İzmir - Turizm News - Halil Hüner - Ege Genç İşadamları Derneği'nin '12 Sektör 12 Görüş 12 Uzman Projesi' kapsamında düzenlediği 'Sağlık Turizmi' toplantısı dernek merkezinde iş dünyasının katılımıyla gerçekleştirildi.
İzmir Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Bülent Cinel ve İzmir Sağlık Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Alpaslan Coşkun'un konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte sağlık turizminin dünyadaki yeri, dernek çalışmaları ve İzmir'in sağlık turizminden nasıl yaralanacağı konuları işlenerek, modern tıp teknolojisi uluslararası standartlarda olan İzmir in gerekli alt yapı ve yatırımlar tamamlandığında sağlık turizminin kalbi olabileceği vurgulandı.
Sağlık Turizmine yönelik kurumsal, hukuki, fiziki ve teknik altyapının geliştirilmesi, lobi faaliyetlerinin arttırılması gereğine vurgu yapılan toplantıda, İzmir'in doğal kaynakları ile bu alanda marka şehir olabileceğine dikkat çekilerek yatırımların bu alanda arttırılması istendi.
Dünya'da termal potansiyelde 7. , Avrupa'da ise 1. sırada gelen Türkiye'nin alt yapı eksiklikleri ve imkanları yeterince kullanamaması sebebiyle Avrupa ülkeleri arasında 3. sıralarda yer aldığının altını çizen İzmir Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Bülent Cinel, kentte en ideal markalaşmanın termal turizmde yattığını söyleyerek, '2015'te 500 bin hasta ile 7 milyar $, 2023'te 2 milyon hasta ile 20 milyar $ ciro hedeflenmekte. Ege'de şu anda hasta sayısı 262 bin. Ege Bölgesi'nin tahmini bu alandan elde ettiği gelir %18 civarında. İzmir bu oranın yüzde 5.5'unu teşkil etmekte' dedi. Dünya sağlık turizminde yeni bir aktörün ortaya çıktığını, doğal imkanları ve teknolojisiyle İzmir'in sağlık turizminde ön saflarda yer aldığını vurgulayan İzmir Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Bülent Cinel, özellikle sağlık sektörü pahallı olan ülkelerin vatandaşlarının İzmir'e yönlendiğine de vurgu yaptı. Dünya Sağlık Turizmine de değinilen toplantıda, Amerika'da 300.000 hastanınobezite cerrahisi tedavisi beklediğine dikkat çekilerek, 'Amerika'da son yıllarda sağlık giderek pahalılaşmaya başladı. Ülkenin vatandaşları fast-food beslenme alışkanlığı nedeniyle obezite ile mücadele ediyor. Şu anda Amerika'da sadece 300.000 hasta obezite cerrahisi bekliyor. İzmir'in bu konuda bize çözüm ortağı olacağını düşünüyoruz' dedi.

Afrika kıtasının dünya sağlık turizminde Tanzanya'da birleştiğini ve tüm potansiyelin dağılımının bu ülkeden yapıldığını belirten konuşmacılar, 'Afrika kıtası sağlık alanında oldukça geride. Özellikle modern tıp cihazları ile donatılmış hastanelerin yok denecek kadar az olması bu kıtada yaşayanların en önemli problemlerinin başında geliyor. Türkiye'nin jeopolitik konumu itibariyle Afrika kıtasına olan yakınlığı ve gelişmiş modern hastaneleri ile tercih edilebilir bir noktadadır. Türkiye'nin Afrika kıtasına yaptığı yardımlar ve kazandırdığı hastaneler için ayrıca teşekkür ediyoruz' diye konuştu.
Fizik tedavi'de öne çıkan ülkeler; Almanya ve Ukrayna
Avrupa'da nüfusun giderek yaşlanması ve iklimin sürekli değişkenliği sebebiyle özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin tedavi ihtiyaçlarının arttığını vurgulayan konuşmacılar, 'Türkiye ve özellikle İzmir gibi yılın 8-9 ayı güneşten faydalanan ve dünyanın en önemli kaplıcalarının bulunduğu merkez olarak dikkat çekiyor. Almanlar turizmden sonra sağlık turizminde de Türkiye'yi tercih etmeye başladılar' denildi.
'İzmir'in sağlık kenti olması Bu coğrafyanın en büyük kazancı'
Uzun yıllardır Sağlık Turizminde stratejik çözüm ortağı olarak görülen Türkiye'nin son yıllarda uluslararası arenada yaptığı atakların yurtdışı ülkeler tarafından dikkatle izlendiğini vurgulayan heyet, 'Özellikle İzmir'in sağlık kenti olması ülkenin ve bu coğrafyanın önemli kazançlarından birisi. Amerika'nın obezite cerrahisi, Avrupa'nın fizik tedaviye ihtiyaç bırakan iklimi, Özbekistan'da ön plana çıkan göz hastalıkları, Rusya'da da plastik ve estetik ameliyatlara önem verilmekte. Türkiye tüm bu alanlarda hem doğal hem teknolojik imkanlarıyla ön planda yer almakta' diye konuştu.







