Geçmiş dönemde Türkiye'ye önemli oranda turist gönderen İran da turizmciler için yeniden gözde ülke olacak. Özellikle ekonomik olarak sıkıntıları atlatan ve ambargoların yumuşadığı İran'dan gelen turist sayısının 2 yıldır sürekli artışta olması, ülkenin potansiyelini gözler önüne seriyor. TURSAB verilerine göre, 2013'ün ilk 5 ayında 427 bin olan turist sayısı, 2014'ün aynı döneminde yaklaşık 616 bini, 2015'in ilgili dönemindeyse 656 bini aşmış durumda. Sektör temsilcileri, bu rakamın geçen yıl olduğu gibi bu yıl sonunda da 1 milyonu aşmasını bekliyor.
Dünya Gazetesi'nden Merve Yiğitcan'ın haberine göre, Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, İran ile BM Güvenlik Konseyi arasında ambargoların yumuşamasına yönelik adımlar atıldığını hatırlatarak, bu ekonomik iyileşmenin ilk yansıdığı sektörlerden birinin turizm olduğuna dikkati çekti. Geçtiğimiz yıl İran'dan Türkiye'ye gelen ziyaretçi sayısının yüzde 32'lik artışla 1 milyon 590 bine ulaştığını belirten Ulusoy, 80 milyona yaklaşan bir nüfusa sahip olan İran'dan Türkiye'ye gelen turist sayısının henüz çok düşük seviyelerde olduğunu ifade etti. İran pazarından Türkiye'ye yönelik turistik talebinin önümüzdeki yıllarda çok daha yukarılara çıkacağına inandığını dile getiren Ulusoy, bu potansiyele ilişkin düşüncelerini şu bilgilerle destekledi: "İran ekonomisinin en temel dinamiklerinden biri olan petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen Türkiye'ye yönelik turizm talebinde kaydedilen büyüme 2015 yılının ilk 3 aylık döneminde de devam etti. Ocak-Mart 2015 döneminde Türkiye'ye gelen İranlı turistlerin sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında arttı. İran üzerindeki ambargoların tamamen kalkmasının ve uluslararası petrol fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin yakalanmasının ardından İran ekonomisinin çok daha hızlı bir kalkınma sürecine gireceğini ve bunun da turizme olumlu yansımaları olacağı öngörülebilir." -KENDİ DİLLERİNDE MÖNÜLER-2014 yılı verileri esas alındığında Türkiye'ye en çok turist gönderen ülkeler arasında İran altıncı sırada bulunuyor. Ulusoy'a göre, bu veriler Türk turizmi için en temel pazarlardan birini İran'ın oluşturduğunu ortaya koyuyor. Türk turizmcilerin de kriz dönemi tecrübeleri ve esnek çalışma modelleri ile İran pazarındaki gelişmeleri yakından takip ederek hızlı bir şekilde reaksiyon gösterebildiklerine dikkati çeken Ulusoy, şöyle konuştu:"Dolayısıyla Türk turizmcilerin İran konusunda genel olarak başarılı bir pazar yaklaşımı gösterdiklerini ifade edebiliriz. Yönetiminde yer aldığımız DEİK bünyesinde İran ile Türkiye arasındaki turizmin gelişimi için temaslarımızı sürdürüyoruz" dedi. Türkiye'nin, milliyeti fark etmeksizin tüm ülkelerden gelen turistlerin rahatça tatillerini yapabildikleri bir ülke olduğunu kaydeden Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tesislerimizdeki genel nitelikler tüm turistlerin taleplerini karşılayacak özellikler taşıyor. Ancak münhasıran İranlı müşterileri ağırlayan tesislerde küçük bazı değişiklikler de yapılmaktadır. Türkçe ve İngilizce'nin dışında misafirlerimizin kendi dillerinde yönlendirme tabelaları ve mönüler oluşturan tesisler de bulunmaktadır."
Genç Turizmciler Derneği Başkanı Bulut Bağcı, İran'ın Türkiye için büyük potansiyeli olduğuna inanan isimlerden biri. Bağcı, İranlı turistlerin kısıtlı olarak gidebildikleri Avrupa'da gördükleri yaklaşıma kıyasla, Türkiye'de daha iyi ağırlandıklarının bir gerçek olduğunu söyledi. Özellikle son dönemde Türkiye ile İran arasındaki ticari gelişmelerin Türk turizmine de olumlu yansıdığını ifade eden Bağcı, bunun yanında Türk dizilerinin de yarattığı imajın İranlıları Türkiye'ye çeken önemli faktörlerin başında geldiğini kaydetti. -İRAN POTANSİYELİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ-
Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) Başkanı Bahattin Yücel, Türkiye'nin turizmde İran potansiyelini iyi değerlendirebileceğini söyledi. İran için Türkiye'nin turizmde 'nefes borusu' olduğunu dile getiren Yücel'e göre, Türkiye'ye gelen turist sayısının artırılması için siyasetçilerin İran'la ticari konuları görüştükleri masada, turizm için yapılması gerekenler daha sık gündeme getirilmeli. Bu ülkeye ambargoların yumuşamasıyla İranlı turist sayısının artacağı, dolayısıyla bir an önce gerekli altyapının sağlanması gerektiğini savundu. İran lokantalarının açılabileceğinin düşünen Yücel, Körfez ülkelerinde bunun örneklerinin olduğunu hatırlattı.
Dünya Gazetesi'nden Merve Yiğitcan'ın haberine göre, Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, İran ile BM Güvenlik Konseyi arasında ambargoların yumuşamasına yönelik adımlar atıldığını hatırlatarak, bu ekonomik iyileşmenin ilk yansıdığı sektörlerden birinin turizm olduğuna dikkati çekti. Geçtiğimiz yıl İran'dan Türkiye'ye gelen ziyaretçi sayısının yüzde 32'lik artışla 1 milyon 590 bine ulaştığını belirten Ulusoy, 80 milyona yaklaşan bir nüfusa sahip olan İran'dan Türkiye'ye gelen turist sayısının henüz çok düşük seviyelerde olduğunu ifade etti. İran pazarından Türkiye'ye yönelik turistik talebinin önümüzdeki yıllarda çok daha yukarılara çıkacağına inandığını dile getiren Ulusoy, bu potansiyele ilişkin düşüncelerini şu bilgilerle destekledi: "İran ekonomisinin en temel dinamiklerinden biri olan petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen Türkiye'ye yönelik turizm talebinde kaydedilen büyüme 2015 yılının ilk 3 aylık döneminde de devam etti. Ocak-Mart 2015 döneminde Türkiye'ye gelen İranlı turistlerin sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 oranında arttı. İran üzerindeki ambargoların tamamen kalkmasının ve uluslararası petrol fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin yakalanmasının ardından İran ekonomisinin çok daha hızlı bir kalkınma sürecine gireceğini ve bunun da turizme olumlu yansımaları olacağı öngörülebilir." -KENDİ DİLLERİNDE MÖNÜLER-2014 yılı verileri esas alındığında Türkiye'ye en çok turist gönderen ülkeler arasında İran altıncı sırada bulunuyor. Ulusoy'a göre, bu veriler Türk turizmi için en temel pazarlardan birini İran'ın oluşturduğunu ortaya koyuyor. Türk turizmcilerin de kriz dönemi tecrübeleri ve esnek çalışma modelleri ile İran pazarındaki gelişmeleri yakından takip ederek hızlı bir şekilde reaksiyon gösterebildiklerine dikkati çeken Ulusoy, şöyle konuştu:"Dolayısıyla Türk turizmcilerin İran konusunda genel olarak başarılı bir pazar yaklaşımı gösterdiklerini ifade edebiliriz. Yönetiminde yer aldığımız DEİK bünyesinde İran ile Türkiye arasındaki turizmin gelişimi için temaslarımızı sürdürüyoruz" dedi. Türkiye'nin, milliyeti fark etmeksizin tüm ülkelerden gelen turistlerin rahatça tatillerini yapabildikleri bir ülke olduğunu kaydeden Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tesislerimizdeki genel nitelikler tüm turistlerin taleplerini karşılayacak özellikler taşıyor. Ancak münhasıran İranlı müşterileri ağırlayan tesislerde küçük bazı değişiklikler de yapılmaktadır. Türkçe ve İngilizce'nin dışında misafirlerimizin kendi dillerinde yönlendirme tabelaları ve mönüler oluşturan tesisler de bulunmaktadır."
Genç Turizmciler Derneği Başkanı Bulut Bağcı, İran'ın Türkiye için büyük potansiyeli olduğuna inanan isimlerden biri. Bağcı, İranlı turistlerin kısıtlı olarak gidebildikleri Avrupa'da gördükleri yaklaşıma kıyasla, Türkiye'de daha iyi ağırlandıklarının bir gerçek olduğunu söyledi. Özellikle son dönemde Türkiye ile İran arasındaki ticari gelişmelerin Türk turizmine de olumlu yansıdığını ifade eden Bağcı, bunun yanında Türk dizilerinin de yarattığı imajın İranlıları Türkiye'ye çeken önemli faktörlerin başında geldiğini kaydetti. -İRAN POTANSİYELİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ-
Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) Başkanı Bahattin Yücel, Türkiye'nin turizmde İran potansiyelini iyi değerlendirebileceğini söyledi. İran için Türkiye'nin turizmde 'nefes borusu' olduğunu dile getiren Yücel'e göre, Türkiye'ye gelen turist sayısının artırılması için siyasetçilerin İran'la ticari konuları görüştükleri masada, turizm için yapılması gerekenler daha sık gündeme getirilmeli. Bu ülkeye ambargoların yumuşamasıyla İranlı turist sayısının artacağı, dolayısıyla bir an önce gerekli altyapının sağlanması gerektiğini savundu. İran lokantalarının açılabileceğinin düşünen Yücel, Körfez ülkelerinde bunun örneklerinin olduğunu hatırlattı.








