24 Nisan 2026’da kapılarını açmaya hazırlanan The Norm Collection Door’a, yeni sezonda misafirlerine yalnızca konaklama değil, yıllar sonra dahi hatırlanacak deneyimler sunmayı hedefliyor. “Yaşayan hatıralar” konseptiyle öne çıkan tesis, turizmde yeni bir yaklaşımın temsilcisi olmaya hazırlanıyor.
Tesisin Genel Müdürü Hakan Şamhal, konaklama sektörünün geleceğine dair yaptığı değerlendirmelerde, başarının artık fiziksel lüksle değil, duygusal bağ kurabilen deneyimlerle ölçüldüğünü vurguladı. Şamhal, “Misafir odayı değil, hikâyeyi satın alır” diyerek turizmde paradigmanın değiştiğine dikkat çekti.
“Turizmde belirleyici olan insani dokunuş”
Meslek hayatına Turizm eğitimiyle başlayan ve sektörü bir yaşam biçimi olarak benimsediğini belirten Şamhal, Anadolu misafirperverliğini modern otelcilikle buluşturduklarını ifade etti.
Şamhal, “Bir otelin kalitesi lobisinden değil, misafir ayrılırken yüzündeki ifadeden anlaşılır. İnsanlar artık samimiyet ve değer görmek istiyor. Bizim işimiz, hayalleri gerçeğe dönüştürmek” dedi.
2026 sezonunda “sessiz lüks” öne çıkacak
Yeni sezona ilişkin öngörülerini paylaşan Şamhal, 2026 yılında turizmde gösterişten uzak, sade ama anlamlı deneyimlerin ön plana çıkacağını belirtti.
Bu kapsamda fark yaratacak unsurlar arasında, kişiselleştirilmiş hizmet ve küçük detaylar, tüm ekiplerin uyum içinde çalıştığı güçlü organizasyon yapısı, teknoloji ile desteklenen ancak insan odaklı hizmet anlayışı yer alıyor.
Başarının arkasında “görünmeyen kahramanlar” var
Bir otelin başarısının sadece ön plandaki hizmetlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Şamhal, mutfaktan teknik servise, kat hizmetlerinden güvenliğe kadar tüm ekiplerin deneyimin ayrılmaz parçası olduğunu söyledi.
“Bu bir orkestra. Herkesin uyum içinde çalışması gerekiyor. Başarı, bu görünmeyen kahramanların emeğiyle ortaya çıkıyor” dedi.
Yeni sezonda kapılarını açacak olan The Norm Collection Door’a, sunduğu deneyim odaklı yaklaşım ve “insani dokunuş” vurgusuyla turizmde farklılaşmayı hedefliyor.









