Türkiye turizminde ülke çeşitliliği artarken ziyaretçi profili de değişiyor. Siyasi gelişmeler ve turizm anlayışına bağlı olarak daha geniş bir coğrafyadan turist ağırlamaya başlayan Türkiye'ye en çok turist gönderen ilk 10 ülke vatandaşlarının oranı 2003'e göre 8 puan düşerek geçen yıl yüzde 62'ye geriledi. Türkiye, Ortadoğu ülkelerinin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafyadan turist ağırlamaya başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) istatistiklerine göre, 2003'de Türkiye'ye en çok turist gönderen ilk 10 ülke vatandaşlarının oranı yüzde 70 düzeyinde iken, 2009 ve 2010 istisna olmak üzere izleyen yıllarda bu oran, düşüş yönünde bir seyir izledi. 2008'de yüzde 62 düzeyine kadar inen ilk 10 ülkenin payı, 2009'da yüzde 63'e ve 2010'da da yüzde 64'e yükseldikten sonra geçen yıl yeniden yüzde 62 seviyesine geriledi. 8 puanlık düşüş, ilk 10 ülkenin ziyaretçiler bakımından Türkiye turizmindeki yoğunlaşmasının azaldığını ortaya koyarken, turizmde ülke çeşitliliğinin de arttığını gösteriyor. Kongre turizmi katkısı
Ziyaretçilerin geliş nedenine bakıldığında, gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler yaklaşık 3'te 2'lik paya sahip. Turistlerin Türkiye'yi tercih etmesinin sebepleri arasında çarpıcı iki durum var. İş amaçlı ziyaretlerdeki artış eğilimi dikkati çeken başlıca olgulardan biri. 2003-2008 yılları arasında yüzde 2 düzeyinde olan iş amaçlı ziyaretler, 2008'de artış eğilimine girdi. 2009'da yüzde 7'lere ulaşan iş amaçlı ziyaretlerin oranı, geçen yıl yüzde 8'lere tırmandı. Bu durum, iş ve kongre turizminin giderek ivme kazandığını gösteriyor. Kadın turist sayısı arttı
Cinsiyet dağılımına bakıldığında, erkek ve kadın turist oranının giderek birbirlerine yaklaştığı dikkati çekiyor. 2003'de ziyaretçilerin yüzde 59'u erkeklerden oluşurken, kadın turistlerin oranı yüzde 41 düzeyinde oldu. Turist oranı 2006'de erkeklerde yüzde 53, kadınlarda yüzde 47 iken, 2009 yılından sonra kadın ve erkek turist oranının birbirine yaklaştığı görülüyor. Geçen yıl erkek turist oranı yüzde 51 olurken, kadın turist oranı yüzde 49'a ulaştı. Turist sayısı 33 milyona ulaştı
TÜİK verilerine göre, Türkiye'ye gelen turist sayısı son 10 yılda 33 milyona ulaştı. Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısı 2002'de yaklaşık 13 milyon, 2003'de 13,7 milyon, 2004'de 17 milyon, 2005'de 20 milyon ve geçen yıl 32 milyona yükseldi. 2012'nin Ocak-Ekim döneminde Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı 2011'in aynı dönemine göre yüzde 0.50'lik artışla 28 milyon 807 bin 965 oldu. Rakamlar, Türkiye'ye gelen turist sayısında düzenli artış olduğunu gösteriyor. Turizm sektöründe 2012 yılını değerlendiren, 2013 yılından beklentilerini Gözlem'e sıralayan turizmciler 2013'te turist sayısının 2012'yi geçeceğini, dört mevsim turizm anlayışının sektöre ivme kazandıracağını ve 2013'ün Türkiye'nin turizm stratejisinde yer alan 50 milyon turist hedefinin yakalanması için anahtar bir yıl olacağını öngörüsünde bulundular. 'BÜYÜME ORANI TEK HANELİ OLACAK'
Başaran Ulusoy (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı): 'Suriye ve İran'da yaşanan siyasi kriz ve Avrupa ülkelerinde yaşanan ekonomik krize rağmen, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre; 2012 yılının Ocak-Ekim döneminde gelen yabancı ziyaretçi sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0.50 oranında artarak 28 milyon 807 bin 965 kişiye ulaştığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan 2012 yılının Ocak-Eylül döneminde, yabancı ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %-2,4 oranında azalarak 13 milyar 672 milyon 850 bin ABD doları seviyesine geriledi. Yurtdışında yaşayan vatandaşlardan elde edilen gelirler ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %-3,7 oranında azalarak 3 milyar 660 milyon 433 bin ABD Doları seviyesine geriledi. Toplam gelirdeki azalma oranı ise %-2,7'dir. Rakamlarda da görüldüğü gibi sektörümüzün bir önceki yılın aynı dönemine göre turist sayısında dikkate değer bir artış sağlamış olduğu anlaşılmaktadır. 2012 yılı dünya ve ülkemiz için ekonomik değişimler anlamında zor bir yıl olmakla birlikte, sektör açısından büyük düşüşler yaşamadığımızı düşünüyorum. Ancak, bu yılsonu itibariyle genel değerlendirmede; büyüme oranının tahmini tek haneli olacağı kanısındayız. 2013 yılı için ülkemize gelecek olan turist sayısının 33 milyon civarında olacağı, turizm gelirinin 25,5 milyar ABD doları seviyesinde olacağı tahmin edilmektedir.' '2013'TE 2012 YILI RAKAMLARI GEÇİLECEK'
Mehmet İşler (Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı): 2011 yılındaki dünya ekonomik krizinin yansımaları olarak 2012 yılının zor geçeceğinin bilincindeydik. Ancak yaşanan bu krizden sonra Türkiye turizmi, artık kırılganlık eşiğini aşmayı başarmıştır. Türkiye'de turizmin bir sektör olmaktan çok endüstri haline geldiğini; piyasada kırılgan özelliklere rağmen direnç gösterebilen, bilinçli bir endüstri haline geldiğinin göstergesini 2012 yılında yaptığımız başarılı çalışmalar sonucunda gördük. Ekonomik krize rağmen 2012 yılı için turizmdeki kırılganlığın test edilmesi ve başarılı sonuç çıkarılması elbette ki bu yıla ait tek ölçüm değildir. 2011'i mercek altına aldığımız zaman Arap baharı' rüzgarı estiğini görüyoruz. Bu rüzgarla birlikte Kuzey Afrika'ya gelen turisti Türkiye olarak topraklarımıza çektik. Bu Türkiye'nin kendi pazarının yanında, dışarıdan, bize ait olmayan, bizim portföyümüz dışında bir turist girdisiydi. Dolayısıyla 2012 yılında bize ait olmayan bu pazarın tekrar geldiği yöne gideceğini yapmış olduğumuz fizibilite çalışmalarında gördük. Ancak bu turistlerden bir kısmının, Türkiye'yi görme şansı yakaladığı için 2012 yılında tekrar Türkiye'yi görmeye geleceğinin de planlamasını yapmıştık. Dolayısıyla 2011 yılındaki bu avantaj, 2012'de bir dezavantaj gibi gözükse de, bırakmış olduğu tortu bile aslında Türk turizmi için bir avantajdı. 2013 yılının, 2012'nin bir devamı olacağını, ancak hem İzmir ve Ege hem de Türkiye turizmi olarak 2012 yılı rakamlarının üzerine çıkılacağını öngörüyorum. İzmir'in turizmde sıçrama göstereceği en önemli konulardan biri de şüphesiz EXPO 2020 serüvenidir. EXPO 2020'yi alma yolunda İzmir'e aktarılacak olan finans gücü, şehir turizmine, kültürüne ve gastronomisine vereceği ivme son derece önemlidir. Türkiye'nin 2023 yılında turizm stratejisinde 50 milyon turist, 50 milyon dolar gelir hedefinin yakalanması için İzmir, Türkiye turizminin en önemli koşan ürünü olmak zorundadır, bu hedeflere İzmir'siz ulaşmak asla mümkün olmayacaktır '12 AY 4 MEVSİM ALGISI TURİZME GÜÇ KATACAK'
Bulut Bağcı (Genç Turizmciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı): 2013 yılının turizm sektöründe çok daha verimli geçeceğini düşünüyoruz. 2012 yılında EXPO 2020, olimpiyat şehri adaylığı, büyük kongrelere ev sahipliği yapmak gibi atılan büyük adımlar, Türkiye'yi artık turizm sektöründe her şey dâhil - ucuz tatil anlayışından kurtardı ve uluslararası arenada markalaştırdı. 2013 yılında Antalya'nın her şey dâhil sistemi ile sağladığı sektör girdisinin biraz gerileyeceğini ancak bu gerilemenin İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde olacak kongreler ile tamamlanıp biraz daha üste çıkacağını düşünüyoruz. 2012 yılında Türk turizmi markalaşma süresinde önemli adımlar attığı gibi sağlık, kültür, kongre turizminde de adından oldukça sık söz ettirmeye başladığını yaşanan Arap Baharı, sağlık turizmi için Avrupalıların öncelikli tercihi olmasından dolayı görebiliyoruz. Ayrıca gelişen kültür turizmi Türkiye'yi yurt dışında sezonluk tatil ülkesi olmanın dışına taşımış, 12 ay 4 mevsim tatil ülkesi olduğu algısını güçlendirmiştir. Bu sürecin 2013'te de artarak devam edeceğine inanıyoruz. EXPO 2020'nin tanıtım sürecinin büyük fayda sağladığını gördük. Ayrıca İstanbul'un 2020 Yaz Olimpiyatlarına aday olma sürecide artık eşdeğer şehirler ve ülkeler ile aynı seviyede değer gördüğünün bir işaretidir. Tabii tüm bunlara ülkemizde yaşanan siyasi istikrarın, turizmin lokomotif sektör olarak ele alınmasının çok büyük faydası olmuştur. Genç Turizmciler Derneği olarak biz, sektör için çalışan, yurt içi ve yurt dışında hem kişisel uzmanlıklarımız hem de derneğimizin misyonu gereği turizm sektörü için önemli adımlar atmaya ve ülkemizin ve dünyanın dev oyuncularını bir araya getirip yol haritaları çıkartıp bunların uygulama sürecini takip etmeye devam edeceğiz.(Gözlem/ A. Buğra Tokmakoğlu)
Ziyaretçilerin geliş nedenine bakıldığında, gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler yaklaşık 3'te 2'lik paya sahip. Turistlerin Türkiye'yi tercih etmesinin sebepleri arasında çarpıcı iki durum var. İş amaçlı ziyaretlerdeki artış eğilimi dikkati çeken başlıca olgulardan biri. 2003-2008 yılları arasında yüzde 2 düzeyinde olan iş amaçlı ziyaretler, 2008'de artış eğilimine girdi. 2009'da yüzde 7'lere ulaşan iş amaçlı ziyaretlerin oranı, geçen yıl yüzde 8'lere tırmandı. Bu durum, iş ve kongre turizminin giderek ivme kazandığını gösteriyor. Kadın turist sayısı arttı
Cinsiyet dağılımına bakıldığında, erkek ve kadın turist oranının giderek birbirlerine yaklaştığı dikkati çekiyor. 2003'de ziyaretçilerin yüzde 59'u erkeklerden oluşurken, kadın turistlerin oranı yüzde 41 düzeyinde oldu. Turist oranı 2006'de erkeklerde yüzde 53, kadınlarda yüzde 47 iken, 2009 yılından sonra kadın ve erkek turist oranının birbirine yaklaştığı görülüyor. Geçen yıl erkek turist oranı yüzde 51 olurken, kadın turist oranı yüzde 49'a ulaştı. Turist sayısı 33 milyona ulaştı
TÜİK verilerine göre, Türkiye'ye gelen turist sayısı son 10 yılda 33 milyona ulaştı. Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısı 2002'de yaklaşık 13 milyon, 2003'de 13,7 milyon, 2004'de 17 milyon, 2005'de 20 milyon ve geçen yıl 32 milyona yükseldi. 2012'nin Ocak-Ekim döneminde Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı 2011'in aynı dönemine göre yüzde 0.50'lik artışla 28 milyon 807 bin 965 oldu. Rakamlar, Türkiye'ye gelen turist sayısında düzenli artış olduğunu gösteriyor. Turizm sektöründe 2012 yılını değerlendiren, 2013 yılından beklentilerini Gözlem'e sıralayan turizmciler 2013'te turist sayısının 2012'yi geçeceğini, dört mevsim turizm anlayışının sektöre ivme kazandıracağını ve 2013'ün Türkiye'nin turizm stratejisinde yer alan 50 milyon turist hedefinin yakalanması için anahtar bir yıl olacağını öngörüsünde bulundular. 'BÜYÜME ORANI TEK HANELİ OLACAK'
Başaran Ulusoy (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı): 'Suriye ve İran'da yaşanan siyasi kriz ve Avrupa ülkelerinde yaşanan ekonomik krize rağmen, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre; 2012 yılının Ocak-Ekim döneminde gelen yabancı ziyaretçi sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0.50 oranında artarak 28 milyon 807 bin 965 kişiye ulaştığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan 2012 yılının Ocak-Eylül döneminde, yabancı ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri, bir önceki yılın aynı dönemine göre %-2,4 oranında azalarak 13 milyar 672 milyon 850 bin ABD doları seviyesine geriledi. Yurtdışında yaşayan vatandaşlardan elde edilen gelirler ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %-3,7 oranında azalarak 3 milyar 660 milyon 433 bin ABD Doları seviyesine geriledi. Toplam gelirdeki azalma oranı ise %-2,7'dir. Rakamlarda da görüldüğü gibi sektörümüzün bir önceki yılın aynı dönemine göre turist sayısında dikkate değer bir artış sağlamış olduğu anlaşılmaktadır. 2012 yılı dünya ve ülkemiz için ekonomik değişimler anlamında zor bir yıl olmakla birlikte, sektör açısından büyük düşüşler yaşamadığımızı düşünüyorum. Ancak, bu yılsonu itibariyle genel değerlendirmede; büyüme oranının tahmini tek haneli olacağı kanısındayız. 2013 yılı için ülkemize gelecek olan turist sayısının 33 milyon civarında olacağı, turizm gelirinin 25,5 milyar ABD doları seviyesinde olacağı tahmin edilmektedir.' '2013'TE 2012 YILI RAKAMLARI GEÇİLECEK'
Mehmet İşler (Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı): 2011 yılındaki dünya ekonomik krizinin yansımaları olarak 2012 yılının zor geçeceğinin bilincindeydik. Ancak yaşanan bu krizden sonra Türkiye turizmi, artık kırılganlık eşiğini aşmayı başarmıştır. Türkiye'de turizmin bir sektör olmaktan çok endüstri haline geldiğini; piyasada kırılgan özelliklere rağmen direnç gösterebilen, bilinçli bir endüstri haline geldiğinin göstergesini 2012 yılında yaptığımız başarılı çalışmalar sonucunda gördük. Ekonomik krize rağmen 2012 yılı için turizmdeki kırılganlığın test edilmesi ve başarılı sonuç çıkarılması elbette ki bu yıla ait tek ölçüm değildir. 2011'i mercek altına aldığımız zaman Arap baharı' rüzgarı estiğini görüyoruz. Bu rüzgarla birlikte Kuzey Afrika'ya gelen turisti Türkiye olarak topraklarımıza çektik. Bu Türkiye'nin kendi pazarının yanında, dışarıdan, bize ait olmayan, bizim portföyümüz dışında bir turist girdisiydi. Dolayısıyla 2012 yılında bize ait olmayan bu pazarın tekrar geldiği yöne gideceğini yapmış olduğumuz fizibilite çalışmalarında gördük. Ancak bu turistlerden bir kısmının, Türkiye'yi görme şansı yakaladığı için 2012 yılında tekrar Türkiye'yi görmeye geleceğinin de planlamasını yapmıştık. Dolayısıyla 2011 yılındaki bu avantaj, 2012'de bir dezavantaj gibi gözükse de, bırakmış olduğu tortu bile aslında Türk turizmi için bir avantajdı. 2013 yılının, 2012'nin bir devamı olacağını, ancak hem İzmir ve Ege hem de Türkiye turizmi olarak 2012 yılı rakamlarının üzerine çıkılacağını öngörüyorum. İzmir'in turizmde sıçrama göstereceği en önemli konulardan biri de şüphesiz EXPO 2020 serüvenidir. EXPO 2020'yi alma yolunda İzmir'e aktarılacak olan finans gücü, şehir turizmine, kültürüne ve gastronomisine vereceği ivme son derece önemlidir. Türkiye'nin 2023 yılında turizm stratejisinde 50 milyon turist, 50 milyon dolar gelir hedefinin yakalanması için İzmir, Türkiye turizminin en önemli koşan ürünü olmak zorundadır, bu hedeflere İzmir'siz ulaşmak asla mümkün olmayacaktır '12 AY 4 MEVSİM ALGISI TURİZME GÜÇ KATACAK'
Bulut Bağcı (Genç Turizmciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı): 2013 yılının turizm sektöründe çok daha verimli geçeceğini düşünüyoruz. 2012 yılında EXPO 2020, olimpiyat şehri adaylığı, büyük kongrelere ev sahipliği yapmak gibi atılan büyük adımlar, Türkiye'yi artık turizm sektöründe her şey dâhil - ucuz tatil anlayışından kurtardı ve uluslararası arenada markalaştırdı. 2013 yılında Antalya'nın her şey dâhil sistemi ile sağladığı sektör girdisinin biraz gerileyeceğini ancak bu gerilemenin İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde olacak kongreler ile tamamlanıp biraz daha üste çıkacağını düşünüyoruz. 2012 yılında Türk turizmi markalaşma süresinde önemli adımlar attığı gibi sağlık, kültür, kongre turizminde de adından oldukça sık söz ettirmeye başladığını yaşanan Arap Baharı, sağlık turizmi için Avrupalıların öncelikli tercihi olmasından dolayı görebiliyoruz. Ayrıca gelişen kültür turizmi Türkiye'yi yurt dışında sezonluk tatil ülkesi olmanın dışına taşımış, 12 ay 4 mevsim tatil ülkesi olduğu algısını güçlendirmiştir. Bu sürecin 2013'te de artarak devam edeceğine inanıyoruz. EXPO 2020'nin tanıtım sürecinin büyük fayda sağladığını gördük. Ayrıca İstanbul'un 2020 Yaz Olimpiyatlarına aday olma sürecide artık eşdeğer şehirler ve ülkeler ile aynı seviyede değer gördüğünün bir işaretidir. Tabii tüm bunlara ülkemizde yaşanan siyasi istikrarın, turizmin lokomotif sektör olarak ele alınmasının çok büyük faydası olmuştur. Genç Turizmciler Derneği olarak biz, sektör için çalışan, yurt içi ve yurt dışında hem kişisel uzmanlıklarımız hem de derneğimizin misyonu gereği turizm sektörü için önemli adımlar atmaya ve ülkemizin ve dünyanın dev oyuncularını bir araya getirip yol haritaları çıkartıp bunların uygulama sürecini takip etmeye devam edeceğiz.(Gözlem/ A. Buğra Tokmakoğlu)






