Hedeflenen 75 milyon turist sayısına ulaşılabilir

Hedeflenen 75 milyon turist sayısına ulaşılabilir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı, 'Salgının yol açtığı küresel ekonomik krizle birlikte, ülkemiz için döviz girdisi ve istihdam imkânları yaratmak çok daha önemli hale gelmiştir. Ülkemizin turizm potansiyeli yüksektir ve 75 milyon turist sayısına ulaşabilecek güçtedir'' dedi.

16 Nisan 2021 - 10:20 - Güncelleme: 17 Nisan 2021 - 11:51

Yağcı,  15-22 Nisan tarihleri arasında kutlaması yapılan Turizm Haftası nedeni ile açıklama yaptı. Yağcı; “Ülkemiz;  tarihi, kültürü ve eşsiz doğal güzellikleri barındıran, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir turizm destinasyonudur. Eşsiz turizm  kaynaklarının üzerine tesis edilen konaklama işletmeleri, cazibe merkezleri, spor ve sağlık tesisleri ile geniş yelpazede yüksek kalitede hizmet sunmaktadır.  Rakip destinasyonların önüne geçecek farklılıklar yaratarak, rekabet gücünü her geçen yıl arttırmayı başarmıştır'' dedi.

Turizm sektörünün ülke kalkınmasına olan katkılarını her geçen yıl daha da hissettirdiğini belirten Dr. Yağcı, “Turizm, ülke ekonomimizde  50’den fazla iş kolu ile doğrudan ilişkisi bulunan ve bacasız sanayi olarak adlandırdığımız sektörümüzün, dolaylı ve dolaysız istihdama katkısı yüksektir. Turizm sektörü; sürekli istihdam yaratan bir sektördür. Ayrıca, cari açığın azaltılmasındaki önemi özellikle ülkemiz için önemlidir'' diye konuştu.

Cari açığın kapatılmasında en önemli sektör trrizm

Turizm katma değer yaratma bakımından ülke kalkınmasına etki eden sektörlerin başında yer almaktadır diyen Dr. Yağcı: şunları söyledi:

''Turizm sektöründen elde edilen gelir, diğer sektörlere de doğrudan etki etmektedir. Sanayi ve tarım gibi sektörler ile turizm sektörünün üst düzey girdi-çıktı ilişkisi bulunmaktadır. Ülkemizde Turizm yerinde ihracat modeli ile ithalat girdisi minimum düzeyde olup Dış Ticaret Açığı ve nihai olarak Cari Açığın azaltılmasında ana sektör olmuştur, olmaya da devam etmektedir.

Turizm hareketlerine katılmak maksadı ile bir ülkeyi ziyaret eden turistler, bu süreçte yalnızca konaklama değil; yeme içme, eğlence, ulaştırma, alış-veriş ve kültür turları ile hizmetlerden yararlanırlar. Böylece turizm yerel halkı da kapsayan geniş yelpazede ekonomik girdi sağlamaktadır.

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyinin 2019 yılı verilerine göre Seyahat ve Turizm Endüstrisi Türkiye de Gayri Safi Milli Hasılanın %11.3’ünü oluşturup 85 milyar dolarlık bir ekonomik değer yaratıyor. İstihdam anlamında direkt ve dolaylı istihdama katkısı 2 milyon 644 bin kişiye ulaşmış ve bu da toplam istihdamın %9.4’ünü oluşturmaktadır.

Ülkede gereksinim duyulan toplam istihdama, turizm sektörünün yarattığı genel istihdam önemli bir etki oluşturmaktadır. Turizmin emek yoğun bir sektör olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, ülkenin toplam istihdamına çok büyük katkı sağlamaktadır.

Turizm hareketlerinin uluslararası boyutta gerçekleştirilmesi ile elde edilen dövizler ödemeler dengesi üzerine de net bir şekilde etki etmektedir.''

75 milyon turist hedefi

Türk Turizm sektörünün uluslararası pazarda marka haline geldiğini anlatan Yağcı, Türk Turizminin 40 yıldan fazla tecrübesiyle 2019 yılında 52 milyon turist sayısına ulaştıklarını vurguladı. Hedeflenen 75 milyon turist sayısına ulaşılabileceğini kaydeden Yağcı, ''Salgının yol açtığı küresel ekonomik krizle birlikte, ülkemiz için döviz girdisi ve istihdam imkânları yaratmak çok daha önemli hale gelmiştir. Ülkemizin turizm potansiyeli yüksektir ve 75 milyon turist sayısına ulaşabilecek güctedir. Bunun için 2020 Mart ayında açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi’nde sunulan mali destek, finansman ve likidite imkanları son derece önemli ve yerinde olmuştur. Bugüne olduğa kadar bundan sonraki dönemde de sektörün desteklenmesi önemlidir'' şeklinde konuştu.

Dr. Erkan Yağcı şöyle konuştu:

''Turizmin ekonomik tablolara yansıyan katkılarının dışında en önemli katkılarından biri de ülkemize gönüllü elçiler kazandırmasıdır. Turizm, Uluslararası tanınırlılık ve pozitif algı yaratma konusunda en etkili sektördür. Bu nedenle sektör ekonomik katkısı yanında kültürel barış anlamında da  “stratejik sektör” olarak tanımlanmaktadır.

2020 yılında salgının etkisini göstermesi ile yeni bir döneme girdik. Bu dönem belki de korona çağı olarak adlandırılacak.  Bizler bu dönem İnfodeminin oluşmaması için sürekli iletişim halinde olduk, olmaya devam ediyoruz.  Bilgi hijyeni bu dönem en önemli konularımızdan biri olmuştur. Odağımızda ‘insan’ ve ‘güven’ olacak, ve doğayı odağına alarak sürdürülebilir iş modeli önceliğimiz olacaktır.

Salgın sonrası dönemin özellikleri;  İnsancı İş ve İletişim Yönetimi, güven , çözüm üretmek, sağlık güvenliği, kapsayıcılık ve iletişim olacaktır. Turizm sektöründe Güvenli hareketlilik, Kriz yönetimi, Dayanıklılık, Kapsayıcılık, Yeşil dönüşüm, Dijital Dönüşüm, Sürdürülebilir Yatırım ve Altyapı konuları daha da önem kazanacaktır.

Özellikle birlikte çalışmanın, kamu ve özel sektör koordinasyonunun ve işbirliğinin önemi açıktır. Sektörümüzün daha dayanıklı olmasını sağlarken uluslararası seyahatin başlamasında öncü olan ülkemizin, sektörümüzün dayanıklılığını özellikle bu dönemde desteklenerek arttırılması son derece önemlidir.''
 

 

Bu haber 442 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
16 yeni otel daha açacak
16 yeni otel daha açacak
Rize-Artvin Havalimanı yıl sonunda açılıyor
Rize-Artvin Havalimanı yıl sonunda açılıyor