CHP İzmir Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Aday Ofisi Kültür ve turizm Politika Kurulu Başkanı Seda Kaya Ösen, turizm anlayışının yeniden tanımlanması gerektiğini belirterek, doğal ve kültürel mirasın korunmasına dayalı modellerin geleceğin turizmini şekillendireceğini söyledi. Ösen, turizmin gösterişli yapılar ve yoğun yapılaşma ile değil, doğaya saygılı ve yerel değerleri koruyan yaklaşımlarla gelişmesi gerektiğini vurguladı.
Bu anlayışın en somut örneklerinden birinin Likya Yolu olduğunu ifade eden Ösen, Time Out tarafından “Dünyanın en güzel yürüyüş rotası” seçilen parkurun, müdahale edilmeden de küresel ölçekte cazibe yaratılabileceğini gösterdiğini dile getirdi. Fethiye’den Antalya’ya uzanan yaklaşık 540 kilometrelik Likya Yolu’nun, antik Likya uygarlığının izlerini taşıyan bir kültürel peyzaj olduğuna dikkat çekti.
Ösen, modern turizmde giderek daha fazla konuşulan “degrowth” (küçülerek sürdürülebilirlik) yaklaşımının Likya Yolu’nda somutlaştığını belirterek, “Daha fazla tesis ve tüketim yerine daha az müdahale, daha uzun ömür ve daha derin deneyim sunan bir model var” dedi.
Büyük oteller ve her şey dahil sistemler yerine köy pansiyonları, yerel üretim ve küçük ölçekli ekonomik döngülerin öne çıktığını kaydeden Ösen, bu yapının hem doğayı koruduğunu hem de turizm gelirinin yerelde kalmasını sağladığını ifade etti. Yürüyüşçülerin bu rotada birer tüketici değil, geçici misafir gibi hareket ettiğini vurgulayan Ösen, doğaya iz bırakmadan ilerlemenin esas olduğunu söyledi.
Likya Yolu üzerindeki Olympos, Patara, Xanthos, Myra ve Simena gibi tarihi alanların kitlesel turizm baskısından uzak kaldıkça anlamlarını koruduğunu belirten Ösen, korumanın yasaklarla değil, sınır bilinciyle mümkün olduğunu dile getirdi.
Sürdürülebilir turizm açısından yerel yönetimlerin rolüne de değinen Ösen, altyapı, yönlendirme, bakım ve denetimin kamusal sorumluluk olduğunu; ancak yönetim anlayışının merkezi değil, yerel halk ve sivil toplumla birlikte şekillenmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası yayınların Likya Yolu’na gösterdiği ilginin tesadüf olmadığını belirten Ösen, bu rotanın büyümeden de değer üretilebileceğinin güçlü bir kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.






