TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Turizm Yüzyılı programında vize başvuru süreçlerinde yaşanan sorunlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gaffar Yakınca’nın sunumuyla A Haber ekranlarında yayınlanan programda konuşan Bağlıkaya, vatandaşların ve seyahat acentalarının en büyük probleminin artık vize almak değil, vize randevusu bulabilmek olduğunu söyledi.
Bağlıkaya, “Bugün iki temel sorun var. Birincisi vize randevusu alma sorunu. Bu, vize almaktan daha büyük bir sorun haline geldi. Çünkü insanlar önce randevu bulup görüşmeye gidebilmek zorunda. Görüşmeye gidildikten sonraki red oranları ise yüzde 14-15 seviyelerinde. Bu oran birçok ülkede benzer düzeylerde” dedi.
Avrupa ülkelerinin uygulamalarına da değinen Bağlıkaya, Rusya örneğini vererek dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. “Dünya genelindeki red oranlarına baktığımızda, ağır ambargolara rağmen Rus vatandaşlarının red oranı yüzde 7,5 seviyelerinde. Türkiye’nin yaklaşık yarısı kadar. Biz Avrupa’nın bir parçasıyız ancak konu vize olduğunda bu yaklaşım bir anda rafa kaldırılıyor” ifadelerini kullandı.
Vize randevu sisteminde karaborsa sistemi şüphesi
Programda özellikle vize randevu sistemlerinde oluşan “karaborsa” düzenine dikkat çeken Bağlıkaya, konsoloslukların hizmetleri ihale yoluyla aracı firmalara devrettiğini belirtti. İspanya’nın BLS, Almanya ve İtalya’nın ise iDATA gibi şirketlerle çalıştığını hatırlatan Bağlıkaya, sistemin kontrolünün büyük ölçüde bu şirketlerde olduğunu söyledi.
Bağlıkaya, “Konsolosluk belirli sayıda randevu açılması talimatı veriyor, aracı kurumlar da bu randevuları kendi sistemleri üzerinden erişime açıyor. Ancak randevular gecenin 02.30’unda gibi absürt saatlerde sisteme düşüyor. Sabah baktığınızda tüm randevular tükenmiş oluyor. Bu durum doğal olarak burada bir karaborsa oluştuğu şüphesini doğuruyor” diye konuştu.
Almanya'dam turistik vizeler için bir yıl sonraya randevu
Sistemde bot hesapların aktif şekilde kullanıldığını savunan Bağlıkaya, normal şartlarda 35-40 euro seviyesinde olması gereken randevu ücretlerinin, arz-talep dengesizliği nedeniyle 150 eurodan başlayıp 300-400 euro seviyelerine kadar çıktığını ifade etti.
Almanya örneğini paylaşan Bağlıkaya, turistik vize başvurularında bir yıl sonrasına randevu verildiğini belirterek mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
Yunanistan örnek alınabilir
Yunanistan’ın uygulamalarına da değinen Bağlıkaya, “Türkiye’den yapılan yaklaşık 1 milyon 150 bin vize başvurusunun 300 bini Yunanistan’a yapılıyor. Yunanistan’ın red oranı yüzde 10 seviyesinde. Sistem daha düzenli işliyor. Bu konuda diğer ülkeler de yunanistan modelini örnek alabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Aracı kurumlara dava hazırlığı içerisindeyiz
TÜRSAB olarak aracı kurumlara yönelik hukuki süreç hazırlığında olduklarını açıklayan Bağlıkaya, sektörde oluşan ekonomik kaybın çok büyük boyutlara ulaştığını söyledi. “Bu birkaç şirket üzerinden oluşan kayıt dışı hacim 500 milyon dolarların üzerine çıkıyor. Seyahat acentalarının son 3-4 yıldaki kaybı ise 50 milyon euronun üzerinde. Hukuki süreçten nasıl bir sonuç çıkar bilmiyoruz ancak kurum olarak üyelerimizin haklarını korumak için üzerimize düşeni yapacağız” dedi.
Bağlıkaya, sorunun çözümünün ilgili ülkelerin irade göstermesine bağlı olduğunu vurgulayarak, “Bu ülkeler isterse bu sistemi engelleyebilir. Vergisiz, denetimsiz ve kişi başı 250-400 euroya ulaşan haksız kazançlar söz konusu. Aksi halde vatandaşların, seyahat acentalarının ve outgoing sektörünün yaşadığı mağduriyet artarak devam edecek” ifadelerini kullandı.












