Turizm News - Dış Haberler - Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) 2026 yılına ilişkin finansal görünümü, Orta Doğu’daki savaş kaynaklı aksaklıklar ve yükselen yakıt fiyatlarının etkisiyle havayolu sektöründe kârlılığın neredeyse yarıya indiğini ortaya koydu. Küresel ölçekte şirketler kârda kalmayı sürdürse de, bölgesel ve finansal performanslarda ciddi ayrışma dikkat çekti.
Rapora göre havayolu şirketlerinin 2026’da toplam net kârı 23 milyar dolar olacak. Bu rakam, 2025 için öngörülen 45 milyar doların yaklaşık yarısına denk geliyor. Net kâr marjı da %2 seviyesine gerileyerek önceki tahminlerin çok altında kaldı.
Yolcu başına net kar 4,50 dolara düştü
IATA verileri, yolcu başına net kârın 4,50 dolara düştüğünü, sektörün toplam gelirlerinin ise artış göstererek 1,165 trilyon dolara ulaşacağını ortaya koyuyor. Ancak gelirlerdeki artış, yükselen maliyetleri dengelemeye yetmiyor.
Jet yakıtı fiyatları yüzde 70 arttı
Sektörde en büyük baskı kalemi yakıt maliyetleri oldu. jet yakıtı fiyatlarının yaklaşık %70 artmasıyla birlikte toplam yakıt giderlerinin 350 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Bu artış, şirket bilançolarında ciddi bir yük oluşturuyor.
Doluluk oranları rekor seviyelere çıkacak
Yolcu talebi artmaya devam ederken, doluluk oranlarının %84 ile rekor seviyelere çıkması öngörülüyor. Buna rağmen küresel ekonomik yavaşlama, enflasyon ve ticaret hacmindeki düşüş sektörün büyüme hızını sınırlıyor.
IATA Genel Direktörü Willie Walsh, Orta Doğu’daki hava sahası kısıtlamaları ve yakıt fiyatlarındaki sert artışın sektörü doğrudan etkilediğini belirterek, “Kârlar 45 milyar dolardan 23 milyar dolara geriliyor. Marjlar ise %4,2’den %2’ye düşüyor. Havayolları maliyet artışını tamamen fiyatlara yansıtamıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Raporda ayrıca kargo taşımacılığında sınırlı büyüme, sürdürülebilir havacılık yakıtlarının (SAF) düşük payı ve tedarik zinciri sorunlarının sektörü baskı altında tutmaya devam ettiği vurgulandı.
IATA’ya göre sektör, güçlü talebe rağmen artan maliyetler ve jeopolitik riskler nedeniyle “düşük kâr marjlı kırılgan bir büyüme dönemine” girmiş durumda.










