TÜROB (Türkiye Otelciler Birliği) Geleneksel Öğle Yemeği, The Marmara Taksim ev sahipliğinde gerçekleşti. Yemeğe, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Danışmanı Tülin Ersöz, İstanbul Brezilya Başkonsolosu Paulo Roberto França, İstanbul Almanya Başkonsolosu Vekili Stefan Graf ile birlikte protokol konukları katıldı.Açılış konuşmasını yapan TÜROB Başkanı Timur Bayındır, sektör gündemi hakkında bilgi aktardı. 2017 yılının son çeyreğine yaklaştıklaırnı belirten Bayındır, ''Geçen yıla göre daha hareketli ve olumlu bir dönem geçirdiğimizi söyleyebilirim. Ne var ki, kaynak Pazar çeşitliliğimizdeki ve gelirlerimizdeki daralma devam ediyor'' dedi.
''Malumunuz, gündemimizde Kurban Bayramı var. Bayram ve tatil denilince, gözler hemen biz turizmcilere çevriliyor'' diyen Bayındır, şunları kaydetti:''Kurban Bayramı bu yıl yüksek sezona denk geldi. Bu dönemde, yerli tatilcinin yanı sıra, Rus turistlerin de artmasıyla resort bölgelerde zaten önemli bir hareketlilik yaşanıyor. Tatilinin uzaması yerli turizm hareketinin daha da hızlanmasını sağlayacaktır. Kıyı bölgelerinde yaşanacak yoğunluk muhakkak ki bölge turizmine kaktı sağlayacaktır.
YILIN SON ÇEYREĞİNİ ZAYIF GEÇİRECEĞİZ
Ancak hep söylediğimiz gibi şehir otellerinin, özellikle İstanbul otellerinin söz konusu dönemdeki yerli turizm hareketinden faydalanması pek mümkün görünmüyor. Buna karşılık İstanbul'da bayram döneminde Ortadoğu'dan gelen turist sayısında artış söz konusu. Bayram döneminde Körfez turistinin etkisiyle İstanbul'da doluluklar yüzde 80'i bulacak gibi görünüyor. Aynı durum Trabzon için de geçerli. Bayram sonrası maalesef bu doluluklar yine düşecektir. Genel olarak, Eylül Ekim Kasım ayları kongre ve mice beklentilerimizin olduğu aylar, ama bu segmentlerde yılın son çeyreğini de zayıf geçireceğiz.
Özellikle son iki bayram döneminde Birliğimize ulaşan şikayet ve taleplerde, tüketicilerin booking.com için devam eden tedbir kararında ötürü rahatsızlıkları dile getirilmektedir.
BOOKİNG.COM İLE UZLAŞMA SAĞLANMALI
Türkiye genelinde konaklama sektörünün tamamının olumsuz etkilenmesinin yanında, bu kararla birlikte özellikle Anadolu'da yer alan ve pazar paylarının büyük bir kısmını Booking.com'dan sağlayan küçük otellerin tüm kaynakları bir anda kesilmiştir. Bu durumu bir fırsat olarak gören birtakım firmaların, gerekli altyapı ve operasyon güçleri olmadan piyasadaki boşluğu doldurmaya çalıştıkları, ancak yetersiz pazar bilgisi ve profesyonellikten uzak iş anlayışları sebebiyle tüketiciyi ve işletmeleri mağdur ettiği görülmektedir.
Booking.com ile hükümetimizce üst düzeyde görüşmelerin devam ettiğini biliyoruz. Ülkemiz yasaları çerçevesinde, en kısa zamanda bir uzlaşma sağlanması, hem vatandaşlarımız hem de otellerimiz açısından hayırlı olacaktır.''
Geçtiğimiz hafta Kültür ve Turizm BakanlığıTanıtma Genel Müdürlüğü'nde 2018 yılı fuarlarına ilişkin bir görüş alışverişi toplantısı yaptıklarını anımsatan Bayındır, ''Bu konuda taslak listeleri de sizlerle paylaştık. Görüş ve önerilerinizi paylaşmanızı rica ettik. Bildiğiniz gibi, bakış açımızı ve aksiyonumuzu değiştirmemiz gerektiğini sıklıkla dile getiriyoruz. Özellikle kitlesel iletişim araçlarında ve tüketici tercihlerindeki değişim, sosyal medyanın etkinliği, yüksek maliyet gibi unsurlar dikkate alındığında; turizm fuarlarına olan ilginin her geçen gün daha da azaldığı, ziyaretçi sayılarının ise hızla düştüğü gözlemlenmekte'' dedi. Bayındır, şöyle devam etti:
''Gelişen teknoloji ve erişim kanalları ile turizm sektöründe de evrilme yaşandı. Geleneksel iş anlayışı ve pazarlama teknikleri, hakimiyetini online iletişime ve hedefe özgün tematik tanıtımlara bıraktı. Böylelikle, sektörün temel taşları olarak kabul edilen ITB, WTM gibi uluslararası fuarların dahi iş hacminde daralmalar yaşanmıştır. Bu gelişmelere bağlı kalarak, dünyanın en önemli turizm fuarları arasında gösterilen WTM Londra, MITT Moskova gibi Turizm Fuarları, fuar süresini 4'ten 3 güne indirmiştir.
Diğer yandan, özellikle ihtisas fuarlarına (kongre, golf, spor, luxury, çağdaş sanat vs.), workshop, famtrip ve destinasyon tanıtımı gibi etkinliklere tüketici ilgisinin artarak devam ettiği görülmektedir.
Böylelikle, alışkanlık haline gelen ve heyecanını kaybeden fuarlarda küçülmeye gidilmesi gerekmektedir. Hedef pazarlarda, pazarın kültür ve beklentisine yönelik özel organizasyonlar, festivaller, workshoplar, kampanyalar düzenlenmesi potansiyelin daha hızlı kazanılmasını ve ölçümleme yapabilmemizi sağlayacaktır.
2018 yılındaki pazarlama faaliyetlerimizden en verimli şekilde yararlanabilmek için TÜROB olarak da birtakım yenilikler başlatacağız. Her yıl olduğu gibi ana pazarlarımızdaki fuarlara katılmaya devam edeceğiz.
Ancak, özellikle Çin ve Asya ülkelerine yönelik aktif çalışmalara başlıyoruz. Bölgeye ilişkin çok detaylı araştırmalarımızı tamamladık. 2018 Yılı Çin'de 'Türkiye Turizm Yılı' olarak kutlanacak. Bu konuda, Bakanlığımız ile temas kurduk, Ankara'da bir toplantı düzenlendi. Ama, bunun yanı sıra TÜROB olarak, Çin pazarına yönelik sosyal medya dahil çeşitli kanallarda özel projelere başlıyoruz. Bildiğiniz gibi Çin kültürel yapısı ve günlük hayatıyla alıştığımız profilin dışında. Onlara hitap edecek noktaları hedef alacağız, yakın zamanda üyelerimize bu konuda detaylı bilgi vereceğiz.
İSTANBUL'UN ODA GELİRLERİ KAYBI
Geçtiğimiz haftalarda, yılın ilk yarı verilerini otel gelirleri bakımından değerlendirdik. İş ortağımız STR Global'in doluluk oranları raporu dikkate alındığında, TÜROB olarak yaptığımız hesaplamada, 2015-2017 dönemindeki ilk yarı rakamlarına göre, sadece İstanbul'da oda gelirleri kaybı yaklaşık 1 milyar Euro'yu buluyor. Bu rakama yüksek sezon olarak adlandırdığımız ikinci yarı dahil değil. Onu da dahil ettiğimizde rakam katlanacaktır. Turistlerin gelmesi ve doluluk oranı meselesi dışında, asıl sorun bütçe-destinasyon imajının yarattığı strestir.
Henüz açıklanan Temmuz verilerine göre ise otel dolulukları bu yıl FETÖ terör örgütünün hain darbe girişiminin yaşandığı Temmuz 2016'ya göre, yüzde 97 artarak yüzde 72.4 olarak gerçekleşti. Baz etkisi olarak değerlendirilebilecek bu artışla İstanbul, Temmuz 2017'de doluluk oranlarında en yüksek artışı yaşayan destinasyon oldu. Ancak, bu doluluk, İstanbul'un Avrupa'daki rakiplerine göre yarı yarıya, hatta üçte iki daha düşük fiyatlarla sağlandı. İstanbul'da, iki yıl öncesine kadar, fiyatta Paris, Londra, Barselona gibi şehirlerle yarışan ve beş yıldızlı otellerde ortalama 200 Euro'yu bulan konaklama fiyatı, bu yıl yüksek sezon olan Temmuz ayında 83.2 Euro olarak gerçekleşti.
2017 yılı gelirlerinde, 2016 gibi stresli bir yıla oranla dahi düşüş kaydedilmesi; kaynak pazarlardaki daralma, kongre ve iş turizmindeki kayıplar, piyasa şartlarındaki durumun kötüye kullanılması, artmaya devam eden yatak arzı gibi nedenlerdir diyebiliriz.
Güvenlik ve risk meselesi özellikle İstanbul'un pazar fiyatlamasında adeta bir koz haline kullanılmaya başlandı. Hükümetimizin ve halkımızın iradesi ve özverisi ile 'güvenlik' günlük hayatımızın bir meselesi olmaktan çıksa da önceden yaratılan algı maalesef ki belimizi büküyor. Dolayısıyla, gelirlerimizi toparlamak için biraz daha zamana ve doğru planlamalara ihtiyacımız var.''
''Malumunuz, gündemimizde Kurban Bayramı var. Bayram ve tatil denilince, gözler hemen biz turizmcilere çevriliyor'' diyen Bayındır, şunları kaydetti:''Kurban Bayramı bu yıl yüksek sezona denk geldi. Bu dönemde, yerli tatilcinin yanı sıra, Rus turistlerin de artmasıyla resort bölgelerde zaten önemli bir hareketlilik yaşanıyor. Tatilinin uzaması yerli turizm hareketinin daha da hızlanmasını sağlayacaktır. Kıyı bölgelerinde yaşanacak yoğunluk muhakkak ki bölge turizmine kaktı sağlayacaktır.
YILIN SON ÇEYREĞİNİ ZAYIF GEÇİRECEĞİZ
Ancak hep söylediğimiz gibi şehir otellerinin, özellikle İstanbul otellerinin söz konusu dönemdeki yerli turizm hareketinden faydalanması pek mümkün görünmüyor. Buna karşılık İstanbul'da bayram döneminde Ortadoğu'dan gelen turist sayısında artış söz konusu. Bayram döneminde Körfez turistinin etkisiyle İstanbul'da doluluklar yüzde 80'i bulacak gibi görünüyor. Aynı durum Trabzon için de geçerli. Bayram sonrası maalesef bu doluluklar yine düşecektir. Genel olarak, Eylül Ekim Kasım ayları kongre ve mice beklentilerimizin olduğu aylar, ama bu segmentlerde yılın son çeyreğini de zayıf geçireceğiz.
Özellikle son iki bayram döneminde Birliğimize ulaşan şikayet ve taleplerde, tüketicilerin booking.com için devam eden tedbir kararında ötürü rahatsızlıkları dile getirilmektedir.
BOOKİNG.COM İLE UZLAŞMA SAĞLANMALI
Türkiye genelinde konaklama sektörünün tamamının olumsuz etkilenmesinin yanında, bu kararla birlikte özellikle Anadolu'da yer alan ve pazar paylarının büyük bir kısmını Booking.com'dan sağlayan küçük otellerin tüm kaynakları bir anda kesilmiştir. Bu durumu bir fırsat olarak gören birtakım firmaların, gerekli altyapı ve operasyon güçleri olmadan piyasadaki boşluğu doldurmaya çalıştıkları, ancak yetersiz pazar bilgisi ve profesyonellikten uzak iş anlayışları sebebiyle tüketiciyi ve işletmeleri mağdur ettiği görülmektedir.
Booking.com ile hükümetimizce üst düzeyde görüşmelerin devam ettiğini biliyoruz. Ülkemiz yasaları çerçevesinde, en kısa zamanda bir uzlaşma sağlanması, hem vatandaşlarımız hem de otellerimiz açısından hayırlı olacaktır.''
Geçtiğimiz hafta Kültür ve Turizm BakanlığıTanıtma Genel Müdürlüğü'nde 2018 yılı fuarlarına ilişkin bir görüş alışverişi toplantısı yaptıklarını anımsatan Bayındır, ''Bu konuda taslak listeleri de sizlerle paylaştık. Görüş ve önerilerinizi paylaşmanızı rica ettik. Bildiğiniz gibi, bakış açımızı ve aksiyonumuzu değiştirmemiz gerektiğini sıklıkla dile getiriyoruz. Özellikle kitlesel iletişim araçlarında ve tüketici tercihlerindeki değişim, sosyal medyanın etkinliği, yüksek maliyet gibi unsurlar dikkate alındığında; turizm fuarlarına olan ilginin her geçen gün daha da azaldığı, ziyaretçi sayılarının ise hızla düştüğü gözlemlenmekte'' dedi. Bayındır, şöyle devam etti:
''Gelişen teknoloji ve erişim kanalları ile turizm sektöründe de evrilme yaşandı. Geleneksel iş anlayışı ve pazarlama teknikleri, hakimiyetini online iletişime ve hedefe özgün tematik tanıtımlara bıraktı. Böylelikle, sektörün temel taşları olarak kabul edilen ITB, WTM gibi uluslararası fuarların dahi iş hacminde daralmalar yaşanmıştır. Bu gelişmelere bağlı kalarak, dünyanın en önemli turizm fuarları arasında gösterilen WTM Londra, MITT Moskova gibi Turizm Fuarları, fuar süresini 4'ten 3 güne indirmiştir.
Diğer yandan, özellikle ihtisas fuarlarına (kongre, golf, spor, luxury, çağdaş sanat vs.), workshop, famtrip ve destinasyon tanıtımı gibi etkinliklere tüketici ilgisinin artarak devam ettiği görülmektedir.
Böylelikle, alışkanlık haline gelen ve heyecanını kaybeden fuarlarda küçülmeye gidilmesi gerekmektedir. Hedef pazarlarda, pazarın kültür ve beklentisine yönelik özel organizasyonlar, festivaller, workshoplar, kampanyalar düzenlenmesi potansiyelin daha hızlı kazanılmasını ve ölçümleme yapabilmemizi sağlayacaktır.
2018 yılındaki pazarlama faaliyetlerimizden en verimli şekilde yararlanabilmek için TÜROB olarak da birtakım yenilikler başlatacağız. Her yıl olduğu gibi ana pazarlarımızdaki fuarlara katılmaya devam edeceğiz.
Ancak, özellikle Çin ve Asya ülkelerine yönelik aktif çalışmalara başlıyoruz. Bölgeye ilişkin çok detaylı araştırmalarımızı tamamladık. 2018 Yılı Çin'de 'Türkiye Turizm Yılı' olarak kutlanacak. Bu konuda, Bakanlığımız ile temas kurduk, Ankara'da bir toplantı düzenlendi. Ama, bunun yanı sıra TÜROB olarak, Çin pazarına yönelik sosyal medya dahil çeşitli kanallarda özel projelere başlıyoruz. Bildiğiniz gibi Çin kültürel yapısı ve günlük hayatıyla alıştığımız profilin dışında. Onlara hitap edecek noktaları hedef alacağız, yakın zamanda üyelerimize bu konuda detaylı bilgi vereceğiz.
İSTANBUL'UN ODA GELİRLERİ KAYBI
Geçtiğimiz haftalarda, yılın ilk yarı verilerini otel gelirleri bakımından değerlendirdik. İş ortağımız STR Global'in doluluk oranları raporu dikkate alındığında, TÜROB olarak yaptığımız hesaplamada, 2015-2017 dönemindeki ilk yarı rakamlarına göre, sadece İstanbul'da oda gelirleri kaybı yaklaşık 1 milyar Euro'yu buluyor. Bu rakama yüksek sezon olarak adlandırdığımız ikinci yarı dahil değil. Onu da dahil ettiğimizde rakam katlanacaktır. Turistlerin gelmesi ve doluluk oranı meselesi dışında, asıl sorun bütçe-destinasyon imajının yarattığı strestir.
Henüz açıklanan Temmuz verilerine göre ise otel dolulukları bu yıl FETÖ terör örgütünün hain darbe girişiminin yaşandığı Temmuz 2016'ya göre, yüzde 97 artarak yüzde 72.4 olarak gerçekleşti. Baz etkisi olarak değerlendirilebilecek bu artışla İstanbul, Temmuz 2017'de doluluk oranlarında en yüksek artışı yaşayan destinasyon oldu. Ancak, bu doluluk, İstanbul'un Avrupa'daki rakiplerine göre yarı yarıya, hatta üçte iki daha düşük fiyatlarla sağlandı. İstanbul'da, iki yıl öncesine kadar, fiyatta Paris, Londra, Barselona gibi şehirlerle yarışan ve beş yıldızlı otellerde ortalama 200 Euro'yu bulan konaklama fiyatı, bu yıl yüksek sezon olan Temmuz ayında 83.2 Euro olarak gerçekleşti.
2017 yılı gelirlerinde, 2016 gibi stresli bir yıla oranla dahi düşüş kaydedilmesi; kaynak pazarlardaki daralma, kongre ve iş turizmindeki kayıplar, piyasa şartlarındaki durumun kötüye kullanılması, artmaya devam eden yatak arzı gibi nedenlerdir diyebiliriz.
Güvenlik ve risk meselesi özellikle İstanbul'un pazar fiyatlamasında adeta bir koz haline kullanılmaya başlandı. Hükümetimizin ve halkımızın iradesi ve özverisi ile 'güvenlik' günlük hayatımızın bir meselesi olmaktan çıksa da önceden yaratılan algı maalesef ki belimizi büküyor. Dolayısıyla, gelirlerimizi toparlamak için biraz daha zamana ve doğru planlamalara ihtiyacımız var.''






