Hava-İŞ Sendikası'ndan yapılan açıklamada, THY A.O işletmesinde işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle uyuşmazlıkta bulunan ve 14 bin THY işçisini ilgilendiren 24. Dönem toplu iş sözleşmesi ile ilgili olarak resmi arabulucu raporunun sendikalarına tebliğ edilmesi sonucu prosedür gereği 60 gün içinde grev kararının alınarak uygulamaya konulacağı hatırlatıldı.
'Her zaman söylediğimiz gibi grev Hava-İş sendikası için hiçbir zaman amaç olmamıştır. Ancak işverenler değişik dönemlerde Hava-İş'in bu iyi niyetli ve sağduyulu tavrını yanlış değerlendirmiş, Hava-İş sendikasının grev kelimesini blöf amaçlı kullandığını düşünmüş ancak çok büyük hayal kırıklıklarına uğramışlardır'' ifadesi kullanılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
'İşte Hava-İş sendikası bu iyi niyet ve sağduyulu tavrını bir kez daha ortaya koyarak grev kararı öncesi işverene bir fırsat daha tanımıştır. Sendikamız Yönetim ve Başkanlar Kurulunun 27 Mart 2013 tarihinde yaptığı toplantıda grev kararı alınması ile ilgili konuyu değerlendirilmiş ve THY A.O yetkililerini resmi bir yazı ile ulusal havayolumuz THY'nin alınacak bu grev kararı ile birlikte oluşabilecek rezervasyon kayıplarını ulusal ve uluslararası alanda marka imajı ile ilgili oluşabilecek olumsuzlukları, turizm ve ihracat konusunda yaşanacak sıkıntıları dikkate alarak, daha önemlisi işletmede iş huzuru ve barışının yeniden tesis edilmesi amacıyla masadaki tüm uyuşmazlık konularının taraflarca grev kararı alınmadan sonuçlandırılmasına bir fırsat sağlamak için, 29 Mart 2013 tarihinden itibaren en kısa sürede toplantıya davet etmiştir. Ancak bu uzlaşma davetimiz kısa sürede yanıt bulmadığı takdirde sendikamız Yönetim Kurulu 3 Nisan 2013 tarihinde yeniden toplanacaktır.
THY A.O 24. Dönem toplu iş sözleşmesinde işverenin sendikanın üyelerinin talepleri olan yeni düzenlediği tekliflerini hiçbir şekilde tartışmaya yanaşmaması, yine bir önceki toplu iş sözleşmesinde tam da grev kararı aşamasında THY yönetiminin bazı AKP milletvekillerine yasa teklifi verdirerek getirdikleri grev yasağı sonucu, bu grev yasağına demokratik hakla karşı çıkan 305 üyemizi işten çıkarması ve işten çıkarılan bu üyelerimizin bilirkişi raporları ve mahkeme kararları ile kesinleşen işe iade kararlarının uygulanmaması temel uyuşmazlık konularıdır.''
Yeni tekliflerimizde ne istiyoruz?
Açıklamada, 'öncelikle işveren toplu iş sözleşme maddelerini dönem içinde tek taraflı ve keyfice çıkardığı ortaklık prosedürleri ile ihlal yoluna gitmektedir. Bu ihlalleri ortadan kaldırmak için çalışanların özlük haklarını ilgilendiren prosedürlerin sendikanın onayı alınarak yayınlanmasını talep ediyoruz'' denildi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: 'THY A.O'da hızlı büyüme sonucu özellikle kabin memuru sayısında büyük bir açık oluşmuştur. İşveren bu açığı sendikasız, daha düşük ücret ve kötü çalışma koşullarında uçuş emniyetini risk edecek bir biçimde part time personelle kapatmak istemektedir. İşte sendikamız bu part time personelin toplu iş sözleşmesi kapsamına alınmasını talep etmektedir.
İşveren geçen dönem yeni aldığı personelin ortaklık dışındaki çalışma sürelerini ortaklık kıdemine dahil edecek bir madde düzenlenmesini sağlamıştır. Ancak şirkette yıllarca part time ve belirli süreli sözleşme ile çalışan kendi personelinin kıdem kayıplarını telafi etmemektedir. Bu kıdem kayıplarının giderilmesini talep etmekteyiz.
Değerli yolcularımız yurttaşlarımız;
Sizlerin bir yerden bir yere emniyetle yolculuğunuzu sağlayanın, sadece uçak kabinindeki emniyet kemerleri mi olduğunu sağlıyorsunuz? Ya da yorgun uçan bir pilotla seyahatin risklerini biliyor musunuz? Ya da işinden olma korkusuyla stresle çalışan ve yoğun iş yükünün kısa sürede bitirilmesi amaçlı mobbinge maruz kalan uçak bakım teknisyeninin bu zor şartlar altında yapacağı küçük bir bakım hatasının nelere mal olabileceğini biliyor musunuz? Daha ucuza mal etmek için taşerona devredilen yer hizmetlerinde kölelik koşullarında günde 16 saat çalıştırılan işçilere emanet edilen hizmetlerde ne kuralsızlıklar yaşandığını biliyor musunuz?
Bunları sizleri korkutmak veya havayollarımızın imajını zedelemek için söylemiyoruz. Uçuş emniyeti ve sıfır kaza bizim en çok kafa yorduğumuz alan. Havacılık bir hizmet zinciridir. Tehlikeli bir maddeyi kargoya yükleyen kargo işçisinden, kabinde emniyet profesyoneli olan kabin memuruna, bakım yapan teknisyene ve mühendise, uçağın operasyonundan sorunlu pilota kadar, birçok meslekten havacı sizi sevdiklerinize emniyetle ulaştırmak için 24 saat özveri ile görev yapıyor. 10 bin fitte arkasında 200'den fazla yolcunun can ve mal güvenliği ile yükümlü bir pilotun her an değişen şart ve koşulda görev yaparken üzerinde oluşan stresini hissedebilir misiniz? İşte bu nedenle işçiler olarak yorgun uçmak ve çalışmak istemiyoruz. Sağlığımızın korunması için rapor aldığımızda işten çıkarılmak istemiyoruz.İşverenin kural ihlal ve baskılarını maruz kalmak istemiyoruz. Adil bilimsel kriterlere uygun uçuş planlaması ve yeterli sayıda uçucu ekiple görev yapmak istiyoruz. Dinlenme sürelerimizin geliştirilmesini istiyoruz. Bu talepler Hava-İş sendikası yöneticilerinin değil bizzat üyelerin talepleridir. Çünkü Hava-İş tekliflerini hazırlarken üyelerine soruyor ve sorunları onların görüşünü alarak belirliyor.
THY A.O yönetimi geçen dönem nasıl anti- demokratik grev yasağına sığınarak işçilerin haklarını ortadan kaldırma girişimine yöneldiyse, bu dönemde yine sendika ile uzlaşmayarak, işçilere tehdit ve sendikayı bertaraf edecek dedikodularla çözüm aramaktadır.THY A.O Yönetimini uyarıyoruz. Sendikanın bugün sunduğu görüşme çağrısı fırsatını iyi değerlendirin, şirketi kaos ve riske atan macera yollardan vazgeçin. Gelin masada sorunları bütünsel olarak ele alalım ve çözelim.''
'Her zaman söylediğimiz gibi grev Hava-İş sendikası için hiçbir zaman amaç olmamıştır. Ancak işverenler değişik dönemlerde Hava-İş'in bu iyi niyetli ve sağduyulu tavrını yanlış değerlendirmiş, Hava-İş sendikasının grev kelimesini blöf amaçlı kullandığını düşünmüş ancak çok büyük hayal kırıklıklarına uğramışlardır'' ifadesi kullanılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
'İşte Hava-İş sendikası bu iyi niyet ve sağduyulu tavrını bir kez daha ortaya koyarak grev kararı öncesi işverene bir fırsat daha tanımıştır. Sendikamız Yönetim ve Başkanlar Kurulunun 27 Mart 2013 tarihinde yaptığı toplantıda grev kararı alınması ile ilgili konuyu değerlendirilmiş ve THY A.O yetkililerini resmi bir yazı ile ulusal havayolumuz THY'nin alınacak bu grev kararı ile birlikte oluşabilecek rezervasyon kayıplarını ulusal ve uluslararası alanda marka imajı ile ilgili oluşabilecek olumsuzlukları, turizm ve ihracat konusunda yaşanacak sıkıntıları dikkate alarak, daha önemlisi işletmede iş huzuru ve barışının yeniden tesis edilmesi amacıyla masadaki tüm uyuşmazlık konularının taraflarca grev kararı alınmadan sonuçlandırılmasına bir fırsat sağlamak için, 29 Mart 2013 tarihinden itibaren en kısa sürede toplantıya davet etmiştir. Ancak bu uzlaşma davetimiz kısa sürede yanıt bulmadığı takdirde sendikamız Yönetim Kurulu 3 Nisan 2013 tarihinde yeniden toplanacaktır.
THY A.O 24. Dönem toplu iş sözleşmesinde işverenin sendikanın üyelerinin talepleri olan yeni düzenlediği tekliflerini hiçbir şekilde tartışmaya yanaşmaması, yine bir önceki toplu iş sözleşmesinde tam da grev kararı aşamasında THY yönetiminin bazı AKP milletvekillerine yasa teklifi verdirerek getirdikleri grev yasağı sonucu, bu grev yasağına demokratik hakla karşı çıkan 305 üyemizi işten çıkarması ve işten çıkarılan bu üyelerimizin bilirkişi raporları ve mahkeme kararları ile kesinleşen işe iade kararlarının uygulanmaması temel uyuşmazlık konularıdır.''
Yeni tekliflerimizde ne istiyoruz?
Açıklamada, 'öncelikle işveren toplu iş sözleşme maddelerini dönem içinde tek taraflı ve keyfice çıkardığı ortaklık prosedürleri ile ihlal yoluna gitmektedir. Bu ihlalleri ortadan kaldırmak için çalışanların özlük haklarını ilgilendiren prosedürlerin sendikanın onayı alınarak yayınlanmasını talep ediyoruz'' denildi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: 'THY A.O'da hızlı büyüme sonucu özellikle kabin memuru sayısında büyük bir açık oluşmuştur. İşveren bu açığı sendikasız, daha düşük ücret ve kötü çalışma koşullarında uçuş emniyetini risk edecek bir biçimde part time personelle kapatmak istemektedir. İşte sendikamız bu part time personelin toplu iş sözleşmesi kapsamına alınmasını talep etmektedir.
İşveren geçen dönem yeni aldığı personelin ortaklık dışındaki çalışma sürelerini ortaklık kıdemine dahil edecek bir madde düzenlenmesini sağlamıştır. Ancak şirkette yıllarca part time ve belirli süreli sözleşme ile çalışan kendi personelinin kıdem kayıplarını telafi etmemektedir. Bu kıdem kayıplarının giderilmesini talep etmekteyiz.
Değerli yolcularımız yurttaşlarımız;
Sizlerin bir yerden bir yere emniyetle yolculuğunuzu sağlayanın, sadece uçak kabinindeki emniyet kemerleri mi olduğunu sağlıyorsunuz? Ya da yorgun uçan bir pilotla seyahatin risklerini biliyor musunuz? Ya da işinden olma korkusuyla stresle çalışan ve yoğun iş yükünün kısa sürede bitirilmesi amaçlı mobbinge maruz kalan uçak bakım teknisyeninin bu zor şartlar altında yapacağı küçük bir bakım hatasının nelere mal olabileceğini biliyor musunuz? Daha ucuza mal etmek için taşerona devredilen yer hizmetlerinde kölelik koşullarında günde 16 saat çalıştırılan işçilere emanet edilen hizmetlerde ne kuralsızlıklar yaşandığını biliyor musunuz?
Bunları sizleri korkutmak veya havayollarımızın imajını zedelemek için söylemiyoruz. Uçuş emniyeti ve sıfır kaza bizim en çok kafa yorduğumuz alan. Havacılık bir hizmet zinciridir. Tehlikeli bir maddeyi kargoya yükleyen kargo işçisinden, kabinde emniyet profesyoneli olan kabin memuruna, bakım yapan teknisyene ve mühendise, uçağın operasyonundan sorunlu pilota kadar, birçok meslekten havacı sizi sevdiklerinize emniyetle ulaştırmak için 24 saat özveri ile görev yapıyor. 10 bin fitte arkasında 200'den fazla yolcunun can ve mal güvenliği ile yükümlü bir pilotun her an değişen şart ve koşulda görev yaparken üzerinde oluşan stresini hissedebilir misiniz? İşte bu nedenle işçiler olarak yorgun uçmak ve çalışmak istemiyoruz. Sağlığımızın korunması için rapor aldığımızda işten çıkarılmak istemiyoruz.İşverenin kural ihlal ve baskılarını maruz kalmak istemiyoruz. Adil bilimsel kriterlere uygun uçuş planlaması ve yeterli sayıda uçucu ekiple görev yapmak istiyoruz. Dinlenme sürelerimizin geliştirilmesini istiyoruz. Bu talepler Hava-İş sendikası yöneticilerinin değil bizzat üyelerin talepleridir. Çünkü Hava-İş tekliflerini hazırlarken üyelerine soruyor ve sorunları onların görüşünü alarak belirliyor.
THY A.O yönetimi geçen dönem nasıl anti- demokratik grev yasağına sığınarak işçilerin haklarını ortadan kaldırma girişimine yöneldiyse, bu dönemde yine sendika ile uzlaşmayarak, işçilere tehdit ve sendikayı bertaraf edecek dedikodularla çözüm aramaktadır.THY A.O Yönetimini uyarıyoruz. Sendikanın bugün sunduğu görüşme çağrısı fırsatını iyi değerlendirin, şirketi kaos ve riske atan macera yollardan vazgeçin. Gelin masada sorunları bütünsel olarak ele alalım ve çözelim.''





