TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Gaffar Yakınca’nın sunumuyla A Haber ekranlarında yayınlanan Turizm Yüzyılı programında Türkiye’nin turizm potansiyeline ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bağlıkaya, Türkiye’nin sahip olduğu turizm değerlerini “çıkarılmayı bekleyen bir altın madeni”ne benzeterek, ülkenin her bölgesinde ve her yöresinde turizm yoluyla kalkınmanın mümkün olduğunu vurguladı.
Satış kanalları doğru şekilde oluşturulmalı
Türkiye’de turizmin birkaç şehirde yoğunlaşmasının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ifade eden Bağlıkaya, başarı için doğru adımların atılması, etkili pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi ve satış kanallarının doğru şekilde oluşturulmasının şart olduğunu dile getirdi. Anadolu’nun birçok belde, şehir ve kasabasının turizmden pay alabilecek büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bağlıkaya, bu potansiyelin harekete geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
TÜRSAB olarak destek vermeye hazırız
Bağlıkaya, Turizm Yüzyılı vizyonu çerçevesinde turizme adım atmak isteyen her bölgeye TÜRSAB olarak destek vermeye hazır olduklarını ifade ederek, “Anadolu’daki bir belde, şehir ya da kasaba turizmde söz sahibi olmak istiyorsa, biz TÜRSAB olarak her zaman yanındayız” dedi.
Destinasyonlar profesyonei bir anayışla pazarlanmalı
Bir destinasyonun turizmden pay alabilmesi için sahip olduğu değerlerin doğru analiz edilmesi ve profesyonel bir anlayışla pazarlanması gerektiğini vurgulayan Bağlıkaya, yalnızca otel, kaplıca ya da doğal güzelliklere sahip olmanın yeterli olmadığını belirtti. Bu unsurların ulaşım, konaklama ve yerel hizmetlerle birlikte bütüncül bir şekilde ele alınarak pazarlanabilir bir turizm ürününe dönüştürülmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Pazarlama, paketleme ve satışın temel aktörü seyahat acentalarıdır
Turizmde pazarlama, paketleme ve satış süreçlerinin temel aktörünün seyahat acentaları olduğunun altını çizen Bağlıkaya, bu sürecin etkin ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesinin ancak profesyonel acentalar aracılığıyla mümkün olacağını ifade etti.








