Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği'nin (TUYED) üyesi gazetecilerle bir araya gelen TÜRSAB Başkan Adayı Firuz Bağlıkaya, seçim yarışına yön verecek açıklamalarda bulundu. Gazetecilerden gelen soruları yanıtlayan Firuz Bağlıkaya, bir önceki toplantıda TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'un öne sürdüğü iddialara da cevap verdi. Cevaplarında TÜRSAB'ın kurumsal kimliğine yönelik hassasiyetini özellikle vurgulayan Firuz Bağlıkaya'nın rakibi Başaran Ulusoy'a karşı kullandığı ılımlı üslup dikkat çekti...TÜRSAB Başkanlığına neden aday oldunuz?TÜRSAB'da geçmiş yıllarda bir buçuk dönem ikinci başkanlık yaptım. İkinci dönemin ortasında istifa ettim. Bu meslek grubuna belli seneler boyunca hizmet etmiş insanlarız. Bilgi ve tecrübeyi gelecek nesillere aktarmak, yaptığın mesleğin gelişmesi ve ilerlemesi için çaba sarf etmek, insanın doğasında olan bir şey. Ben de bu amaçlarla birliğin içinde yer almıştım. Fakat üç yıllık, çok yoğun bir çalışma döneminin ardından TÜRSAB'daki mevcut yapı ile sektöre hizmet edebilmenin mümkün olmadığını gördüm. Hedeflerimiz farklı, düşüncelerimiz farklı, yaptığımız işler ise bambaşkaydı."Değiştirmek için aday olduk"Maalesef sektörden çok kopuk bir Seyahat Acentaları Birliği var şu anda. Bu durumu değiştirmek için aday olduk aynı zamanda. Birilerinin ima ettiği gibi, menfaat var diye aday olmadık. Öyle bir yaklaşımımız olsaydı, zaten orada ikinci başkandım, istifa edip de bırakmazdım."Asli görevleriyle uğraşan bir TÜRSAB istiyoruz"Aday olma sebebimiz aslında çok nettir. TÜRSAB'ı mesleğimize faydalı ve kurumsal bir yapı haline getirmek istiyoruz. Dertlerimizi, sıkıntılarımızı çözebilecek bir Birlik istiyoruz. Seyahat acentalarının asli görevlerinin dışında hiçbir şeyle uğraşmayan, konsantrasyonunun ve mesaisini sadece işine ve üyelerine ayıran bir TÜRSAB istiyoruz."TÜRSAB'ın etkin, yetkin ve danışılan bir kurum olmasını istiyoruz"TÜRSAB'ın çağa uygun, ülkenin ve coğrafyanın şartlarına uygun, turizmin yeni şartlarına ve ruhuna uygun bir yapıya kavuşması gerektiğini düşünüyoruz. Hükümete yol gösteren bir yapıda olmasını istiyoruz. Turizmle ilgili her konuda danışılan bir yer olmasını istiyoruz. Sektörüyle ilgili gelişmeleri gazetelerden öğrenen bir kurum değil, turizm politikalarını belirleyen bir kurum olmasını istiyoruz. Özetle etkin ve yetkin olmasını istiyoruz. Bu sektörün de bunu fazlasıyla hak ettiğini düşünüyoruz..."Kurumsallaştırıp gençlere bırakmak istiyoruz"Öyle 20 - 25 sene de başkanlık yapmak istemiyoruz. Kurumsallaştırıp, yeni bir dönemi açtıktan sonra, bizden sonraki genç kuşaklara bırakmak istiyoruz "Sektörü kucaklamalı ve önderlik yapmalıyız"Mesleğimizin büyük sıkıntıları var. Sadece bizim değil, otelcilerin, rehberlerin ve havayolu şirketlerinin de sıkıntıları var. Rehberlerin sonradan oldu, ama sektörün tüm bileşenlerini kucaklayacak, yasayla kurulmuş tek kurum biziz. Bu nedenle bizim çözüm için önderlik yapmamız lazım. Kucaklayıcı olmamız lazım. Birliğimiz, saydığım tüm bu fonksiyonlardan uzak olduğu için bu göreve talip olduk. Başka da bir amacımız yok...Başaran Ulusoy, yaptığımız görüşmede "köyüne gitmek isterken" kendisini sizin ikna ettiğinizi söyledi. Bunu neden yaptınız?Evet bu doğru. Hep sözümü dinler sağ olsun... Şaka bir yana, bundan beş sene önceydi; Başaran Bey seçime bir ay kala "ben aday olmayacağım" dedi. Biz de o zamanlar bunun tekrar eden bir manevra olduğunun farkında değildik. Sektör sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bir dönem daha başkanlık yap, biz de bu süreçte içerideki yapıyı kurumsallaştırmak için çalışalım dedik. Kim kime bağlı, hangi departman nereye bağlı bunları düzenleyelim. Çay veya tuvalet kağıdı alırken başkana sorulmayan bir sistem geliştirdikten sonra ayrılırsın diye ikna ettik."Beni dinleyip kaldıysa şimdi de git diyorum"Doğrudur, sizinle yaptığı buluşmada anlattığı gibi, toplantıyı da evimde yapmıştık. O günkü şartlarda, gerçekten orada durması gerektiğine inandığımız için, bir gurup iyi niyetli arkadaşla bir toplantı organize ederek ikna etmiştik. Devam etmesini talep etmem, o günkü şartlarda son derece normaldi. Bugün geldiğimiz noktada ise devam etmemesi gerektiğine inandığımı için adayım.Başaran Bey'in gitmesi gerektiğini yüzüne de defalarca söylemiş bir insanım; bunun bir sürü de şahidi var. Şu anki pozisyonlarını korumak için çabalayan arkadaşların, o günkü yemeğe şahitlik ettikleri gibi buna da şahitlik etmelerini beklerim.Açıklamalarınızda bundan sonra yeni seyahat acentası kurulmasına izin vermeyeceğinizi söylüyorsunuz. Başaran Bey ise bunun yasalara uymayan boş bir vaat olduğunu ileri sürüyor. Hatta elinde sihirli bir sopası varsa buyursun gelsin yapsın diyor... Bu konuda neler söyleyeceksiniz?Siyaseten öyle konuşmasını anlayışla karşılıyorum. Doğrudur, o öyle düşünüyor da olabilir. Ama "Bir sihirli değneği varsa gelsin yapsın" gibi yaklaşımları doğru bulmuyorum. Öyle, başkalarının becerileriyle, fikirleriyle başkanlık yapma dönemi bitmiştir artık. Becerisi varsa buyursun yapsın ve devam etsin. Seçilirse biz de saygı duymaya devam ederiz."Acenta mesleki - ticari bir faaliyettir, kısıtlamalar getirilebilir"Bizim baktığımız açı şöyle: Seyahat acentacılığı yalnızca ticari bir faaliyet değildir; aynı zamanda meslektir. Dolayısıyla mesleki bir takım kısıtlamalara ve formasyonlara tabi tutulabilir. Dolayısıyla diyoruz ki yeni acenta açılması kontrol altına alınabilir. Her müracaat edene belge vermek zorunda değiliz. Mesafe, bölge ve sayı kıstası gibi bir sürü kıstas getirilebilir. Ne zamana kadar; yasal düzenleme yapılana kadar... Yasal düzenleme yapıldıktan sonra, zaten yasal zemini vardır, yasaya göre davranır kurdurtmazsınız.Ayrıca bundan sonra hiç yeni acenta kurdurtmayacağız da demiyoruz. Belli bir döneme kadar kurdurtmayıp sonra da kontrol altına tutacağımızı söylüyoruz."Yeni Karamürsel'den elbise alır gibi belge veriliyor"Neden böyle diyoruz, çünkü çok ciddi şikayetler var. Seyahat Acentaları Birliği, mesleği koruyup kollamak ve gelişimini sağlamakla yükümlü bir kurumdur. Halbuki belge almak isteyenlere nasıl kolaylıklar sağlandığını herkes biliyor. Yani Yeni Karamürsel'den elbise alır gibi belge veriliyor. Bu nereye kadar gidecek? Bu işi yapan arkadaşlarımızın rekabet üstünlüğü ellerinden gidiyor. Bunu koruyup kollamak zorundayız."Yasaları ve Rekabet Kurumu'nu hatırlamaları çok hoşuma gitti"Tabi bu arada biz yeni acenta kurdurtmayacağız deyince yasaları ve Rekabet Kurumu'nu hatırlamaları da itiraf edeyim çok hoşuma gitti. Yaptıkları rekabete aykırı eylem ve işlemde Rekabet Kurumu'nu hatırlamayanlar birden Rekabet Kurumu'nun varlığını hatırlamaya başladı. İnsana sorarlar, 32 dolarlık malzemeleri hacılara 95 dolara satarken Rekabet Kurumu neden akılınıza gelmedi diye..."BYK seçimlerini yapmadılar"Hukuktan bahsediyorlar, fakat kendi hukuklarını bile uygulamıyorlar. 2 bin tane seyahat acentasının bulunduğu bölgelerde, Bölgesel Yürütme Kurulları'nın (BYK) seçimlerini bile yapmadılar. Dört sene önce seçilmiş kişilerle hala BYK'ları yönetiyorlar. Biz kendisine bunların eleştirisini getirmedik. Bir sebebi vardır dedik. Hiçbir zaman ne yapıyorsunuz burası "muz birliği" mi diye sormadık."Yapabileceğimize inanıyoruz"Evet, seyahat acentası kurulmasını, önce belli bir süre engelleyeceğiz, ondan sonra da kontrol altında tutacağız. Biz bunu oturup da acentaların hoşuna ne gider diye düşünerek söylemedik. Hukukçularla konuşup, tartıştık. Yapabileceğimizi inanıyoruz. Mesleki formasyon uygulanır ve bir takım bariyerler konularak yeni acenta kurulumu zorlaştırılabilir. Eczaneler ve iddia bayileri için bunlar uygulanırken neden biz de acentalar için uygulamayalım. Anayasa onları bağlamıyor mu? Onlar Patagonya'nın iddia bayisi mi? Onlar yapıyor da biz neden yapamayacakmışız?Buradaki asıl mesele şudur: Yapmayı istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Yoksa belge dağıtarak acenta enflasyonu mu yaratmak istiyorsunuz? Biz yeni acenta açılmasını durdurmak istiyoruz ve seçildiğimde bunun da yapacağız.Siz yönetime geldiğinizde küçük acentaların dışlanacağı ve bitirileceği, Başaran Bey'in "üç harfli" diye tabir ettiği bir acentanın sektörde dominant hale geleceği ve sizin de aslında bu yolu açmak için yönetime talip olduğunuz iddia ediliyor. Küçük acentalar için ne düşünüyorsunuz ve ne vaat ediyorsunuz?Seyahat acentalarının böyle bir kaygısı olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir imaj ile korku yaratılmaya çalışılıyor. Geçen seçimde de aynısı yapıldı. "Siz büyük acentaların temsilcisisiniz" denildi."ETS, Anı ve Jolly'i ben mi büyüttüm?"Peki soruya karşılık ben de soruyorum: 7300 tane acentayı ben mi kurdurdum? 20 yıldır başkanlık yapıyor, ETS'yi bu süreçte ben mi büyüttüm? Anı ve Jolly'i aradan geçen yıllar içinde ben mi büyüttüm? Bu kadar komik bir şey olabilir mi?"Rahatsızlarsa küçültsünler"Kendilerine böyle önemli roller biçmesinler. Seyahat Acentaları Birliği'nin bu konuda, bir rolü veya fonksiyonu yok. Büyükler orada duruyor, madem bu durumdan o kadar rahatsızlar, gidip küçültsünler. Bazı acentaların bu boya gelmelerinde kimin katkısı olduğunu sektördeki herkes biliyor. "Komik senaryolar yazıyorlar"7300 kullanılabilir oy var. Büyük acenta dediklerinin de 5 oyu var. Hepsi bana verse ne olur vermese ne olur. İşte böyle komik senaryolar yazıyorlar. Zaytung'luk iddialar bunlar. Kimi korkutuyorsunuz; millet ne olup bittiğini anlamıyor mu, yazılanları okumuyor mu?"Acentaların dertlerini onlardan daha iyi bilirim"Geçen seçimlerde bunların tamamı denendi. Küçük seyahat acentalarının dertlerini onlardan daha iyi bilirim. Birliğin başında acentaların dertleri ve tasarıyla uğraşan bir yönetim olursa küçüklerin hakkı ve menfaati de korunur. Son 5 yılda seyahat acentalarının sorunlarıyla ilgili bir yasal düzenleme olduğunu hatırlıyor musunuz? Acentalar için bir tane itirazları oldu mu?"Maalesef bizi iyi temsil edemiyorlar"Mikrofon uzatıldığında gerçekten bir keresinde bile bizim derdimiz olan konular dile getirildi mi? Buradaki asıl mesele düzgün temsiliyettir. Maalesef bizi düzgün temsil etmiyorlar. Biz talip olduğumuz da "aman ha o gelirse şöyle olur, şöyle olur" diyorlar. Artık bunlara herkesin karnı tok..."Küçük acentaları koruyup kollayacağız"Sonuç itibariyle biz yönetime talibiz ve herkesin yönetimine talibiz. Hiç kimseyle ayrılığımız gayrlılığımız olmayacak. Tam tersine onların hayal edemeyeceği kadar, küçük acentaları koruyup kollayacağız.Sosyal medyadaki bir yayınınızda Hükümete sunacağınız bir rapordan bahsettiğiniz. Bu raporla ilgili bilgi verebilir misiniz?Yalnız seyahat acentalarının değil, bizim sektör olarak birçok sorunumuz var. Çatı örgütümüz olmadığı için güç birliği yapamıyoruz. Gerçekten mevcut yönetimi eleştirmek için söylemiyorum, gerekliliklerden yapılmış olabilir, fakat biz bundan sonra sektörü kucaklayan, başkalarının yasanın da çıkmasına ön ayak olan, sektörün tamamıyla ilgili kaygıları olan bir Seyahat Acentaları Birliği hedefliyoruz. Burası benim, başkasına hiç bir şey yaptırmam, sektörü sadece ben temsil ederim diye bir anlayışımız yok."Sektörde barış ve huzur istiyoruz"Bir yandan herkesle iş yapacaksınız, ama aynı zamanda herkesle de kavgalı olacaksınız; böyle bir şey olabilir mi? Biz herkesi kucaklayacak bir çözüm önerisi hazırlıyoruz. Kasım ayındaki Turizm Şurası'ndan önce bu raporu vermiş olacağız. Çünkü davetli olmamıza rağmen, seçim programımız nedeniyle şuraya katılamayacağız.Sonuç itibariyle biz sektörde barış ve huzur istiyoruz. Otelcilerle aynı masanın etrafında oturup tartışarak sorunları çözmek istiyoruz. Uçakçılar ve rehberlerle oturup sorunları konuşabilmek istiyoruz. Sorunları gererek büyütmenin hiçbirimize faydası yok. Biz kaç senedir verilen kavgaların da herhangi bir faydasını görmedik. Arkadaşlarımız, otelcilerden, organizasyon şirketlerine yer veriyorlar diye şikayetçi. Peki biz gidip otelcilerle bu konuyu konuşabildik mi?Konuşamadık... Neden konuşamadık, çünkü Birliğimizin başka gündemleri ve kaygıları var. Bir türlü mesleğin kendi kaygıları ve problemleriyle ilgili gündem önlerine gelmiyor.Bizim tek kaygımız, gerçekten barış ve huzur içinde, sektörü yönetecek bir çatı yapıya ve yasasına ulaşabilmek. Artık Kamu nasıl organize ederse eder, fakat böyle bir şeye hepimizin ihtiyacı var.Yine bir seçin vaadinizde havayolu şirketlerinden "free bilet" almayacağınızı söylediniz...Evet almayacağız. Eğer menfaat çatışması içinde olduğunuz kurumlarla bu tür ilişkilere girerseniz, hak ve menfaatlerinizi koruyamazsınız. Seyahat acentalarının sorunlarını çözmek için illa havayolu şirketlerinden free bilet mi almanız gerekmiyor? Veya gidip bir şirket mi kurmanız gerekiyor? Bu sorunların çözümünün onlarca başka yolu var.Seyahat Acentaları Birliği'nden gerçekten nitelikli bir görev ve pozisyon bekleniyorsa; gerçekten bu ülkenin turizmiyle ile ilgili bir vizyon koyması isteniyorsa, bunun kaynağının da sağlanması lazım. Bunun da kamu kaynaklarından karşılanabiliyor olması lazım. Biz bu kaynağı alacağız. Düzgün ve doğru anlatarak alacağız."Tanıtımda TÜRSAB'ı etkin hale getireceğiz"Tanıtımda çok daha etkin olmamız lazım. Fuarların bir köşesinde TÜRSAB standı açılıyor; içinde ya birisi var ya da yok. Var olan kişi de ya telefonuyla uğraşıyor ya da başka bir şeyle. Bu iş bu şekilde olmaz. Sektörün kılcal damarlarına kadar inip oralardaki acentalarla yurtdışındaki acentaları buluşturacak platformlar oluşturacağız. Bunu fuarların dışında ve başka zamanlarda da yapacağız.Kültür ve Turizm Bakanlığı fuarlardan devasa standlar alıyor. Aslında o standları TÜRSAB'ın alması lazım. Çünkü bu işin pazarlamasından seyahat acentaları sorumludur. Yönetime geldiğimizde bu alanda birliği olması gereken alana çekeceğiz."Yepyeni bir dönem açılacak"Tekrar ediyorum, yepyeni bir dönem açılacak. Seyahat Acentaları Birliği tüm Türkiye'yi kucaklayarak, sektörün tamamının sorunlarıyla ilgili ve bu sorunlar karşısında kaygı duyar hale gelmek zorunda. Başka türlü ilerlememiz mümkün değil.Yönetim kurulunuzda kimler olacak?Şu anda yönetim kurulunu belirlemedik. Çok sayıda değerli arkadaşımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Geçen seçimde de aynısını yapmıştık; 10 - 15 gün kala oturup kendi aramızda yönetim, denetim, disiplin ve komiteler ile ilgili listeleri hazırlamıştık. Yine aynı şeyi yapacağız. Bizimle birlikte çalışan herkes yönetimde, denetimde, ve disiplinde çalışmayı hak edecek tecrübe ve bilgiye sahip.Listeyi herkesin mutabakatı ile hazırlayacağız. Benim bir kontenjanım olmayacak. Kişilerden bağımsız, hedefleri belli olan bir yönetim kuracağız. Sürdürülebilir, bizden sonra da devam edebilecek bir yönetim sistemi kurmak istiyoruz. (turizmajansi.com)
Gündem
Yayınlanma: 29 Eylül 2017 - 20:12
Firuz Bağlıkaya, "Maalesef bizi iyi temsil edemiyorlar"
TUYED üyesi gazetecilerle bir araya gelen TÜRSAB Başkan Adayı Firuz Bağlıkaya, adaylığı ve seçim vaatlerine ilişkin soruları cevapladı. Bağlıkaya, ''Maalesef bizi düzgün temsil etmiyorlar. Biz talip olduğumuz da "aman ha o gelirse şöyle olur, şöyle olur" diyorlar. Artık bunlara herkesin karnı tok'' dedi.
Gündem
29 Eylül 2017 - 20:12






