Turizm Ulaştırma ve seyahat Acenteleri Derneği (TURSED), İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) turizm taşımacılığına yönelik belge ve şoför kartı ücretlerinde yaptığı yüksek oranlı artışlara sert tepki gösterdi. Dernek, söz konusu düzenlemelerin ölçüsüz, ayrımcı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, turizm taşımacılığı yapan firmaların A Grubu Seyahat Acentesi ve D2 Tarifesiz Yolcu Taşımacılığı belgelerine sahip, tamamen yasal ve denetime açık işletmeler olduğu vurgulandı. Bu işletmelerin her yıl İBB tarafından verilen “Turizm Taşıma Yol Güzergâh Belgesi”ni almak zorunda olduğu hatırlatıldı.
Yüzde 1528’lik artış tepkisi
İBB Meclisi kararları doğrultusunda 2025 yılında 614 TL olan yıllık Turizm Taşıma Yol Güzergâh Belgesi bedelinin, 1 Ocak 2026 itibarıyla 10 bin TL’ye çıkarıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu artışın basit bir güncelleme değil, sektörü cezalandıran bir uygulama olduğu ifade edildi.
Aynı nitelikte araçlarla yapılan personel taşımacılığında belge ücretinin yaklaşık yüzde 30 artırılmasına karşın, turizm taşımacılığında yüzde 1528 oranında zam yapılmasının açık bir ayrımcılık olduğu vurgulandı. “Aynı araç, aynı maliyet, aynı risk; ama bambaşka ücretler” denildi.
Şoför kartı ücreti 15 bin TL oldu
Tepki çeken bir diğer düzenleme ise şoför kartı ücretleri oldu. 2025 yılında 1.600 TL olan şoför kartı bedelinin 2026 için 15 bin TL’ye çıkarıldığı belirtilerek, bu artışın direksiyon başında geçimini sağlayan binlerce şoförün ekmeğini doğrudan tehdit ettiği savunuldu. TURSED, bu uygulamanın istihdamı azaltacağını ve kayıt dışılığı artıracağını kaydetti.
“Anayasa’ya açık aykırılık”
Dernek, Anayasa’nın 173. maddesini hatırlatarak devletin ve kamu kurumlarının esnafı koruma ve destekleme yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı. Açıklamada, İBB’nin aldığı kararların eşitlik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu, yol güzergâh belgesinin bir düzenleme aracı olmaktan çıkarılıp cezalandırma aracına dönüştürüldüğü ifade edildi.
Hukuki süreç uyarısı
TURSED, TÜRSAB başta olmak üzere ilgili bakanlıkları ve kamu kurumlarını göreve çağırarak, bu düzenlemeler geri çekilmediği takdirde idari yargıda iptal davaları açılacağını, yürütmenin durdurulması taleplerinin sunulacağını ve konunun ulusal platformlara taşınacağını duyurdu.
Açıklama, “Bizler ayrıcalık değil adalet, imtiyaz değil eşitlik istiyoruz. Turizm taşımacılığı susturulamaz, şoförün ekmeğiyle oynanamaz” ifadeleriyle sona erdi.






