Turizmdatabank Editörü Erol Karabulut, Türkiye turizminde son yıllarda yaşanan değişime dikkat çekerek ortalama kalış sürelerindeki gerilemenin sektör açısından önemli bir sinyal verdiğini belirtti. Karabulut’a göre Türkiye, turist kaynak pazarlarına rakip ülkelere kıyasla daha uzak bir destinasyon olduğu için geçmişte daha uzun konaklama süreleri yakalarken, son yıllarda kısa tatil eğilimi belirgin şekilde arttı.
Karabulut’un analizine göre Türkiye, yabancı turistlerde ortalama kalış süresinde 2019 yılında 3,66 gece ile zirveye ulaştı. Pandemi sonrası dönemde bu rakam 2020’de 3,05, 2021’de 3,09, 2022’de 3,11 ve 2023’te 3,07 geceye geriledi. Turizmin yeniden hareketlendiği 2024 ve 2025 yıllarında ise ortalama kalış süresi yaklaşık 3,19–3,20 gece seviyesine çıktı. Buna rağmen 2019’a göre ortalama kalış süresinde yüzde 12-13 bandında düşüş yaşandığı görülüyor.
2025 verilerine bakıldığında Türkiye’nin ortalama 3,20 gece ile rakiplerinin gerisinde kaldığı dikkat çekiyor. Aynı dönemde Yunanistan’da 4,72 gece, İspanya’da 4,12 gece, Hırvatistan’da 4,9 gece, İtalya’da 3,55 gece ve iç pazarın güçlü olduğu Fransa’da 2,55 gece ortalaması kaydedildi. Bu tablo, Türkiye’nin uzak destinasyon avantajını kısmen kaybettiğini, rakip ülkelerin ise coğrafi yakınlık avantajını daha iyi kullandığını ortaya koyuyor.
Karabulut, fiyat tarafındaki değişimin de rekabeti etkilediğini belirterek Eurostat verilerine göre 2024 yılında Türkiye’de Turizm fiyatlarının yüzde 11 arttığını, buna karşın bazı rakip ülkelerde fiyat artışlarının sınırlı kaldığını ifade etti. Bu durumun Türkiye’nin “görece uygun fiyatlı ama pahalılaşan destinasyon” algısına yöneldiğini vurguladı.
Hizmet kalitesi tarafında da eski güçlü algının zayıflamaya başladığına dikkat çeken Karabulut, personel memnuniyetinin geçmiş dönemlere göre gerilediğini ve bunun müşteri deneyimini etkileyebileceğini belirtti.
2025 yılında yaklaşık 63,9 milyon ziyaretçi sayısına ulaşılmasına rağmen konaklama sektörünün beklentilerinin tam karşılanmadığını ifade eden Karabulut, turist sayısındaki sınırlı artış, doluluk oranlarındaki düşüş ve ortalama kalış süresindeki gerilemenin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. İç pazarın geceleme katkısının ise sektörü dengeleyen önemli bir unsur olduğu vurgulandı.
Karabulut, 2026 sezonu için iyimser beklenti olduğunu ancak bunun gerçekleşmesi için doğru stratejilerin uygulanması gerektiğini belirterek, “Eğer hiçbir şey yapılmadıysa 2026, 2025 gibi olur. Eğer yeni adımlar atıldıysa, bunların doğru analiz edilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.






