Gastronomi turizmi alanında Türkiye'nin önde gelen kurumlarından TURYİD ve TÜRSAB işbirliği protokolü imzaladı. Gerçekleştirilen işbirliği TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, TURYİD Başkanı Kaya Demirer, TURYİD Başkan Yardımcısı Aslı Pasinli, Dr Faik Öztunç, Gamze Cizreli ve Gastronomi Turizmi Komitesi Başkanı Gürkan Boztepe'nin katılımıyla, Banyan Restorant'ta düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.
HEDEF GASTRONOMİ VE TURİZMİ BİR ARAYA GETİRMEK
TurizmdeBuSabah'tan Gamze Şahin'in haberine göre, yapılan işbirliği ve Gastronomi Turizmi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kaya Demirer:
"TURYİD olarak, 2003'ten bu yana hedefimizde turizm ve gastronomiyi bir araya getirip Türk turizmini daha iyi noktalara getirmeyi planlıyoruz. TÜRSAB ile gerçekleştireceğimiz bu iş birliği ile birlikte ülkenin turizm politikasını gastronomi ile birleştirmeyi planlıyoruz. Dünya genelinde 1 milyona yakın turist var ve bunların neredeyse %88'i destinasyon seçimlerinde yeme-içme unsuruna önem veriyor. Bizim 30 yıllık turizm politikamız, "deniz-güneş-kum" anlayışı çerçevesinde gerçekleşirken son yıllarda bu durum farklı noktalara gidiyor.
Bu noktada İspanya güzel bir örnek teşkil ediyor. Çünkü turizm politikasına gastronomi unsurunu da dahil ederek daha yüksek turizm gelirleri elde ediyor. Gastronomi turistinin seviyesi de "deniz-güneş-kum" turistlerinden daha yüksek seviyededir. Bu bağlamda, arkasında bırakacağı fayda sosyo-ekonomik anlamda da büyük bir öneme sahip. İstanbul'u da, gastronomi turizmi ile New York, Barcelona, Londra ve Tokyo gibi dünya metropolleriyle yarışır hale getirebiliriz. Pilot bölge seçtiğimiz İstanbul ile başlayan bu işbirliğinin diğer bölgelere de taşımak niyetindeyiz.Hedefimizde Ege, Karadeniz ve Güneydoğu var. Sağlık ve golf turizminden sonra, turizmi 12 aya yayabilmemizin en önemli adımı, Gastronomi turizmi olacaktır. TÜRSAB ile gerçekleştireceğimiz işbirliğinde iki önemli konu var. Bunlardan ilki, "Lezzet Durakları Haritası". Lezzet Durakları Haritası, tur yetkililerinin daha önceden deneyimlediği lezzet duraklarından oluşacak bu harita ile gelen turistlerin bu konuda uğradıkları hayal kırıklıklarını en aza indirmeyi planlıyoruz. Oluşturulacak olan bu kitapçık, THY'nin de desteklemesiyle, uçaklarda yerini alacak.
TÜRSAB'ın desteğiyle acentelerde ve turistik mekanlarda, otel ve odalarda yerini alacak. Kısacası, gelen turistin görmeden geçemeyeceği her türü organizasyon ve noktalarda bulunacak. Mekanlar, acentelere daha fazla masa kapasitesi sağlayacak. TÜRSAB ve TURYİD arasında oluşacak bu organik bir bağ oluşturulacak.
"SAĞLIK TURİZMİNİ, GASTRONOMİ TURİZMİ İLE SÜSLEMEK İSTİYORUZ"
TÜRSAB olarak 43 yıldır gerçekleştirdikleri projelere vurgu yapan TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, "Sağlık turizmini, gastronomi turizmi ile süslemek istiyoruz" dedi. Öte yandan Ulusoy, "Her yörenin kendine özgü olan mutfağıyla, ürün çeşitlerimizi çoğaltmak istiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile birlikte, gelen ziyaretçiden elde edilen geliri artırmayı hedefliyoruz. Sunduğumuz kaliteli ürünlerle güzel tecrübeler yaşatıp, turizmde markalaşmak adına her türlü desteği sağlamayı istiyoruz. Bu işbirliği ülkenin tanıtımında önemli bir adım olacak" dedi.Tanıtımın bu noktada büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ulusoy, "Ürünlerin ve lezzet duraklarının çok iyi tanıtılması lazım"dedi. Türk gastronomisinin tanıtılmasına yönelik çalışmaları yamalı bohçaya benzeten TÜRSAB Başkanı Ulusoy, bu işbirliği ile birlikte tanıtımların tek parça halinde ilerleyeceğini söyledi.
TURYİD Başkan Yardımcısı Aslı Pasinli ise 2016 yılı içerisinde TÜRSAB ile yapmayı planladıkları işbirliğinden bahsetti. "Ben bu sanatı yerim" temalı Food Art Festivali hakkında bilgi veren Pasinli, festivalin turizmde çeşitlilik sağlamak adına büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı ve sanatla yemeği buluşturmak amacında olduklarını belirtti. Öte yandan Pasinli İstanbulu sadece yerel lezzetlerle sınırlamayıp, dünya mutfaklarının da en iyi şekilde uygulandığı bir destinasyon haline getirmeyi planladıklarını belirtti.Gürkan Boztepe ise, gastronomi acenteleri ve basının desteğiyle iyi yerlere gelineceğini vurguladı.
Gamze Cizreli, "İstanbul ve Türkiye bu kadar zengin bir mutfağa ve restoran yelpazesine sahipken neden buralar daha fazla turist tarafından ziyaret edilmiyor sorusuyla yola çıktık ve TÜRSAB ile gerçekleştireceğimiz işbirliği ile bu açığı kapatmayı amaçlıyoruz" dedi. TURYİD olarak her türlü desteğe hazır olduklarını belirten Cizreli, "Bölgeleri gastronomi odaklı turizm destinasyonları haline getirmeyi planlıyoruz"dedi.
"TÜRKİYE YEMEK TURİZMİ AÇISINDAN BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP"
Faik Öztunç, "Türkiye'nin yemek turizmi açısından çok büyük bir potansiyeli var ve 50 milyar dolarlık bir hedefi var. Bu hedef doğrultusunda, İstanbul ve Güney sahilleri dışındaki destinasyonları da dahil ederek kaliteli turist profilini ve turizm gelirlerini artırmayı hedefliyoruz. Spor turizmi ile elde ettiğimiz turizm gelirlerindeki artış başarısını gurme turizminde de gerçekleştirmeyi istiyoruz ve bu ancak yapılan işbirlikleri ile mümkün. Turizm sektörünün ekonomide büyük bir paya sahip olduğunu düşünürsek, gurme turizmi ile turizm geliri ve kaliteli turist potansiyeli artarken cari açıkta da daralma mümkün olabilecek" dedi.
HEDEF GASTRONOMİ VE TURİZMİ BİR ARAYA GETİRMEK
TurizmdeBuSabah'tan Gamze Şahin'in haberine göre, yapılan işbirliği ve Gastronomi Turizmi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kaya Demirer:
"TURYİD olarak, 2003'ten bu yana hedefimizde turizm ve gastronomiyi bir araya getirip Türk turizmini daha iyi noktalara getirmeyi planlıyoruz. TÜRSAB ile gerçekleştireceğimiz bu iş birliği ile birlikte ülkenin turizm politikasını gastronomi ile birleştirmeyi planlıyoruz. Dünya genelinde 1 milyona yakın turist var ve bunların neredeyse %88'i destinasyon seçimlerinde yeme-içme unsuruna önem veriyor. Bizim 30 yıllık turizm politikamız, "deniz-güneş-kum" anlayışı çerçevesinde gerçekleşirken son yıllarda bu durum farklı noktalara gidiyor.
Bu noktada İspanya güzel bir örnek teşkil ediyor. Çünkü turizm politikasına gastronomi unsurunu da dahil ederek daha yüksek turizm gelirleri elde ediyor. Gastronomi turistinin seviyesi de "deniz-güneş-kum" turistlerinden daha yüksek seviyededir. Bu bağlamda, arkasında bırakacağı fayda sosyo-ekonomik anlamda da büyük bir öneme sahip. İstanbul'u da, gastronomi turizmi ile New York, Barcelona, Londra ve Tokyo gibi dünya metropolleriyle yarışır hale getirebiliriz. Pilot bölge seçtiğimiz İstanbul ile başlayan bu işbirliğinin diğer bölgelere de taşımak niyetindeyiz.Hedefimizde Ege, Karadeniz ve Güneydoğu var. Sağlık ve golf turizminden sonra, turizmi 12 aya yayabilmemizin en önemli adımı, Gastronomi turizmi olacaktır. TÜRSAB ile gerçekleştireceğimiz işbirliğinde iki önemli konu var. Bunlardan ilki, "Lezzet Durakları Haritası". Lezzet Durakları Haritası, tur yetkililerinin daha önceden deneyimlediği lezzet duraklarından oluşacak bu harita ile gelen turistlerin bu konuda uğradıkları hayal kırıklıklarını en aza indirmeyi planlıyoruz. Oluşturulacak olan bu kitapçık, THY'nin de desteklemesiyle, uçaklarda yerini alacak.
TÜRSAB'ın desteğiyle acentelerde ve turistik mekanlarda, otel ve odalarda yerini alacak. Kısacası, gelen turistin görmeden geçemeyeceği her türü organizasyon ve noktalarda bulunacak. Mekanlar, acentelere daha fazla masa kapasitesi sağlayacak. TÜRSAB ve TURYİD arasında oluşacak bu organik bir bağ oluşturulacak.
"SAĞLIK TURİZMİNİ, GASTRONOMİ TURİZMİ İLE SÜSLEMEK İSTİYORUZ"
TÜRSAB olarak 43 yıldır gerçekleştirdikleri projelere vurgu yapan TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, "Sağlık turizmini, gastronomi turizmi ile süslemek istiyoruz" dedi. Öte yandan Ulusoy, "Her yörenin kendine özgü olan mutfağıyla, ürün çeşitlerimizi çoğaltmak istiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile birlikte, gelen ziyaretçiden elde edilen geliri artırmayı hedefliyoruz. Sunduğumuz kaliteli ürünlerle güzel tecrübeler yaşatıp, turizmde markalaşmak adına her türlü desteği sağlamayı istiyoruz. Bu işbirliği ülkenin tanıtımında önemli bir adım olacak" dedi.Tanıtımın bu noktada büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ulusoy, "Ürünlerin ve lezzet duraklarının çok iyi tanıtılması lazım"dedi. Türk gastronomisinin tanıtılmasına yönelik çalışmaları yamalı bohçaya benzeten TÜRSAB Başkanı Ulusoy, bu işbirliği ile birlikte tanıtımların tek parça halinde ilerleyeceğini söyledi.
TURYİD Başkan Yardımcısı Aslı Pasinli ise 2016 yılı içerisinde TÜRSAB ile yapmayı planladıkları işbirliğinden bahsetti. "Ben bu sanatı yerim" temalı Food Art Festivali hakkında bilgi veren Pasinli, festivalin turizmde çeşitlilik sağlamak adına büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı ve sanatla yemeği buluşturmak amacında olduklarını belirtti. Öte yandan Pasinli İstanbulu sadece yerel lezzetlerle sınırlamayıp, dünya mutfaklarının da en iyi şekilde uygulandığı bir destinasyon haline getirmeyi planladıklarını belirtti.Gürkan Boztepe ise, gastronomi acenteleri ve basının desteğiyle iyi yerlere gelineceğini vurguladı.
Gamze Cizreli, "İstanbul ve Türkiye bu kadar zengin bir mutfağa ve restoran yelpazesine sahipken neden buralar daha fazla turist tarafından ziyaret edilmiyor sorusuyla yola çıktık ve TÜRSAB ile gerçekleştireceğimiz işbirliği ile bu açığı kapatmayı amaçlıyoruz" dedi. TURYİD olarak her türlü desteğe hazır olduklarını belirten Cizreli, "Bölgeleri gastronomi odaklı turizm destinasyonları haline getirmeyi planlıyoruz"dedi.
"TÜRKİYE YEMEK TURİZMİ AÇISINDAN BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP"
Faik Öztunç, "Türkiye'nin yemek turizmi açısından çok büyük bir potansiyeli var ve 50 milyar dolarlık bir hedefi var. Bu hedef doğrultusunda, İstanbul ve Güney sahilleri dışındaki destinasyonları da dahil ederek kaliteli turist profilini ve turizm gelirlerini artırmayı hedefliyoruz. Spor turizmi ile elde ettiğimiz turizm gelirlerindeki artış başarısını gurme turizminde de gerçekleştirmeyi istiyoruz ve bu ancak yapılan işbirlikleri ile mümkün. Turizm sektörünün ekonomide büyük bir paya sahip olduğunu düşünürsek, gurme turizmi ile turizm geliri ve kaliteli turist potansiyeli artarken cari açıkta da daralma mümkün olabilecek" dedi.










