DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, Türk firmalarıyla ortaklık kurup, yurtdışındaki ihalelere katılmayı planladıklarını belirterek, toplam 1 milyar 700 milyon TL'lik sermayesi olan kurumun sermayesinin 7 milyar TL'ye çıkarılacağını söyledi. DHMİ'nin iş bitirme ve iş yeteneği konusunda en yüksek seviyede olduğunu belirten Birdal, "Böylesine büyük bir şirket dünyaya açılabilmeli. Dünyada kendi alanında bazı işler yapabilmeli. Bunu ülke ekonomisine katkıda bulunmak üzere hayata geçirmemiz lazım" dedi.
İspanya'da devlet kontrolündeki AENA'nın da aynı model ile çalıştığını kaydeden Birdal, " DHMİ'nin yeterliliği görüldüğünde teklifler gelecektir ve ihalelerdeki şansı artacaktır" diye konuştu.
"Yolcu sayısı 5 kat arttı" Yolcu sayısı itibariyle bakıldığında son 10 yılda 5 kat artış yaşandığını belirten Birdal, şöyle konuştu:''2003'te toplam yolcu sayısı 33 milyondu, 2013'te 150 milyona çıktı. Hava trafik sayısı da 500 binden 1.5 milyonun üzerine çıktı. 2003 yılında, 276 bin 283 olan hava kargo sayımız 4 milyon 960 bin 648'e yükseldi. Bu artış trendinin devam edeceğini öngörüyoruz. Yolcu sayısının bu yıl 165 milyonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. Avrupa ile kıyaslandığında 10 yıldaki ortalama artış yüzde 0,2 ile yüzde 4 arasında değişiyor. Genel ortalama yüzde 2.5. Bizim son 10 yıllık ortalamamız yüzde 14.5. Dünyada yolcu ve trafik artışının yaşandığı bir kaç nokta var. Türkiye, Rusya Çin ve Brezilya. Diğer ülkelerde bir artış yok.
Birçok havayolu şirketinin Ukrayna hava sahasını kullanmama kararı hava trafiğini nasıl etkiledi?
Hava trafiğimizde çok ciddi artışlar var. Ukrayna'daki krizden sonra belirsizlikten dolayı oradaki trafiğin büyük bölümü bize kaydı. Geçen senelere göre yaklaşık yüzde 15 civarında bir trafik artışı var. Bu, Ukrayna'dan kaynaklanan bir artış oldu. Hava sahası altyapımız güçlü olduğu için güvenli bir şekilde hizmet veriyoruz. Bu kadar trafiğe 'dar alanda kısa paslaşmalar' şeklinde hizmet veriyoruz. Türkiye üzerindeki akan trafik eskisi gibi çok regüle değil. Artık belirlenen formatın dışında akıyor. Ona rağmen kurumsal tecrübemiz teknik donanımımızla çok rahatlıkla hizmet veriyoruz. Gelen her uçaktan para alıyoruz. Hava seyrüsefer hizmetine yaptığımız yatırımı ve çalışan personelin ücretini milli maliyet olarak belirleyip, o maliyete göre şirketlere pay ediyoruz. Trafik arttığı zaman trafiğin artışı hava sahasını kullanan şirketlere yarıyor. Daha çok bölüşülüyor.''(Dünya)
İspanya'da devlet kontrolündeki AENA'nın da aynı model ile çalıştığını kaydeden Birdal, " DHMİ'nin yeterliliği görüldüğünde teklifler gelecektir ve ihalelerdeki şansı artacaktır" diye konuştu.
"Yolcu sayısı 5 kat arttı" Yolcu sayısı itibariyle bakıldığında son 10 yılda 5 kat artış yaşandığını belirten Birdal, şöyle konuştu:''2003'te toplam yolcu sayısı 33 milyondu, 2013'te 150 milyona çıktı. Hava trafik sayısı da 500 binden 1.5 milyonun üzerine çıktı. 2003 yılında, 276 bin 283 olan hava kargo sayımız 4 milyon 960 bin 648'e yükseldi. Bu artış trendinin devam edeceğini öngörüyoruz. Yolcu sayısının bu yıl 165 milyonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. Avrupa ile kıyaslandığında 10 yıldaki ortalama artış yüzde 0,2 ile yüzde 4 arasında değişiyor. Genel ortalama yüzde 2.5. Bizim son 10 yıllık ortalamamız yüzde 14.5. Dünyada yolcu ve trafik artışının yaşandığı bir kaç nokta var. Türkiye, Rusya Çin ve Brezilya. Diğer ülkelerde bir artış yok.
Birçok havayolu şirketinin Ukrayna hava sahasını kullanmama kararı hava trafiğini nasıl etkiledi?
Hava trafiğimizde çok ciddi artışlar var. Ukrayna'daki krizden sonra belirsizlikten dolayı oradaki trafiğin büyük bölümü bize kaydı. Geçen senelere göre yaklaşık yüzde 15 civarında bir trafik artışı var. Bu, Ukrayna'dan kaynaklanan bir artış oldu. Hava sahası altyapımız güçlü olduğu için güvenli bir şekilde hizmet veriyoruz. Bu kadar trafiğe 'dar alanda kısa paslaşmalar' şeklinde hizmet veriyoruz. Türkiye üzerindeki akan trafik eskisi gibi çok regüle değil. Artık belirlenen formatın dışında akıyor. Ona rağmen kurumsal tecrübemiz teknik donanımımızla çok rahatlıkla hizmet veriyoruz. Gelen her uçaktan para alıyoruz. Hava seyrüsefer hizmetine yaptığımız yatırımı ve çalışan personelin ücretini milli maliyet olarak belirleyip, o maliyete göre şirketlere pay ediyoruz. Trafik arttığı zaman trafiğin artışı hava sahasını kullanan şirketlere yarıyor. Daha çok bölüşülüyor.''(Dünya)







