde konuştu. ABD'de bulunan Houston Teksas'taki tıp merkezi örneğini veren Rountree, söz konusu merkezde 51'den fazla sağlık ünitesi bulunduğunu ve merkezin yılda 75 milyar dolarlık gelir sağladığını kaydetti. Compte: Futbol potansiyeliniz iyi fakat para kazanılmıyor Futbol endüstrisinin kent ekonomisine ve turizme katkılarına değinen Manchester City Futbol Kulübü CEO'su Ferran Soriano Compte de, dünyanın en hızlı büyüyen sektörlerinden birinin de futbol endüstrisi olduğunu vurgulayarak, "Sektör yılda yüzde 10-25 arasında bir büyümeye sahip . Gelişen futbol endüstrisi 30 yıl kadar önce gelirini sadece statlardan elde ediyordu. Futbolda tıpkı sirklerdeki gibi bir iş modeli bulunuyor. Tabiki stat gelirleri var ama bunun yanına televizyon ve pazarlama gelirleri de eklendi. İş modeli de Warner Bros, Disney'deki gibi oldu. Futbol kulüplerinin belki Mickey Mouse'si yok ama David Beckham'i var. Sadece Barcelona maçı dışında saha gezmeye gelenlerden 25 milyon dolar gelir elde ettik. Bunu da maç olmayan günlerde T- shirt, şapka satarak, stattı müze alanı kullandırarak yaptık" diye konuştu. Türkiye ve İspanya futbol pazarlarının küçük olduğunu kaydeden Compte, "Büyüme Amerika, Çin, Endonezya 'da oluyor. 250 milyon kişinin yüzde 52'si benim hayatım futbol diyor. Endonezya'daki Real Madrid büyük bir pazar. Büyük Türk kulüpleri bu pazara girmek istiyor ama rekabet etmeye hazır mı buna bakmak lazım. Türk liglerinin büyük bir geliri televizyondan geliyor. Türkiye'deki pazar Avrupa'nın 6'ncı büyük pazarı.Türkiye'nin futbol için iyi bir potansiyeli var fakat para kazanılmıyor. Dünyanın en büyük ligi İngiltere. İngiltere geçen yıl 2,9 milyar euroluk bir pazara ulaştı. İngiltere'de bir kişinin futbol için yaptığı harcama yılda 40 euro iken Türkiye'de bu rakam 5 euro. Bunu bir sorun olarak görmekten ziyade ben bunu muazzam bir pazar olarak görüyorum. Çünkü taraftarlar futbola bayılıyor, bu insanların daha çok para harcamasını sağlayacak imkanları yaratmalıyız" şeklinde konuştu. Real Madrid ya da Manchester'de oynayan 18 yaşındaki bir futbolcunun yılda en fazla oyununda 30 milyon TL, en az oyununda ise 1 milyon TL kazandığına dikkat çeken Compte, futboldan para kazananların futbolcular, menejerler, FIFA, UEFA, kulüpler, sponsorlar ve medya olduğunu söyledi.
Futbolun artık bir turizm destinasyonu haline geldiğini bildiren Compte, "Milyonlarca kişi her yıl Bercelona'ya maç izlemeye gidiyor. Kuzey Avrupa'daki bütün takımlar kışın kampa gidiyor, biz ise yazın gidiyoruz. Siz kamplarda Dubai ve Güney Afrika ile rekabet eder hale geldiniz. İspanya, İngiltere gidip kendinizi ve imkanlarınızı tanıtıp tesislerinizi satmanız lazım. Kulüplerin ayağına gidip teklif götürmeniz gerekiyor. Manchester'de 2 kulüp yılda 370 milyon dolar ekonomi üretiyor 8 bin 500 kişiye iş imkanı yaratıyor. Manchester'daki futbol etkisi her 4 yılda bir olimpiyat yapmak kadar eş değerli" diye konuştu.Vieira: 1 temmuzdan itibaren antrenörlüğe başlıyorum Manchester City Futbol Kulübü Geliştirme Yöneticisi Patrick Donale Vieira ise, Asaf Savaş Akat'la yöneticilik kariyeri ve futbolun gençlerin gelişimi ve sosyal refahı açısından kentlere sunduğu imkanları üzerine sohbet gerçekleştirdi. Vieira, 9 -10 yaşından beri Dünya kupasında oynamak istediğini söyleyerek, "Ben Senegal'da doğup Fransa'da büyüdüm. Dünya kupasını kazanmak bütün insanları bir araya getirdi. Futbol artık ırkçılığın önüne geçmişti. En büyük şansızlığım Arsenal'de oynarken finalde Galatasaray'a yenildik, o günden beri Fenerbahçeliyim. 2 sene önce futbol oynamayı bıraktım. 1 yıl daha oynayabilirdim yada kulüp çalışanlarına katılmalıydım. Kulüp başkanıyla konuştuk ve benim tecrübelerimi kulübe aktarmamı istediler. Futbol kariyerimi tamamlayıp emekli oldum. Şimdi ise yöneticilik kariyerimi adım atacağım. 1 temmuzdan itibaren 21 yaş altındaki futbolculara antrenör sorumluluklarımı yerine getireceğim" dediKaradere: Antalya'da turizmin parlayan yıldızı spor ve sağlık Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere: Projenin 11'inci yılında Antalya'daki 9'uncu toplantıyı gerçekleştirdik. 2002'den bu yana 62 ilde 85 toplantıda 400 konuşmacıyla kentlerin sorunlarını inceledik. Antalya'yı dünya çapında bir spor ve sağlık destinasyonuna dönüştürmeyi hedefliyoruz.Türkiye'ye gelen her 3 turistten 1'i Antalya'da konaklıyor. 2023'te 20 milyon turisti ağırlamayı hedefleyen Antalya'ya, 2012'de 10,5 milyon turist gelmiş. Bunların yalnızca 300 bini şehir merkezini ziyaret etmiş. Bu 300 bin kişinin, yalnızca altıda biri Antalya Müzesi'ne, 8'de biri ise Olimpos Dağı'na gitmiş. Antalya'da turizmin çeşitlendirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldi. Antalya'nın mağaraları, Olimpos Dağı, yürüyüş parkurları, Toros yaylaları, sualtı dalış noktaları, Köprülü Kanyon ve dünyanın en büyük tünel akvaryumu, hepsi ve daha nicesi Antalya turizmine pek çok pencere açabilir. Antalya'da golf sahasına sahip olan ya da futbol takımlarını ağırlayacak altyapısı olan tesis sayısı gün geçtikçe artıyor. Gelen konuk sayısı ve sağlanan ciro artışı, turizmde çeşitlenmeyle yeni talepler yaratıldığının önemli bir göstergesi. Antalya'nın turizmi çeşitlendirirken odaklanabileceği pek çok rekabetçi alan var. Yaşlanan dünya nüfusu ve sporun yarattığı fırsatları göz önünde bulundurduğumuzda, Antalya, turizm sektörünün parlayan yıldızları spor ve sağlık turizmini sahiplenebilir.
Halk ortaklı Garanti Bankası 167 milyar liralık aktif büyüklüğüyle Türkiye'nin ikinci en büyük bankası. Bunun 96 milyar lirası kredilerden oluşuyor. Türkiye ekonomisinin kesintisiz destekçisiyiz. Antalya'da ise turizme yönelik 3.4 milyar liralık finansal destek sağlandı. Antalyalılara 3.8 milyar lira kredi desteği sağlandı. 326 bin 135 kredi kartımız Antalyalılar tarafından kullanılıyor ve 19 bin 216 adet üye işyerindeki pos makinelerinden 295 milyon lira ciro geçmekte. Antalya'daki bankalarımızda ise 3.5 milyar lira mevduat ve yatırım büyüklüğü var.. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akat: Türkiye ekonomisinin son 10 yıldaki başarılı performansın gerisinde esas itibariyle bütçede sağlanan mali disiplin yatıyor. Bu şekilde enflasyonun bitirilmesidir. 90'lıların sonunda milli gelirin yüzde 18'ine kadar çıkan bütçe açık 2000 yılların başında hızla artıya geçti. Bugün baktığımızda Türkiye'nin borç tutarı yüzde 20'nin biraz üzerinde. Diğer ülkelere göre en az kamu borcu olan ülke Türkiye'dir. Bu da istikrarla sağlanıyor. Bunun iş yaşamına yansıdığı yerde yerel faizdir. Bunda da düşüş olmuştur. Bu başarılı dönemde dış açığın büyümesinde engelleyemedik. Türkiye çok az tasarruf yapan bir ülke haline geldi. bu önümüzdeki dönemde tasarrufların artırılması söz konusu olacak. İstihdamda önemli artışlar sağlandı. 2005de bu yana 6 milyona yakın istihdam yaratıldı. 2 yıldır hükümet bu dengeyi yeniden kurmaya çalışıyor. Bu çok da kolay olmuyor.(Dünya Gazetesi)
İnsanın kendi DNA'sını iyi bilmesi ve anlaması gerektiğine de değinen Rountree, "Angelina Jolie çok önemli bir örnek. Ailesinin genetik bir sorunu olduğunu bilerek gereğini yaptı" dedi. Antalya'ya kurulacak merkezin dış deriden, beyin hücrelerine, akciğerden, nefes almaya kadar her bir organımızı iyileştirecek bir merkez olması gerektiğini kaydeden Rountree, " Bunun için tıp dünyasının öncülerine ihtiyaç var. Dünyanın dört bir yanından gelen insanlar için bir rehabilitasyon merkezi gereklidir. Bunların kent ekonomisi üzerinde etkisi büyük. Herşeyden önce Antalya'nın çok büyük bir tarihi geçmişi var. Akdeniz Üniversitesi var. Erişilebilir bir şehir, yüzme, tırmanma, yürüyüş olanakları var. Burada bir sağlık destinasyonu merkezi yaratmak dünya için önemli olacaktır" açıklamasını yaptı.
Türkiye'deki sağlık hizmetleri kanunlarından da bahseden Rountree, "Burada sağlık merkezi destinasyonu yaratırken kanunları iyi bilmeliyiz. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı ile işbirliği çok önemli onları da bu işe dahil etmek gerekli. Sabiha Gökçen Havalimanı'nda teknocenter kuruluyor. Ağustos ayında açılacak. Önümüzdeki 10 yıl için 30 bin kişiye istihdam yaratacak. Amerika'daki silikon vadisi gibi" şeklinde konuştu. ABD'de bulunan Houston Teksas'taki tıp merkezi örneğini veren Rountree, söz konusu merkezde 51'den fazla sağlık ünitesi bulunduğunu ve merkezin yılda 75 milyar dolarlık gelir sağladığını kaydetti. Compte: Futbol potansiyeliniz iyi fakat para kazanılmıyor Futbol endüstrisinin kent ekonomisine ve turizme katkılarına değinen Manchester City Futbol Kulübü CEO'su Ferran Soriano Compte de, dünyanın en hızlı büyüyen sektörlerinden birinin de futbol endüstrisi olduğunu vurgulayarak, "Sektör yılda yüzde 10-25 arasında bir büyümeye sahip . Gelişen futbol endüstrisi 30 yıl kadar önce gelirini sadece statlardan elde ediyordu. Futbolda tıpkı sirklerdeki gibi bir iş modeli bulunuyor. Tabiki stat gelirleri var ama bunun yanına televizyon ve pazarlama gelirleri de eklendi. İş modeli de Warner Bros, Disney'deki gibi oldu. Futbol kulüplerinin belki Mickey Mouse'si yok ama David Beckham'i var. Sadece Barcelona maçı dışında saha gezmeye gelenlerden 25 milyon dolar gelir elde ettik. Bunu da maç olmayan günlerde T- shirt, şapka satarak, stattı müze alanı kullandırarak yaptık" diye konuştu. Türkiye ve İspanya futbol pazarlarının küçük olduğunu kaydeden Compte, "Büyüme Amerika, Çin, Endonezya 'da oluyor. 250 milyon kişinin yüzde 52'si benim hayatım futbol diyor. Endonezya'daki Real Madrid büyük bir pazar. Büyük Türk kulüpleri bu pazara girmek istiyor ama rekabet etmeye hazır mı buna bakmak lazım. Türk liglerinin büyük bir geliri televizyondan geliyor. Türkiye'deki pazar Avrupa'nın 6'ncı büyük pazarı.Türkiye'nin futbol için iyi bir potansiyeli var fakat para kazanılmıyor. Dünyanın en büyük ligi İngiltere. İngiltere geçen yıl 2,9 milyar euroluk bir pazara ulaştı. İngiltere'de bir kişinin futbol için yaptığı harcama yılda 40 euro iken Türkiye'de bu rakam 5 euro. Bunu bir sorun olarak görmekten ziyade ben bunu muazzam bir pazar olarak görüyorum. Çünkü taraftarlar futbola bayılıyor, bu insanların daha çok para harcamasını sağlayacak imkanları yaratmalıyız" şeklinde konuştu. Real Madrid ya da Manchester'de oynayan 18 yaşındaki bir futbolcunun yılda en fazla oyununda 30 milyon TL, en az oyununda ise 1 milyon TL kazandığına dikkat çeken Compte, futboldan para kazananların futbolcular, menejerler, FIFA, UEFA, kulüpler, sponsorlar ve medya olduğunu söyledi.
Futbolun artık bir turizm destinasyonu haline geldiğini bildiren Compte, "Milyonlarca kişi her yıl Bercelona'ya maç izlemeye gidiyor. Kuzey Avrupa'daki bütün takımlar kışın kampa gidiyor, biz ise yazın gidiyoruz. Siz kamplarda Dubai ve Güney Afrika ile rekabet eder hale geldiniz. İspanya, İngiltere gidip kendinizi ve imkanlarınızı tanıtıp tesislerinizi satmanız lazım. Kulüplerin ayağına gidip teklif götürmeniz gerekiyor. Manchester'de 2 kulüp yılda 370 milyon dolar ekonomi üretiyor 8 bin 500 kişiye iş imkanı yaratıyor. Manchester'daki futbol etkisi her 4 yılda bir olimpiyat yapmak kadar eş değerli" diye konuştu.Vieira: 1 temmuzdan itibaren antrenörlüğe başlıyorum Manchester City Futbol Kulübü Geliştirme Yöneticisi Patrick Donale Vieira ise, Asaf Savaş Akat'la yöneticilik kariyeri ve futbolun gençlerin gelişimi ve sosyal refahı açısından kentlere sunduğu imkanları üzerine sohbet gerçekleştirdi. Vieira, 9 -10 yaşından beri Dünya kupasında oynamak istediğini söyleyerek, "Ben Senegal'da doğup Fransa'da büyüdüm. Dünya kupasını kazanmak bütün insanları bir araya getirdi. Futbol artık ırkçılığın önüne geçmişti. En büyük şansızlığım Arsenal'de oynarken finalde Galatasaray'a yenildik, o günden beri Fenerbahçeliyim. 2 sene önce futbol oynamayı bıraktım. 1 yıl daha oynayabilirdim yada kulüp çalışanlarına katılmalıydım. Kulüp başkanıyla konuştuk ve benim tecrübelerimi kulübe aktarmamı istediler. Futbol kariyerimi tamamlayıp emekli oldum. Şimdi ise yöneticilik kariyerimi adım atacağım. 1 temmuzdan itibaren 21 yaş altındaki futbolculara antrenör sorumluluklarımı yerine getireceğim" dediKaradere: Antalya'da turizmin parlayan yıldızı spor ve sağlık Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere: Projenin 11'inci yılında Antalya'daki 9'uncu toplantıyı gerçekleştirdik. 2002'den bu yana 62 ilde 85 toplantıda 400 konuşmacıyla kentlerin sorunlarını inceledik. Antalya'yı dünya çapında bir spor ve sağlık destinasyonuna dönüştürmeyi hedefliyoruz.Türkiye'ye gelen her 3 turistten 1'i Antalya'da konaklıyor. 2023'te 20 milyon turisti ağırlamayı hedefleyen Antalya'ya, 2012'de 10,5 milyon turist gelmiş. Bunların yalnızca 300 bini şehir merkezini ziyaret etmiş. Bu 300 bin kişinin, yalnızca altıda biri Antalya Müzesi'ne, 8'de biri ise Olimpos Dağı'na gitmiş. Antalya'da turizmin çeşitlendirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldi. Antalya'nın mağaraları, Olimpos Dağı, yürüyüş parkurları, Toros yaylaları, sualtı dalış noktaları, Köprülü Kanyon ve dünyanın en büyük tünel akvaryumu, hepsi ve daha nicesi Antalya turizmine pek çok pencere açabilir. Antalya'da golf sahasına sahip olan ya da futbol takımlarını ağırlayacak altyapısı olan tesis sayısı gün geçtikçe artıyor. Gelen konuk sayısı ve sağlanan ciro artışı, turizmde çeşitlenmeyle yeni talepler yaratıldığının önemli bir göstergesi. Antalya'nın turizmi çeşitlendirirken odaklanabileceği pek çok rekabetçi alan var. Yaşlanan dünya nüfusu ve sporun yarattığı fırsatları göz önünde bulundurduğumuzda, Antalya, turizm sektörünün parlayan yıldızları spor ve sağlık turizmini sahiplenebilir.
Halk ortaklı Garanti Bankası 167 milyar liralık aktif büyüklüğüyle Türkiye'nin ikinci en büyük bankası. Bunun 96 milyar lirası kredilerden oluşuyor. Türkiye ekonomisinin kesintisiz destekçisiyiz. Antalya'da ise turizme yönelik 3.4 milyar liralık finansal destek sağlandı. Antalyalılara 3.8 milyar lira kredi desteği sağlandı. 326 bin 135 kredi kartımız Antalyalılar tarafından kullanılıyor ve 19 bin 216 adet üye işyerindeki pos makinelerinden 295 milyon lira ciro geçmekte. Antalya'daki bankalarımızda ise 3.5 milyar lira mevduat ve yatırım büyüklüğü var.. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akat: Türkiye ekonomisinin son 10 yıldaki başarılı performansın gerisinde esas itibariyle bütçede sağlanan mali disiplin yatıyor. Bu şekilde enflasyonun bitirilmesidir. 90'lıların sonunda milli gelirin yüzde 18'ine kadar çıkan bütçe açık 2000 yılların başında hızla artıya geçti. Bugün baktığımızda Türkiye'nin borç tutarı yüzde 20'nin biraz üzerinde. Diğer ülkelere göre en az kamu borcu olan ülke Türkiye'dir. Bu da istikrarla sağlanıyor. Bunun iş yaşamına yansıdığı yerde yerel faizdir. Bunda da düşüş olmuştur. Bu başarılı dönemde dış açığın büyümesinde engelleyemedik. Türkiye çok az tasarruf yapan bir ülke haline geldi. bu önümüzdeki dönemde tasarrufların artırılması söz konusu olacak. İstihdamda önemli artışlar sağlandı. 2005de bu yana 6 milyona yakın istihdam yaratıldı. 2 yıldır hükümet bu dengeyi yeniden kurmaya çalışıyor. Bu çok da kolay olmuyor.(Dünya Gazetesi)






