Turizmdatabank Analizine göre, turizmdeki daralma yalnız Türkiye'nin sorunu değil. 'Algı Savaşları' içinde
TURİZMDE KRİZİN ESAS NEDENİ NE?
TÜRKİYE NASIL BİR SINAVIN İÇİNDE?
2017'DEN SONRA TURİZM OLACAK MI?
Turizm neydi ne oldu?Türkiye turizmi neyin kurbanı?
Dünya turizmi aktörleri, teorisyenleri ve katılımcıları içim, BOP gibi büyük projelere kadar, turizm SOSYAL bir süreçti. Peki ya şimdi Talebi etkileyen unsurlar değişiyor
Kapalı havzalarda turizm olur mu?
Büyük Ortadoğu Projesi, İşgaller, Arap Baharı, Turuncu Devrim, Yasemin Devrimi, Müslüman kardeşler vb, süreçlerden önce turizm talebini belirleyen ana unsurların; fiyat, güneş-deniz-kum, doğa, konukseverlik, misafirperverlik ve tatmin olma gibi değişkenler olduğu kabul ediliyordu. Ve Türkiye, Mısır gibi turizm pazarında yükselen ülkelerin örnek gösterildiği bu dönemlerde, on yıllarca turizm; BİR SİYASET UNSURU DEĞİL, BİR SOSYAL UNSUR olarak algılandı, ALGILATILDI. Türkiye neyin kurbanı?
TÜRKİYE NASIL BİR SINAVIN İÇİNDE?
İnsanların ve ülkelerin darmadağın olduğu ve halen karanlık günlerin devam ettiği zamanlardan geçilirken; turist sayısı bakımından, Mısır neredeyse 15 yıllık kazancını, Türkiye ise 5 yıllık kazancını kaybetmek üzere. İşin tuhaf yanı, bölgemizi istikrarsızlığa sürükleyen bu çatışmaların esas kaynağı; ne Mısır, ne Türkiye ve diğer ülkeler. Şimdi verilen sınavı şöyle özetleyebiliriz: Bir zamanlar turistler, gidecekleri destinasyonun SİYASİ DURUMLARI ile bu kadar yakından ilgilenmezlerdi.Yani turizm, insani ilişkilerin merkezde olduğu SOSYAL bir olaydı. Şimdilerde ise dünya turizminde bu test ediyor. Hem de ilk somut sonuçları Türkiye üzerinden görülecek bir test bu. Yani Türkiye, sürdürülen OLUMSUZ İMAJ kampanyasını aşabilir, eski günlerine ulaşabilirse, turizm de esas rolüne dönecektir. Anlamayanlar için İngilizce tekrar edelim:
Tourism is a social process, not a political one. Many tourists do not care about the political situation of the chosen destination. However, one country is testing the assumptions of the travel industry: Turkey.
Terörü yaratanlar 'şuçu' Türkiye'ye mi yıkıyor?
Asırlık siyasi emeller, turizmin önüne mi geçiyor?
Yurtdışındaki bazı seyahat acenteleri yaptıkları açıklamalarda son aylarda şunları ifade ediyor:'Darbe girişiminden sonra tatilciler, terör ve güvenlik yerine, Türkiye'nin siyasi durumu daha çok soruyor. Çoğu Avrupalı varolan rejimi desteklemediklerini söylüyor. Öte yandan Türkiye ile ilgili olarak bir Alman tur operatöründen, 'Türkiye'nin turist sayısının düşmesi daha çok siyasi nedenlere dayanıyor' yorumu geldi. Diğer yandan Kuzey Avrupa turizm araştırma derneklerinden biri tersi yönde beyanat veriyor: 'Turistlerin Avrupa'da siyasi davrandıkları tezini doğru bulmuyoruz. Türkiye'ye karşı oluşan anti sempati daha çok medyanın yüklediği bir imaj. Bu özellikle Arap baharı sonrasında oluşturuldu. Rusya'nın yaraları kapanır mı?
Turizmde bahar 2017 mi, 2018 mi?
Rusya'nın Türkiye'ye yönelik charter seferleri yasağını kaldırmış olması, sektörde büyük bir umut uyandırdı. Aklı başında turizmciler 2017'de ancak 2015 seviyesinin yakalanabileceğini belirtiyor. Ancak bölgemizde Rusya'nın da fiilen iştirak ettiği Suriye kaynaklı yüksek tansiyon, bu umutları ne oranda değiştirecek belirli değil. Hele hele Türk Ordusu'nun da IŞİD ve PYD'ye karşı başlattığı ve ABD'nin yarısına itiraz ettiği operasyon ele alındığında, Türkiye'nin gündeminin ne kadar nazik yönde ilerlediği görülüyor. İkinci önemli sınav
Aynı vahşi tavır
Ülkemiz turizminin 1999'dan bu yana PKK gibi önemli sınavlardan çıktığı herkesin malumudur. Türkiyem her ne kadar, pür kaynağı olmadığı sorun-sınav sarmalından kendi çabaları ile çıkmış ise de, sürekli demokrasi dersi varan ama bir darbe girişimini dahi kınamakta kör olanlara karşı vermekte olduğu sınavdan umarız ki yine yalnız kendisi ders almaz. Son olarak belirtelim ki, ülkemizin girdiği her zor süreçte fırsatçılık yapan Avrupalı bazı turizm grupları da şimdilerde yine o vahşi tavrın içine girerek, 2017 fiyatları ile oynama, kontenjanları düşürmeye başladı. Merak edilmesin, 'Yurtta sulh cihanda sulh' den ayrılmayan Türkler yine aynı tavrı gösterecektir. Ancak bir farkla: 2017 ve ötesinde bölgemizde turizm olursa