Antalya Kent Konseyi turizm Grubu Başkanı ve NBK Touristik Genel Müdürü Recep Yavuz, Antalya'nın turizmdeki en büyük handikabının "her şey dahil" sistemiyle özdeşleşen destinasyon algısı olduğunu belirterek, kentin marka değerini artıracak yeni bir turizm vizyonuna ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Turizmdays.com'da yayımlanan analizinde küresel turizmde rekabetin artık oteller arasında değil, destinasyonlar arasında yaşandığını vurgulayan Yavuz, bir destinasyonun başarısının yalnızca ağırladığı turist sayısıyla değil, insanlar üzerinde oluşturduğu cazibe ve marka değeriyle ölçüldüğünü ifade etti.
Turizm sektöründe savaşlar, salgınlar ve ekonomik krizlerin dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Yavuz, günümüzde kültürel miras, sürdürülebilirlik, güvenlik, deneyim çeşitliliği ve uluslararası itibarın destinasyonların rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar haline geldiğini söyledi.
Modern turistin artık sadece deniz, güneş ya da lüks konaklama satın almadığını belirten Yavuz, ziyaretçilerin unutulmaz deneyimler ve hikâyeler peşinde olduğunu dile getirdi. Turistlerin bir destinasyonu tercih ederken güvenlik, özgünlük, sosyal medyada paylaşılabilirlik ve tekrar ziyaret etme isteği gibi kriterleri ön planda tuttuğunu ifade etti.
Recep Yavuz'un uluslararası kuruluşların kriterlerinden yararlanarak hazırladığı örnek "Destinasyon Değer Endeksi"nde Antalya, 94 puanla Akdeniz'in en güçlü destinasyonları arasında yer aldı. Listenin zirvesinde 95 puanla Mallorca bulunurken, Antalya'yı Kanarya Adaları, Costa del Sol ve Girit takip etti.
Antalya'nın yaklaşık 700 bin yatak kapasitesi, güçlü hava ulaşımı, yüzlerce Mavi Bayraklı plajı ve yılda 17 milyonu aşan yabancı ziyaretçi kapasitesiyle dünyanın en önemli resort destinasyonlarından biri olduğuna işaret eden Yavuz, buna rağmen uluslararası pazarda hâlâ "uygun fiyatlı her şey dahil tatil" algısıyla anıldığını söyledi.
Bu durumun Antalya'nın sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerin yeterince öne çıkmasını engellediğini belirten Yavuz, turistlerin otellerde kaliteli bir tatil geçirdiğini ancak kentin gerçek kimliğiyle yeterince buluşamadığını ifade ederek bu tabloyu "Altın Kafes" olarak tanımladı.
Dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarının güçlü hikâyeler oluşturarak marka değerlerini yükselttiğini hatırlatan Yavuz, İtalya'nın kültürünü, İspanya'nın yaşam tarzını, Yunanistan'ın ada deneyimini ve Mısır'ın tarihini başarıyla pazarladığını belirtti.
Antalya'nın da artık yalnızca turist sayısına odaklanan bir destinasyon olmaktan çıkıp, kültürü, tarihi, gastronomisi, doğası ve yaşam tarzıyla öne çıkan yüksek katma değerli bir turizm markasına dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, geleceğin turizminde kazananların en fazla turist ağırlayan değil, en çok hayal edilen destinasyonlar olacağını söyledi.








