Turist Rehberler Birliği (TUREB), 7500 sayılı turist rehberliği Meslek Kanunu ile Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nda değişiklik yapan düzenlemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına dair bilgilendirme yaptı. Yüksek Mahkeme’nin 10 Eylül 2025 tarihli kararı, 20 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda, mesleğin icrası ve denetimine ilişkin bazı hükümler Anayasa’ya uygun bulunurken, bazı düzenlemeler ise iptal edildi.
Mesleğe giriş ve çalışma şartlarının çoğu uygun bulundu
AYM, turist rehberliği mesleğine kabul şartları, dil kriterleri ve eğitim istisnalarına ilişkin düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle uyumlu olduğuna hükmetti.
Buna göre; belirli suçlardan hüküm giyenlere yönelik mesleğe kabul kısıtlaması, “yasaklanmış hakların geri verilmesi” imkânı bulunduğu için ölçülü sayıldı. Yabancı dil bilmeyenlere yalnızca Türkçe rehberlik yapma hakkı tanınması da iç turizm ihtiyacı gerekçesiyle hukuka uygun bulundu.
Çince ve bazı Uzak Doğu dillerini bilen adaylara sağlanan eğitim kolaylığı ile sanat tarihi ve arkeoloji mezunlarına tanınan muafiyetler de turizm politikaları kapsamında “nesnel gerekçelere dayalı” görüldü.
Türkçe rehberlikte daha düşük taban ücret uygulanabilmesi, okul gezilerinde rehber zorunluluğunun kaldırılması ve bazı idari işlemlerin yönetmelikle düzenlenmesi de Anayasa’ya aykırı bulunmadı.
Denetim yetkisine sınır: “Her Türlü Belge” ifadesi iptal
Mahkeme, Bakanlığın denetimleri sırasında meslek kuruluşlarından “her türlü bilgi ve belgeyi” talep edebilmesine imkân tanıyan hükmü ise iptal etti. Kararda, bu düzenlemenin meslek kuruluşlarının iştirakleri olan şirketlerin ticari sırlarını ve özel verilerini de kapsayabilecek kadar geniş olduğu, ancak bu bilgilerin korunmasına dair yeterli yasal güvencelerin bulunmadığı vurgulandı. Bu durumun mülkiyet hakkına orantısız müdahale oluşturduğu belirtildi.
Aynı kapsamda, söz konusu bilgi ve belgelerin verilmemesi halinde personelin görevden uzaklaştırılmasına imkân tanıyan yaptırım hükmü de dayanağı kalmadığı gerekçesiyle iptal edildi.
Disiplin süreçleri kanunla düzenlenecek
AYM’nin iptal ettiği bir diğer önemli düzenleme ise disiplin işlemlerinin ayrıntılarının tamamen yönetmeliğe bırakılması oldu. Mahkeme, disiplin soruşturmalarına ilişkin zamanaşımı gibi temel unsurların kanunda açıkça yer almamasını, “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine aykırı buldu.
İptaller 9 ay sonra yürürlüğe girecek
Kararda iptal edilen hükümler, Resmî Gazete’de yayımlanma tarihinden dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde yeni yasal düzenlemelerin yapılması bekleniyor.
TUREB açıklamasında, kararın hem mesleki standartların korunması hem de hukuk devleti ilkeleri açısından önemli bir çerçeve sunduğu vurgulandı.






