Türkiye için olmuyorsa İstanbul için kontrollü kısıtlama olsun

Türkiye için olmuyorsa İstanbul için kontrollü kısıtlama olsun

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dünyayı ve ülkemizi etkisi altına kalan ve adeta yaşamı durduran Koronavirüs salgınıyla ilgili yeni uyarılarda bulundu. İmamoğlu, Türkiye için olmuyorsa, İstanbul için kontrollü kısıtlama getirilmesini beklediklerini söyledi.

26 Mart 2020 - 16:00 - Güncelleme: 27 Mart 2020 - 19:48

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Koronavirüs salgınıyla ilgi yeni açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, şunları söyledi: 
“Türkiye’de Koranavirüs’ten ilk ölümün gerçekleştiği 18 Mart gününden 1 hafta geçti. Maalesef her geçen gün hasta sayımız da yaşamını yitiren insan sayımız da artıyor. Hasta sayımız 2 bin 500’e yaklaşırken, yaşamını yitiren yurttaşlarımız 59 oldu. Bildiğiniz gibi; salgın son dönemde bizim de içinde yer aldığımız Avrupa kıtasında hızla yayılıyor. 

Salgının ne denli hızla büyüdüğünün, tehlikenin ne kadar büyük olduğunun lütfen farkında olun. Farkında mısınız acaba? Bu yüzden evde kalmalısınız, bu yüzden sosyal mesafeyi mutlaka korumalısınız. Canınızı hiçe sayamazsınız. İnsanı yaşatırsak, dünya yaşar. Bu hastalık, evet daha çok yaş almış insanlarımızı etkiliyor. Bunu biliyoruz. Açıklamalarımız, hassasiyetlerimiz bu noktada oldu ama sizler de biliyorsunuz ki hem dünyada hem de Türkiye’de ne genç insanların da ölümlerini ne yazık ki yaşıyoruz. O yüzden herkes çok ama çok dikkatli, duyarlı ve kurallara uyan kişiler olmalısınız. Bakın Şubat ayı sonlarında, salgın daha Uzakdoğu coğrafyasındayken, İstanbul’da bilgilendirme faaliyetlerine İBB olarak başladık. Kent ekranlarında, otobüslerde, üst geçitlerde hijyen kurallarını anlattık. Hızla toplu ulaşım araçlarını dezenfekte etmeye başladık. 7 Mart günü kurduğumuz ve şu an sayısını 52’ye çıkarttığımız mobil hijyen ekiplerimizle toplu alanlar, ibadethaneler, meydanlar ve benzeri yerleri, bu güçlü ekibimizle dezenfekte ediyoruz.”

“İBB VE DİĞER BELEDİYELERİMİZ ÖNCÜ OLDU”
“Ülkemizde ilk hasta, 11 Mart gece yarısı açıklandı. 12 Mart sabahı İSMEK’leri, müzeleri, kütüphaneleri, kültür merkezlerini, şehir tiyatrolarını, yani insanların topluca bir araya geldiği noktaları ve tüm etkinlikleri iptal ettik. Aynı gece hükümetin de belli kurumları, okulları tatil ettiğini biliyoruz. Spor müsabakalarının önce seyircisiz oynandığını, 1 hafta sonra da ertelediğini de hep birlikte yaşadık. İlk başta hem belediyemizin aldığı bu öncü tedbirler hem de devletimizin belli kurumlarının almış olduğu tedbirler, toplumun büyük bir kesimine aşırı gibi geldi. Hatta böyle yorumlar yapıldı. Ama aradan geçen süreç gösterdi ki; çok daha sert tedbirler bile alabilirmişiz ve almalıyız. Salgının bir haftada hem hasta hem ölüm sayısını 3’e katladığını anlatmıştım. Salgın büyüdükçe önlemlerin sertleşmesi yetmiyor. Bazı önlemlerin önceden alınması, hepimiz adına gerekli. Düşünsenize, sadece 1 hafta önce tüm dünyada salgından ölen insan sayısı 7 bin 500 olarak yaşadı. Bugün, sadece İtalya’da yaşamını yitiren insan sayısı 7 bin 500 oldu. O yüzden ne dedik; ‘Salgınla ancak radikal önlemler alarak, adımlar atarak mücadele edebiliriz. Bildiğiniz gibi bu süreçte, İBB olarak, su ve gaz kesintisi olmaması yönünde attığımız adımlar vardı. Sağlık çalışanlarına toplu taşımayı ücretsiz kılmamız gibi adımlar, belediyelerimize ait işyerlerinden kira almamak gibi adımlar, öncü adımlar olmuştur. Türkiye’nin farklı yerlerinde, başka belediyelerimizin de öncü adımları oldu. Bunların bir kısmını biz de alıp, uyguladık. Bu kararlar, kısa sürede devletin diğer kurumlarına yansıyarak, bütün Türkiye’ye yansıtılan kararlar şekline dönüştü.”
 

''İSTANBUL İÇİN KONTROLLÜ KISITLAMA BEKLİYORUZ”

“İstanbul’da toplu taşıma oranı yüzde 80 oranın altına düştü. Ama hala 1,2 milyondan fazla sefer oluyor İstanbul’da. Taksi, dolmuş gibi diğer kullanımları da katarsak, İstanbul’da yine de 1 milyonun üzerinde insan her gün toplu taşımayı kullanıyor. Bu, büyük bir risk. Ancak acil bir durum için evden yürüme mesafesi bir uzaklığa gitmeniz gerekir. Biliyorum, bazılarınız iş için mecburen sokaklara çıkıyor. Bunun çözümü için de devletimizin hükümet yetkililerinin bir çabası olacağına inanıyorum. İnanmak istiyorum. Türkiye genelinde olmasa da en azından İstanbul için, hükümetten; kademeli, kontrollü bir sokağa çıkma konusunda bir çalışma bekliyoruz. Bu konuda biz de yardıma hazırız.

Tekrar altını çizeyim; Türkiye için olmuyorsa, en azından İstanbul için kontrollü bir kısıtlama bekliyoruz. Gelecek günler için, halka moral verici konuşmalar yapmak doğrudur, güzeldir. Ancak bugün gerekli adımlar atılmazsa, gelecekte hayal kırıklığı yaşanacağı ne yazık ki aşikar. Onun için bu konuda çok kararlı, radikal kararlar almalıyız. Ne yazık ki bu işler, sadece lafla da olmuyor. Elbette dua edeceğiz; ama sadece dua ederek de gelecek günlere ne yazık ki bu şehri ve bu ülkeyi hazırlayamayız. Eğer bu salgın kriziyle dünyada önemli değişikler olacaksa, o günün dünyasının da kriz günlerinin de doğru adımları atan süreçleri yöneten ülkeler, bu sürecin geleceğinde doğru noktalarda olacaklardır. O yüzden bir kez daha seslenmek isterim ki; korkmadan, ‘ama, fakat’ demeden bugün radikal bazı kararların alınması toplum sağlığımız, sağlık personeli sağlığımız, toplum moralimiz ve psikolojimiz açısından son derece önemlidir. Söz konusu insan hayatı ve toplumsal psikoloji ise, ekonomik beklentiler biraz daha sırasını beklemelidir. Buna göre adımlar atmalıyız.”

Bu haber 498 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İşler:  ''Otellerimiz sağlık ordusunun emrinde''
İşler: ''Otellerimiz sağlık ordusunun emrinde''
 Grand Hyatt İstanbul kapılarını sağlık çalışanlarına açtı
Grand Hyatt İstanbul kapılarını sağlık çalışanlarına açtı