İzmir - Turizm News - Halil Hüner - Midilli'nin Türkiye'ye olan yakın mesafesini değerlendirmek istediklerini söyleyen Kalogridis,' Midlli Ticaret Odası olarak uzun yıllardır Türkiye ile yakın ticari ilişki içerisinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Son yıllarda gerçekleştirdiğimiz Yunanistan Adaları ve Türkiye'de bulunan kıyı belediyeler ile sivil toplum örgütleri ile ortak tanıtım toplantıları gerçekleştiriyoruz. Ege bölgesinden bir çok Türk şirketi ve odaların katıldığı bu ortak organizasyonu bu yıl da Haziran ayında gerçekleştirmeyi düşünüyoruz' dedi.
-ADA'DA OSMANLI İZLERİ-
Midlli'de bir çok tarihi ve turistik alan olduğuna da vurgu yapan Ticaret Odası Başkanı Thrasos Kalogridis,' Midlli'yi ziyarete gelecek olan Türk turistler burada Osmanlı dönemi yapılarını yakından inceleyebilirler. Şehir merkezinde bulunan Yeni Camii ve Osmanlı hamamı ile diğer yapılar en fazla ilgi gören bölümler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra Cenevizlilerin yaptırdığı Kale ise adanın simgesi konumunda. Midlliye'ye gelecekler kendilerine ait geçmiş tarihten izleri hayranlıkla inceleyeceklerdir' diye konuştu.

-İKİNCİ GÜMRÜK KAPISI GÜNDEMDE-
Şu anda Midlli'de tek gümrük kapısının çalıştığını, ancak ikinci kapının açılması için temaslarda bulunduklarını da sözlerine ekleyen Kalogridis,' Midlli'nin Kuzey Ege'ye olan yakınlığı nedeniyle turizm sezonunda ikinci bir gümrük kapısını hizmete sokmak istiyoruz. Ayvalık, Edremit, Dikili, Çanakkale ve İzmir'den gelecek Türk turistlerin mağdur olmamaları adına bu girişimleri gerçekleştiriyoruz. Umarım bizim ve Türkiye'nin ticari ilişkileri giderek daha da artacaktır' şeklinde konuştu.
Midlli'de hem eğlence hem de tarihi ve turistik alanların çokluğunu da belirten Ticaret Odası Başkanı Thrasos Kalogridis, sözlerini şöyle tamamladı:
' Midlli Yunanistan'ın en büyük ikinci adası konumunda. Burada yaklaşık 95. Bine yakın insan yaşıyor. Ada'nın değişik bölgelerinde özellikle zeytincilik başta olmak üzere tarım ürünleri, seramik yapımı ve ürünleri, turizm önde gelen sektörler.
Burada tatilini geçiren insanları özellikle Zeytinyağı müzelerini görmelerini öneriyorum. Geçmişi uzun yıllara dayanan bu sektörün tarihçesini Türkçe tercüme ile öğrenebilirler. Ayrıca doğaseverler için Kuş Cenneti' dediğimiz bölgede ilginç gözlemler yapabilirler. Gece ise bir çok bölgede bulunan Tavernalarda Türk ve Yunan müziğinin ortak sesi ile son derece eğlenceli zamanlar geçirebilirler.'








