Turizm bakanımız Mehmet Nuri Ersoy açıklama yapıyor, ilk 6 ayda 25,8 milyar dolar Turizm geliriyle rekor kırdık.
Prof. Dr. Hakan Kara da diyor ki dünyada turist sayısı yüzde 4 büyürken Türkiye’deki artış yüzde 1,7…
Geçtiğimiz yazımda belirttim, Antalya’da Muğla’da otellerdeki doluluk oranları yüzde 40-50’lerde… Ciddi fiyat kırıp zararına bakmayanlar dolu olabilir ama orada da ciro var kar yok…
Türkiye çok önemli bir turizm destinasyonu. Ancak ne yazık ki değerli bir turizm destinasyonu olmayı başaramadık.
Yunanistan’dan alacağımız dersler var, keşke sayın bakan teknesiyle Yunanistan marinalarında tatil yaparken gerçek anlamda tatil için Yunanistan’a gidenleri de dinlese…
Türkiye çok değerli bir destinasyon olma şansı varken bunu tepmiştir.
Turizm ile alakası olmayan müteahhitler, tekstilciler yedek lastik olarak turizm yatırımı yapmışlar, sonra da yatak sayısı artınca Türk turizmcileri yatak satabilmek için birbiri ile fiyat bazlı rekabet edip Türkiye’deki yatağın değerini düşürmüşlerdir.
Geldiğimiz noktada hükümetin yüksek vergi uygulamaları, gayrimenkul fiyatları ve kiralardaki yüksekliğin maliyetler içindeki payının artması ve elbette kurlardaki baskılama Türkiye’de tatil yapmayı pahalı hale getirmiştir.
Pahalı ile değerli arasındaki ayrıma dikkatinizi çekerim.
Gerçekten çok değerli yatırımlarımız var, yanı sıra turizm işine bina olarak bakan yatırımlar var.
Değerli yatırımların sahipleri olan turizmciler direniyorlar, otel stoğumuz yaşlanıyor. Hükümet yenileme için ayrıcalıklı olanlara tüm olanakları seferber ediyor. Oysa burada yatak başına belli bir kaynak belirli bir yaşa gelmiş oteller için ZORUNLU olmalı. Bakanlık birilerini değil Türk turizmini kalkındırmak için çalışmalı.
Türkiye’de turizm sektöründe çok nitelikli personel olduğu kadar niteliksiz personel sorunu da var. Otelinden restoranına ne yazık ki bu sorun çok ciddi ve giderek büyüyor. KKTC’de bunu Bangladeş’ten gelen Hint aksanıyla konuşan personelle aşılmış durumda. Türkiye yerel istihdamı kullanabilir ama ne yazık ki yerellerin çok azı turizmi özümsüyor, genelde garipsiyorlar ve hatta turistleri çarpmayı bir fırsat olarak görenler var.
Turist için ticari ahlak önemli. Kandırıldığını anladığı anda o turisti kaybediyoruz. Güven tesis edilmesi lazım. Yerel yönetimler, merkezi yönetim acil şekilde 2026 sezonu için seferber olmalı. Mesele ormanları otel yaparak çözülmüyor. Otel sayımız artmasın, arz talep dengesini öyle planlayalım ki yataklarımız değerlensin. Hizmet kalitesi artsın. Gelen turist sayısı ile ya da artan ciro ile övünmeyelim. Kaliteli turist ve karlılık esasıyla değerlendirelim.
Kısaca kendimizi kandırmayalım…