Mersin’in Silifke ilçesinde yer alan ve “Dünyanın En Güzel 13. Koyu” olarak anılan Tisan Koyu’nda yapılması planlanan “Faras Tisania” otel ve konut projesine ilişkin davada önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Vahap Seçer ve Türkiye Barolar Birliği tarafından açılan iptal davasında danıştay 6. Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozdu.
Yüksek mahkeme, proje kapsamında hazırlanan imar planlarının çevresel etkileri, kıyı mevzuatına uygunluğu ve kamu yararı açısından yeterince değerlendirilmediğine hükmederek dosyanın yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verdi.
Kıyı kanunu ve kamu yararı vurgusu
2022 yılında gündeme gelen projede, Tisan Koyu’nda 5 katlı otel ve yeni yapılaşma alanlarının oluşturulması planlanıyordu. Dönemin MHP yönetimindeki Silifke Belediyesi’nde kabul edilen proje, daha sonra Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de tartışmalara neden olmuştu.
Başkan Vahap Seçer, kıyı yönetmeliklerine aykırılık ve doğal alanların betonlaşma riski taşıdığı gerekçesiyle projeye itiraz etmiş, kararın AK Parti ve MHP’li üyelerin oylarıyla geçmesinin ardından konuyu yargıya taşımıştı.
Yerel mahkeme ve istinaf süreçlerinde reddedilen dava, Danıştay’a taşındı. Danıştay 6. Dairesi ise kararında; eksik inceleme, yapılaşma yoğunluğundaki belirsizlik, yapı yüksekliğinin bölge dokusuna uyumsuzluğu, altyapı yetersizlikleri ve Kıyı Kanunu’nda yer alan “kıyıların kamu yararına açık tutulması” ilkesine aykırılık iddialarının yeterince araştırılmadığını belirtti.
Yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacak
Danıştay’ın bozma kararı doğrultusunda, imar planlarının Kıyı Mevzuatı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve şehircilik ilkelerine uygunluğu yeniden değerlendirilecek. Bölgede keşif ve bilirkişi incelemesinin ise 1 Haziran 2026 tarihinde yapılmasına karar verildi.
“Rant değil, doğa ve kamu yararı”
Süreç boyunca Tisan Koyu’nun korunmasına yönelik net tavır sergileyen Başkan Vahap Seçer, doğal alanların yapılaşma baskısına karşı korunması gerektiğini vurguladı. Seçer’in “rant odaklı değil, çevre ve insan odaklı belediyecilik” anlayışı doğrultusunda yürütülen hukuki mücadelenin, kıyıların korunmasına yönelik toplumsal hassasiyetin de önemli bir göstergesi olduğu ifade edildi.
Uzmanlar, Tisan’ın deniz ekosistemi, doğal bitki örtüsü ve yıllardır korunan kıyı yapısının sürdürülebilir şekilde gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.












