Turizm sektöründe 2026’nın ilk iki ayında dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Geceleme sayısında yüzde 30’u aşan artış yaşanırken, tesis doluluk oranlarında gerileme görüldü. Bu çelişkili görünüm, sektör içinde “nasıl mümkün oldu?” sorusunu gündeme taşıdı.
Turizm Databank'ın derlediği verilere göre, 2025’in aynı döneminde geceleme artışı yüzde 1,5 seviyesinde kalırken, 2026’da bu oran keskin bir sıçrama yaptı. Ancak aynı dönemde doluluk oranları ortalama yüzde 10 civarında düştü. Yabancı turistlerde bu düşüş yüzde 12, yerli ziyaretçilerde ise yüzde 8 olarak kaydedildi. Ziyaretçi sayısındaki artış ise sınırlı kaldı; yabancı turist sayısındaki yükselişin yalnızca yüzde 3 civarında olduğu tahmin ediliyor.
Sektör temsilcilerine göre bu durumun en önemli nedeni, açık tesis ve yatak kapasitesindeki artış. 2025’in ilk iki ayında yaklaşık yüzde 50 seviyesinde olan aktif yatak oranı, 2026’da yüzde 70’in üzerine çıktı. Daha fazla tesisin açık kalması, doluluk düşse bile toplam geceleme sayısını yukarı çekti.
Bu artışın arkasında ise farklı senaryolar konuşuluyor. Tesislerin tamamen kapanmak yerine düşük dolulukla çalışmayı tercih etmesi, personel kaybını önleme çabası, nakit akışı yaratma isteği ya da pazarda görünür kalma stratejisi bu nedenler arasında gösteriliyor. Ayrıca düşük fiyat politikasıyla yatak doldurma eğiliminin de etkili olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu sürecin uzun vadede riskler barındırdığına dikkat çekiyor. “Aşırı kapasite, aşırı iyimserlik ve fiyat rekabeti” üçlüsünün birleşmesiyle ortaya çıkabilecek “occupancy-driven pricing trap” yani “doluluk odaklı fiyatlandırma tuzağı”nın sektörde yıkıcı bir rekabete yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Sektörde yaşanan bu sıra dışı artışın gerçek etkilerinin ise önümüzdeki aylarda daha net ortaya çıkması bekleniyor.








