Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. ATSO Başkanı Budak, konuşmasında, turizmde aylık yüzde 9, yıllık yüzde 6 bir artışla sezona girildiğini belirterek, ''Umarım ki, dışarda olumsuz bir gelişmez olmazsa yılı yüzde 7'ler düzeyinde bir artışla bitiririz. Böyle her yıl arka arkaya bu oranda büyüme önemli bir başarıdır. Sayısal gelişme tatmin edici, ama asıl önemlisi fiyat ve kazançta da gelişme olmasıdır. Bölgelere, tesislere göre farklı fiyatlar görüyoruz, sektörümüz kaliteden taviz vermeden bu başarıyı devam ettirmelidir'' dedi. ''Turizmin diğer tarafında ise halen çözemediğimiz konular var'' diyen Budak, şöyle konuştu: ''Geçen hafta basınımızda bir taksi kavgası olduğu yazıldı. Her yıl bu tür olaylar yaşanmasını üzüntüyle karşılıyoruz. Turist, ister ulaşım, ister alışveriş için özgür olmalıdır. Turisti kolundan çekiştiren kim olursa olsun haksızdır. Antalya'da artık bazı şeylerin değişmesi gerekir. Buradan Sayın Valimize, Belediye Başkanlarımıza, Emniyet Müdürümüze, Esnaf Odalarımıza bir ricada bulunuyorum. Antalya'da turistin özgürlüğünü, rahatını azaltacak hiçbir uygulama, kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez. Turizm merkezleri ile kent merkezi arasında, havalimanı arasında düzenli, konforlu ulaşım olanakları sağlanmalıdır. Antalya'da toplu ulaşım kalitesi turizm için olmazsa olmaz bir koşuldur. Bazen caddelerde 15-20 kilometre hızla duruyor gibi yavaş yavaş giden, her kaldırıma yaklaşan minibüsler görüyoruz, bu şekilde trafiği de olumsuz etkiliyorlar. Bunlara bir disiplin gelmeli. Ayrıca ilçelerle, turizm merkezleriyle kent merkezi arasındaki ulaşım da düzenli ve konforlu olmalı. Konyaaltı sahili üzerinde çok durmuştum. Nihayet bir düzenleme yapıldı ve hizmete girdi. Ümit ederim ki, Antalya'ya yakışan kaliteli bir hizmet verilebilir ve bu yapılabilirse gerçekten önemli başarı olur. Sahillerimizin düzenlenmesi kadar önemli olan şey turist de çekecek biçimde hizmet verilmesi, bir kalite sağlanması ve özellikle kullanım kuralları konusunda da disiplin getirilmesidir. Ben buranın Antalya Tanıtım A.Ş. ye verilmesi konusunu gündeme getirmiştim. Çünkü bu şirkete Belediye ve sivil toplum örgütleri ortak. Asıl amacı kar etmek olmayan, elde ettiği karı Antalya'nın tanıtımı için harcayacak bir şirket. Bunu ideal bir çözüm olarak düşünüyorum.'' -''İnsanlar denize düzgün mayo ile ve temiz girmelidirler''-
Sürekli kent kültürü denilip durulduğunu, kent kültürünün kendiliğinden gelişemeyeceğini anlatan Budak, ''Denize girmenin de kentte yaşamanın da kuralları vardır. Sahile battaniye serilip yatılmaz. Her yeri poşet yapıp piknik yapılmaz, tüpgaz yakılıp yemek yapılmaz. İnsanlar denize düzgün mayo ile ve temiz girmelidirler. Bu konuda da kurallar olmalıdır'' şeklinde konuştu. Budak, şöyle devam etti: ''Kent kültürü demişken, birkaç küçük konuyu daha konuşacağım: Antalya'da yaz günlerinde caddelerde korna çalarak sünnet veya başka eğlence yapan otomobil konvoyları görüyoruz. Otomobil konvoylarıyla tur atmak bu devirde kentlerde olacak iş değildir. Eskiden otomobil, fayton lüks iken böyle kutlamalar yapılırdı. Ama artık büyük kentte herkes böyle yaparsa kent gürültüden yaşanmaz hale geliyor. Bir tarafta izinsiz gösteri diyoruz, diğer tarafta 10 tane otomobil trafiği tıkayıp ortalığı ayağa kaldırıyor ve kimse bir şey söylemiyor.Bir başka küçük husus daha: Antalya sıcak bir kenttir, ama bu kimseye kentin caddelerinde üstü çıplak dolaşma hakkı vermez. Sahilde olur, ama kent içinde şık değil, aynı şekilde beyaz atlet ile dolaşanlar da oluyor. Kent kültürünü her araçla geliştirmeliyiz.''
Sürekli kent kültürü denilip durulduğunu, kent kültürünün kendiliğinden gelişemeyeceğini anlatan Budak, ''Denize girmenin de kentte yaşamanın da kuralları vardır. Sahile battaniye serilip yatılmaz. Her yeri poşet yapıp piknik yapılmaz, tüpgaz yakılıp yemek yapılmaz. İnsanlar denize düzgün mayo ile ve temiz girmelidirler. Bu konuda da kurallar olmalıdır'' şeklinde konuştu. Budak, şöyle devam etti: ''Kent kültürü demişken, birkaç küçük konuyu daha konuşacağım: Antalya'da yaz günlerinde caddelerde korna çalarak sünnet veya başka eğlence yapan otomobil konvoyları görüyoruz. Otomobil konvoylarıyla tur atmak bu devirde kentlerde olacak iş değildir. Eskiden otomobil, fayton lüks iken böyle kutlamalar yapılırdı. Ama artık büyük kentte herkes böyle yaparsa kent gürültüden yaşanmaz hale geliyor. Bir tarafta izinsiz gösteri diyoruz, diğer tarafta 10 tane otomobil trafiği tıkayıp ortalığı ayağa kaldırıyor ve kimse bir şey söylemiyor.Bir başka küçük husus daha: Antalya sıcak bir kenttir, ama bu kimseye kentin caddelerinde üstü çıplak dolaşma hakkı vermez. Sahilde olur, ama kent içinde şık değil, aynı şekilde beyaz atlet ile dolaşanlar da oluyor. Kent kültürünü her araçla geliştirmeliyiz.''






