ETİK Başkanı Mehmet İşler, yaptığı açıklamada, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun amir hükümleri olan bir kanun olmakla birlikte, otelcilerin sorunlarını güncel olarak yansıtan ve günün koşullarına uygun hale getiren bir kanun olma özelliği ile ön plana çıktığını söyledi. 'Turizm Teşvik Kanunu güncellenmeli'' 'Bugün 32 milyon turistin ziyaret ettiği ülkemizde, 2634 sayılı kanunun bir an önce ele alınıp, kendi yeterliliğini, haklarının ve sektörü destekleme noktasında gücünün ve kuvvetinin tekrardan günün koşullarına göre değiştirilmesi gerekmektedir'' diyen İşler, şunları kaydetti: . En az yatırımla en fazla istihdamın sağlandığı turizm sektörü, yapısı itibariyle rekabeti de beraberinde getiriyor. Sadece Akdeniz çanağı dünya turizminin 3'te 1'ini karşılamakta olup, mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişikliklerle birlikte, Türk Turizmi'nin gelişimine katkı koyulması gerekmektedir. İşsizlik sadece ülkemizde değil, tüm dünyada büyük bir sorun olarak kabul edilmektedir. Artan işsizlik rakamları ülkeler için ciddi problem olmakla birlikte, iktidarların devrilmesine kadar gidebilen önemli bir sorundur. Turizmciler olarak, sektörde sürdürülebilir istihdamın altyapısını oluşturabilmek adına bir takım önerilerimiz var. Pick sezon olarak adlandırdığımız yaz döneminde, özellikle Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında, işletmelerin fazla istihdama ihtiyacı oluyor. Ancak güneş-deniz-kum ağırlıklıyürüyen turizm sektörü için maalesef kış aylarında istihdam sürdürülemiyor. Bununla birlikte işten çıkarılan çalışanlar, devletten işsizlik maaşı alıyor. Buna karşılık sektör olarak önerimiz, bu insanların kış aylarında işten çıkarılması yerine, çalışanların kış aylarındaki sigorta bedellerini devletin karşılaması olacaktır. Ya da en azından devlet, çalışanların yüzde 50 oranında sigortalarını ödeyerek bu kişilerin istihdamına katkıda bulunsun. Bu şekilde sürdürülebilir bir istihdamın altyapısını devletle beraber sağlayalım. Böylelikle işsizlik rakamları düşecek, hem de sektörün kalifiye eleman bulma sorunu da çözülmüş olacaktır. Devletin bu noktada katkı ve turizmcilerle işbirliklerini bekliyoruz. En son Van depreminde gördüğümüz bir şey var. Bu tür doğal afetlerde, istenmeyen durumlarda evsiz kalan yurttaşlarımız için konaklama tesislerimiz sığınılacak bir liman olabiliyor. Türkiye'de özellikle sahil şeridindeki konaklama tesislerimiz bu tür tabii afetlerde insanımıza 'can suyu' olabilecek, deyim yerindeyse 'şefkat ve barınma evi' haline gelebilecek yerlerdir. Bunu hiçbir şekilde göz ardı etmemeliyiz. Biz büyük bir ülkeyiz ve kaynaklarımızı etkin, verimli kullanmanın yanında kadim medeniyetimizin bize en büyük miraslarından birisi olan paylaşmanın, dayanışmanın güzelliğini de milletçe en yoğun biçimde yaşamanın tadını iyi biliriz.''
'Ölü sezonların değerlendirilmesi yapılmalı''
Bir diğer önemli konunun, kış aylarında turistik tesislerin ayakta kalabilmesi için kullandıkları elektrik, su, gaz bedellerinde devletin indirime gitmesi olduğunu anlatan İşler, 'Çalışmayan bir tesiste en azından yüzde 50 indirimli bir teşvik, sektöre ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Kış aylarında kongre, sağlık turizmine hitap edebilen, emeklilerin, gazilerin ve bu tesislerde kalmamış kişilerin buralarda konaklama imkânları, tesislerin maliyetleri düşeceği için mümkün olabilecektir'' dedi.İşler, şöyle devam etti: ' Ayrıca önceki sene yaşadığımız üzücü Van depremi sonrası otellerin acil durumlarda halka açılabilmesi, son derece önemli bir gelişmeydi. Bu noktada devletin teşvikleriyle bizler de kendi insanımıza destek verebiliriz. İspanya'da hayata geçirilen benzer bir sistemde devlet, turizmciye bir takım teşviklerde bulunarak, yazın tatile gitme imkânı olmayan insanlara kış aylarında tatil imkânı sunuyor. Avrupa Komisyonu'nun üç yıllık sosyal turizmi teşvik etme amaçlı girişimi olan Calypso, bir taraftan kısıtlı imkânlara sahip gruplara seyahat olanakları sunuyor, diğer taraftan da yerel ekonomileri güçlendirip istihdam kapasitesini artırıyor. Ölü sezonda sınır ötesi turizmi teşvik eden Calypso, yurtdışında tatile gitmenin zor olduğunu düşünen kişilerin bu tür seyahatlere çıkma olasılıklarınıartırmaktadır. Bilindiği gibi ülkemizde birçok bölgenin ekonomisi turizme daha fazla bel bağlamaktadır, ancak okul tatillerinin dışında kalan sezon dışıdönemlerde turizm gelirlerinde ciddi seviyede düşüş kaydedilmektedir. Oldukça sakin geçen bu aylarda yapılacak olan seyahatler, istihdam olanaklarıyaratmanın ve ekonomik canlanmayı sağlamanın yanı sıra farklı ülkelerden gelen kişilerin yeni kültürleri keşfetmesini sağlayacaktır. Avrupa'daki benzer teşviklerle bu uygulamayı Türkiye'de de harekete geçirebiliriz. Sektör olarak buna inanıyoruz. Özellikle sektörde ağır basan 5 il olan Antalya, Aydın, İzmir, Muğla ve Mersin'de, Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart aylarında açık tutulan ve asgari 10 işçi istihdam edilen yerlerde, sosyal güvenlik primlerinin en azından yüzde 50'sinin hazine tarafından karşılanmasını istiyoruz.''
'ETİK göreve hazır''
İşler, İzmir'in turizmde büyüyebilmesi için aslında her türlü imkanın bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: 'Bilindik bir tabirle, un, helva, şeker ve yağ bu kentte mevcut. Ancak burada eksik olan bu karışımıyapacak olan donanım ve zaman. Bu bakımdan hem zamana hem de bu donanımı sağlayabilmek için birlikteliğe ihtiyaç var. Bu konuda ETİK, üzerine düşeni yapmaya hazır durumdadır. Türkiye'nin önemli turizm kentlerinden biri olan İzmir, 2012 yılı boyunca en fazla Avrupa ülkelerinden olmak üzere, 93 ülkeden 1 milyon 369 bin turisti ağırladı. İzmir, geçtiğimiz yıl 93 ülkeden gelen turistleri ağırladı.Özellikle Avrupa ülkelerinden önemli oranda ziyaretçinin geldiği kenti, Almanya'dan 359 bin 687, İtalya'dan 137 bin 266, Fransa'dan 128 bin 199, İngiltere'den 117 bin 736 kişi tercih etti. Efes, Bergama gibi dünyaca ünlü tarihi merkezleri, mavi bayraklı koyları ve termal kaynaklarıyla deniz, kültür, tarih ve sağlık turizmine hitap eden İzmir, kruvaziyer turizminde de önemli gelişme kaydetti. 2011 yılında 272 kruvaziyerin demir attığı İzmir limanına, 2012'de 286 kruvaziyeri geldi. Kruvaziyerle gelen turist sayısı ise 510 bin 42 kişi oldu. İzmir'de birliktelik içerisinde hareket edildiği zaman rekor kırarız. Bu rakamları daha da yukarılara çekebilmek bizim elimizde. Yeter ki, sahip olduğumuz gücün farkında olalım ve birliktelik içerisinde hareket edelim. EXPO 2020 adayı olan İzmir'de turizm adına yapılacak çok iş var. Konumu, iklimi, doğal güzellikleri ve tarihiyle Türkiye'nin önemli turistik şehirlerinden biri olan İzmir'in EXPO 2020'ye giden süreçte tanıtımının maksimum seviyede yapılması için ETİK göreve hazırdır, İzmir'in turizmde 'marka kent' olabilmesi için el ele verelim ve hep birlikte çalışalım.'' Sektörel anlamda 2013 yılının, 2012'nin bir devamı olacağını, ancak hem İzmir ve Ege hem de Türkiye turizmi olarak 2012 yılı rakamlarının üzerine çıkılacağını öngördüğünü anlatan İşler, 'Tahmini olarak, Türkiye turizmi için +3 ile +5, Ege turizmi açısından da +3 ile +4 civarında bir artış bekliyorum'' dedi.
'Ölü sezonların değerlendirilmesi yapılmalı''
Bir diğer önemli konunun, kış aylarında turistik tesislerin ayakta kalabilmesi için kullandıkları elektrik, su, gaz bedellerinde devletin indirime gitmesi olduğunu anlatan İşler, 'Çalışmayan bir tesiste en azından yüzde 50 indirimli bir teşvik, sektöre ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Kış aylarında kongre, sağlık turizmine hitap edebilen, emeklilerin, gazilerin ve bu tesislerde kalmamış kişilerin buralarda konaklama imkânları, tesislerin maliyetleri düşeceği için mümkün olabilecektir'' dedi.İşler, şöyle devam etti: ' Ayrıca önceki sene yaşadığımız üzücü Van depremi sonrası otellerin acil durumlarda halka açılabilmesi, son derece önemli bir gelişmeydi. Bu noktada devletin teşvikleriyle bizler de kendi insanımıza destek verebiliriz. İspanya'da hayata geçirilen benzer bir sistemde devlet, turizmciye bir takım teşviklerde bulunarak, yazın tatile gitme imkânı olmayan insanlara kış aylarında tatil imkânı sunuyor. Avrupa Komisyonu'nun üç yıllık sosyal turizmi teşvik etme amaçlı girişimi olan Calypso, bir taraftan kısıtlı imkânlara sahip gruplara seyahat olanakları sunuyor, diğer taraftan da yerel ekonomileri güçlendirip istihdam kapasitesini artırıyor. Ölü sezonda sınır ötesi turizmi teşvik eden Calypso, yurtdışında tatile gitmenin zor olduğunu düşünen kişilerin bu tür seyahatlere çıkma olasılıklarınıartırmaktadır. Bilindiği gibi ülkemizde birçok bölgenin ekonomisi turizme daha fazla bel bağlamaktadır, ancak okul tatillerinin dışında kalan sezon dışıdönemlerde turizm gelirlerinde ciddi seviyede düşüş kaydedilmektedir. Oldukça sakin geçen bu aylarda yapılacak olan seyahatler, istihdam olanaklarıyaratmanın ve ekonomik canlanmayı sağlamanın yanı sıra farklı ülkelerden gelen kişilerin yeni kültürleri keşfetmesini sağlayacaktır. Avrupa'daki benzer teşviklerle bu uygulamayı Türkiye'de de harekete geçirebiliriz. Sektör olarak buna inanıyoruz. Özellikle sektörde ağır basan 5 il olan Antalya, Aydın, İzmir, Muğla ve Mersin'de, Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart aylarında açık tutulan ve asgari 10 işçi istihdam edilen yerlerde, sosyal güvenlik primlerinin en azından yüzde 50'sinin hazine tarafından karşılanmasını istiyoruz.''
'ETİK göreve hazır''
İşler, İzmir'in turizmde büyüyebilmesi için aslında her türlü imkanın bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: 'Bilindik bir tabirle, un, helva, şeker ve yağ bu kentte mevcut. Ancak burada eksik olan bu karışımıyapacak olan donanım ve zaman. Bu bakımdan hem zamana hem de bu donanımı sağlayabilmek için birlikteliğe ihtiyaç var. Bu konuda ETİK, üzerine düşeni yapmaya hazır durumdadır. Türkiye'nin önemli turizm kentlerinden biri olan İzmir, 2012 yılı boyunca en fazla Avrupa ülkelerinden olmak üzere, 93 ülkeden 1 milyon 369 bin turisti ağırladı. İzmir, geçtiğimiz yıl 93 ülkeden gelen turistleri ağırladı.Özellikle Avrupa ülkelerinden önemli oranda ziyaretçinin geldiği kenti, Almanya'dan 359 bin 687, İtalya'dan 137 bin 266, Fransa'dan 128 bin 199, İngiltere'den 117 bin 736 kişi tercih etti. Efes, Bergama gibi dünyaca ünlü tarihi merkezleri, mavi bayraklı koyları ve termal kaynaklarıyla deniz, kültür, tarih ve sağlık turizmine hitap eden İzmir, kruvaziyer turizminde de önemli gelişme kaydetti. 2011 yılında 272 kruvaziyerin demir attığı İzmir limanına, 2012'de 286 kruvaziyeri geldi. Kruvaziyerle gelen turist sayısı ise 510 bin 42 kişi oldu. İzmir'de birliktelik içerisinde hareket edildiği zaman rekor kırarız. Bu rakamları daha da yukarılara çekebilmek bizim elimizde. Yeter ki, sahip olduğumuz gücün farkında olalım ve birliktelik içerisinde hareket edelim. EXPO 2020 adayı olan İzmir'de turizm adına yapılacak çok iş var. Konumu, iklimi, doğal güzellikleri ve tarihiyle Türkiye'nin önemli turistik şehirlerinden biri olan İzmir'in EXPO 2020'ye giden süreçte tanıtımının maksimum seviyede yapılması için ETİK göreve hazırdır, İzmir'in turizmde 'marka kent' olabilmesi için el ele verelim ve hep birlikte çalışalım.'' Sektörel anlamda 2013 yılının, 2012'nin bir devamı olacağını, ancak hem İzmir ve Ege hem de Türkiye turizmi olarak 2012 yılı rakamlarının üzerine çıkılacağını öngördüğünü anlatan İşler, 'Tahmini olarak, Türkiye turizmi için +3 ile +5, Ege turizmi açısından da +3 ile +4 civarında bir artış bekliyorum'' dedi.







