Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), "Uluslararası sağlık turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik''in bazı maddelerin iptalini sağlamak için dava süreci başlattı.
TÜRSAB'tan yapılan duyuruda, 26 Nisan 2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik", daha önce yürürlükte olan 13 Temmuz 2017 tarihli ve 30123 sayılı yönetmeliğin yerini aldı. Yeni yönetmelikle birlikte sağlık turizmi alanında hizmet kapsamı, belgelendirme, yetkilendirme, denetim ve idari yaptırımlar gibi birçok konuda önemli değişikliklere gidildi.
Açıklamada, yapılan bu düzenlemelerin bazı hükümlerinin sektörel işleyişi olumsuz etkileyebileceği ve kamu yararına hizmet etmeyeceği gerekçesiyle, ilgili yönetmeliğin bazı maddelerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle yargı yoluna başvurulduğu belirtildi. Dava'nın, Danıştay 10. Daire Başkanlığı’nın 2025/2450 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğü ifade edildi.
Üyelere Müdahillik Çağrısı
Açıklamada, yönetmelik hükümlerine itirazı bulunan sektör temsilcileri ve ilgili tarafların davaya müdahil olmaları istendi. Bu kapsamda, davaya katılım sağlamak isteyen üyeler için örnek bir müdahale dilekçesiyle başvurmaları istendi.
Bağlıkaya, dava sürecini başlattık
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da TÜRSAB olarak seyahat acentalarının hak kaybına neden olabilecek konular konusunda çok hassas olduklarını belirterek yönetmelikteki bazı maddelerin iptalini sağlamak için dava sürecini başlattıklarını açıkladı. Bağlıkaya, konuyla ilgili şunları kaydetti:
“Yeni yönetmelikte seyahat acentaları olmadan bu iş yapılabilir yorumu çıkıyor. TÜRSAB olarak hukuki süreci başlattık, USHAŞ’ın da varlığını sorgulayan bir dava açtık. Bugüne kadar 1200’ün üzerinde seyahat acentamız Sağlık Turizmi Yetki Belgesi aldı. Alınmış bir belgenin boşa gitmesi gibi bir durum söz konusu değil. Sağlık Bakanımız son derece makul ve anlayışlı bir kişi. Bizim itirazlarımızı yerinde ve haklı bulacaktır. Biz Sağlık Bakanlığıyla son derece yakın çalıştık, birlikte 10’larca toplantı gerçekleştirdik. Bütün bölgelerde birlikte toplantılar düzenledik. İlişkilerimiz gayet iyi. Bu işin çok kısa sürede geri döneceğini düşünüyorum. Yönetmelik bu haliyle devam ederse bile bu alanda çalışan seyahat acentalarımız zaten tur, transfer, otel rezervasyonu yapabilecek. Yeni yönetmeliğe göre de sağlık kuruluşları; tur, transfer ve otel rezervasyonu yapamayacak ve bir seyahat acentası ile çalışmak zorunda kalacaklar.Aleyhimize karar çıkmasını beklemiyoruzKültür ve turizm Bakanlığı’nın burada da sorumluluktan kaçıyor olması onların bileceği bir iş. O işe biz müdahil olamayız ama sağlık turizmiyle ilgili konuların sadece Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın kurduğu bir anonim şirketin kontrolünde gidiyor olması makul bir şey mi? İçinde turizm var. Turizmle ilgili herhangi bir kurumun yetkili olmaması kabul edilebilir bir şey değil. Bence bu yanlıştan çok kısa sürede dönülecektir. Tabii ki kültür ve Turizm Bakanlığı'nın lobi gücü bizimkinden çok daha fazla. Yani onların müdahil olduğu bir şeyde bizim söylediğimizin yapılması söz konusu değil. İptal talebimiz o kadar güçlü ki orada bizim aleyhimize bir karar çıkmasını beklemiyoruz.”