Türk gastronomisinin dünya genelinde daha da tanınması için dizi ve sinema sektörünün etkisi önem kazanıyor. Türkiye’nin dört bir yanında çekilen dizilerin uluslararası başarısı, yemeklerin, sofraların ve geleneksel tariflerin de tanıtılması için büyük bir potansiyel yaratıyor. Yapımcılar ve Gastronomi uzmanları, Türk mutfağının zenginliğinin ekran aracılığıyla milyonlara ulaşabileceğine dikkat çekerek, doğru sahnelerle küresel gastronomi ilgisinin artacağını vurguluyor.
Ninjalar pizzayı yaydı Yapımcı ve yönetmen Nazif Tunç, sinema ve dizilerde Türk yemeklerinin gösterilmesinin büyük bir etki yaratacağını söyledi. Sinema tarihinde bazı yapımların belirli yemeklerin dünya çapında tanınmasına öncülük ettiğini hatırlatan Tunç, “Ninja Kaplumbağalar filmiyle pizzanın tüm dünyayı istila etmesi, buna en iyi örnek. O filmden önce ‘pizza’ kelimesi çoğu insan için sadece Pisa Kulesi’ni çağrıştırıyordu. Bugün ise pizzanın yenilen bir hamur olduğunu ve her köşe başında açılan dükkanlarla nasıl bir etki oluşturduğunu görüyoruz” dedi.Tunç, Kapadokya, Şanlıurfa ve İstanbul gibi şehirlerin görüntüleriyle dünya genelinde merak uyandırdığını belirterek, şunları söyledi: “Lezzetlerimiz de bu merakın bir parçası olabilir. Dizilerde ziyafet sofralarının güçlü şekilde gösterilmesi, hatta belirli yemeklerimizin adlarının özellikle kullanılmasına özen gösterilmesi, Türk mutfağını ve kültürünü hak ettiği değere taşır.”
Bu gücü kullanalım Yemek, Gıda İşletmecileri, Servis Sağlayıcıları ve Mesleki Eğitim Derneği (YEMEKDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rouzben Gergeri ise Türk dizi ve filmlerinin dünya genelinde büyük ilgi gördüğünü belirterek, bu gücün gastronomi alanında da kullanılabileceğini söyledi. Gergeri, Türk yapımlarının yıllardır birçok ülkeye ihraç edildiğini hatırlatarak, “Bu içeriklerin içinde gizli reklam unsurları her zaman oluyor. ABD, kendi yaşam stilini böyle pazarlıyor” dedi.Anneanne tarifleri unutulmasın Türk dizilerinin bu etkiyi geleneksel Türk mutfağı için kullanabileceğini vurgulayan Gergeri, şöyle devam etti: “Dizilerde annelerimizin yaptığı yemeklere dair küçük sahneler olsa; örneğin mutfakta bir tarif verildiğinde, o yemek unutulmuyor. Gençler bugün tarifleri sosyal medyadan izleyerek öğreniyor. Modern tarifler çok ama anneanne usulü yemekler görünmüyor. Böyle olunca 10 yıl sonra kültürel öğeler hızla yok oluyor.”Aile sofrası kültürüGergeri, dizilerde yemek pişirme sahneleri ve aile sofraları gibi kültürel unsurların yeniden artırılması gerektiğini belirterek, bunun toplumsal hayata da olumlu etki sağlayacağını dile getirdi. Gergeri, “Eskiden dizilerde aile sofraları olurdu; herkes bir aradaydı. Bugün o görüntüler bile yok. Oysa bu sahnelerin içine doğru bilgiler ve tarifler yerleştirildiğinde hem kültür yaşar hem de dünyada Türk yemeklerine ilgi artar. Türk dizileri dil öğretme konusunda bile çok etkili. İspanya’nın bir köyünde Türk dizileri sayesinde Türkçe kelimeler bilen kişi gördüm” dedi. Gergeri, gastronomi turizmine dikkat çekerek, “Bir dizide coğrafi işaretli Boğaziçi Lüferi’ne küçük bir vurgu yapılsa bile çok etkili olur. Çok iyi aşçılarımız var; gerekirse dizilerde oynamalarını bile sağlarız” önerisinde bulundu.






