WTM London fuarında değerlendirmede bulunan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmde rakamların artık doyum noktasına ulaştığını belirterek, ''Çift haneli büyümeleri beklemek gerçekçi değil. Artık geldiğimiz noktayı koruma dönemi başladı'' dedi.
AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Tourism Today'a yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşının sürmesiyle İngiltere pazarının Türkiye için stratejik öneminin arttığını belirtti. Ancak Kavaloğlu, turist sayısında artık hızlı artışların beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Kavaloğlu, İngiltere pazarındaki gelişmeleri değerlendirerek şunları söyledi:
“Bilindiği üzere savaş döneminde Ukrayna’dan doğan boşluğu İngiltere pazarıyla kapattık. İngiltere bizim için üçüncü büyük pazar haline geldi ve bu konumunu koruyor. Antalya’da İngiliz turist sayısı 1,5 milyonun üzerine çıktı. Ancak bu rakam bir süre daha sabit kalacak gibi görünüyor. 2 milyona ulaşmak için kış aylarında uçuşların sürmesi ve tur operatörlerinin farklı destinasyonlardan Türkiye’ye yönelmesi gerekiyor. Ben önümüzdeki iki, hatta üç yıl boyunca 2 milyon bandının aşılmasının zor olacağını düşünüyorum.”
Çift haneli büyüme beklemek gerçekçi değil
Sezon değerlendirmesi yapan Kavaloğlu, rakamların artık doyum noktasına ulaştığını ifade etti:
“Temmuz ve Ağustos dışında Haziran iyi geçti, Nisan ve Mayıs zayıftı. Ancak Eylül ve Ekim’de çok iyi sonuçlar aldık. Ekim ayında geçen yılın üzerine çıktık. Antalya, %1’lik artışla yani yaklaşık 150 bin ek turistle yılı sürdürüyor. Bu koşullarda çift haneli büyümeleri beklemek gerçekçi değil. Artık geldiğimiz noktayı koruma dönemi başladı. Havayolu şirketleriyle görüşüyoruz, İngiltere’ye ilgileri sürüyor ama Avrupa pazarında genel bir doygunluk gözlemliyoruz.”
Rekabet avantajımızı kaybetme riski var
Fiyat politikalarına da değinen AKTOB Başkanı, kur ve enflasyon baskısının sektörü zorladığını belirtti:
“Kur politikası nedeniyle kâr oranları düşüyor, fiyatları sürekli revize etmek zorunda kalıyoruz. Bu da Türkiye’nin ‘fayda-maliyet açısından avantajlı destinasyon’ imajını zedeliyor. Özellikle Nisan ve Mayıs aylarında iklim avantajımız rakiplerimiz kadar güçlü değil. Fiyatları artırmaya devam edersek rekabetçi özelliğimizi kaybedebiliriz. Sabit kur politikası bizi fiyatlandırma açısından zorlayacak. En önemli önceliğimiz artık mevcut rakamları koruyabilmek ve enflasyonla mücadeleye paralel hareket etmek olmalı.”








