Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından düzenlenen Tourism Investment Forum (TIF) 2026, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı’nın desteği ve Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda İstanbul’daki Four Seasons Hotel Bosphorus’da başladı. İki gün sürecek forum, turizm yatırımları, finansman modelleri ve sektörün geleceğine yönelik stratejilerin ele alınacağı önemli bir buluşma olarak öne çıkıyor.
Açılışta konuşan TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye’nin güçlü altyapısı, genç ve eğitimli nüfusu, üretim kapasitesi ile doğal ve kültürel zenginlikleri sayesinde küresel ölçekte kalıcı ve dayanıklı bir turizm ülkesi konumunda olduğunu söyledi. TIF’in temel amacının Türkiye’nin marka değerini güçlendirmek, finansman imkânlarını çeşitlendirmek, yeni yatırım iş birlikleri oluşturmak ve Türk turizmcilerine uluslararası ölçekte yeni fırsatlar sunmak olduğunu ifade etti. Narin, iki gün sürecek etkinlikte konaklamadan seyahate, gayrimenkulden finansa, tasarımdan pazarlamaya kadar turizm ekosisteminin tüm bileşenlerinin aynı platformda buluşacağını belirtti.
Küresel turizmin pandemi sonrası güçlü bir toparlanma sürecine girdiğini ifade eden Narin, uluslararası verilere göre 2024’te 1,4 milyar, 2025’te ise 1,52 milyar turist hareketine ulaşıldığını söyledi. Dünya turizm ekonomisinin 2024’te 10,9 trilyon dolarlık ekonomik katkı ve 357 milyon kişilik istihdam yarattığını hatırlatan Narin, önümüzdeki 10 yıllık dönemde bu katkının 16,5 trilyon dolara, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşmasının beklendiğini kaydetti.
Türkiye turizminin son 10 yıldaki performansını güçlü olarak nitelendiren Narin, 2015’te 31,5 milyar dolar olan turizm gelirinin 2025 itibarıyla 65,2 milyar dolara ulaştığını söyledi. Aynı dönemde ziyaretçi sayısının 41,6 milyondan 63,9 milyona yükseldiğini, ziyaretçi başına gelirin ise 757 dolardan 1.020 dolara çıktığını belirtti. TTYD’nin Turizmde Dönüşüm Projesi kapsamında yapılan modellemelere göre, doğru dönüşüm programlarıyla turizm gelirlerinin 2030 yılında 120 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor.
Narin, turizmde büyümede havacılık yatırımlarının kritik rol oynadığını belirterek, son 20 yılda yapılan havalimanı yatırımları ve artan uçak kapasitesinin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırdığını ifade etti. Türkiye’nin güçlü tarımsal üretimi, sanayi altyapısı, finansal sistemi ve güvenlik yapısının da turizm açısından önemli avantajlar sunduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin 2 milyonu aşan yatak kapasitesi, güçlü iç turizm hareketi ve zengin doğal-kültürel mirasının sektörün dayanıklılığını artırdığını vurgulayan Narin, 2026’dan itibaren ziyaretçi sayısında yıllık ortalama yüzde 6 artış sağlanması halinde 2035’te 108 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşılabileceğini söyledi. Önümüzdeki 10 yılda yurt dışından en az 850 milyon ziyaretçinin Türkiye’yi ziyaret etmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Turizm gelirinde yıllık 120-130 milyar dolar seviyelerinin ulaşılabilir olduğunu belirten Narin, küresel rekabetin de giderek arttığını söyledi. Avrupa’daki rakip destinasyonların büyümeye devam ettiğini hatırlatan Narin, turizmin Türkiye için geçici bir sektör olmadığını, kalıcı ve stratejik bir alan olduğunu vurguladı.
Forum kapsamında kamu, finans ve özel sektör temsilcileri turizm yatırımlarının geleceği, sürdürülebilirlik, finansman ve yeni pazar stratejileri başlıklarında değerlendirmelerde bulunacak. Narin konuşmasının sonunda hem yerli yatırımcıları hem de uluslararası turizm dünyasını Türkiye turizminin geleceğine yatırım yapmaya davet etti.






