Kahvaltılı toplantıda kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, soruları cevaplandıran Vali Münir Karaloğlu, 15 Temmuz'daki Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde Türk medyasının demokrasinin, milli iradenin, milletin arkasında dimdik durduğunu belirterek, bu nedenle tüm basın mensuplarına teşekkür etti.Basın mensuplarının da kamu hizmeti yaptığına işaret eden Vali Karaloğlu: 'Medya mensuplarını, basın çalışanlarını çalışma arkadaşımız olarak görüyoruz. Medyanın üçüncü göz olarak yaptığımız işleri dışardan bakarak değerlendirmesini, eksiğimiz, gediğimiz varsa onları bize hatırlatmasını çok önemserim' dedi.Antalya markası altında yeni bir tanıtım stratejisi oluşturulması ve kent logosunun uluslararası alanda da yaygınlaştırılması gerektiğine işaret eden Vali Karaloğlu, görevde 80 günü doldurduğunu ve kente dokunmaya, hissetmeye ve içselleştirmeye çalıştığını dile getirdi. Antalya'da taşıyıcı sektörün turizm olduğuna işaret eden Vali Karaloğlu, Antalya'nın 12 ay tarımın her türünün yapılabileceği altın iklim kuşağında bulunan bir tarım şehri olduğunu belirterek, turizmde dünyanın en önemli destinasyonlarından biri olan kentin, potansiyeline ve altyapısına rağmen sorunları olduğunu kaydetti. BÜTÜNCÜL BİR TANITIM STRATEJİMİZ YOK
Antalya'nın bir tanıtım problemi yaşadığını anlatan Vali Karaloğlu, 'Bütüncül bir tanıtım stratejimiz yok. Tanıtım yapılıyor ama parça parça yapılıyor. Parça parça yapılınca da istediğimiz sonucu almamız mümkün değil. Öncelikli olarak biz büyük Antalya markası üzerinde diğer bütün şehirde var olan ki, binlerce markası var bu şehrin. Diğer markaları o büyük Antalya markası şemsiyesi altında yükseltmemiz lazım. Fuarlarda Türkiye standında 50 metrekare stantta kart dağıtan Antalya'daki koca tesisleri gördüğümde üzülürdüm. Ama bir Barcelona, Londra, Madrid stantlarının devasa ve kendi ülkelerinin bile önüne geçtiğini görürdüm ve 'bizde niye Antalya öne çıkmaz' diye hayıflanırdım. Ülkemizdeki geceleme sayısının yüzde 66'sı Antalya'da. Bu şehirdeki geceleme sayısı bugün İspanya'nın tamamından daha çok ve onun için burayı tanıtırken bu destinasyonun büyüklüğüne yakışacak şekilde olaya yaklaşmamız lazım" diye konuştu. ANTALYA LOGOSUNU SAHİPLELENELİM
Her şeyden önce bu şehrin bir logoya ihtiyacı olduğunu belirten Vali Karaloğlu, 'Antalya Tanıtım Vakfı bir şehir logosu oluşturmuş. Ben şahsen seviyorum ve kullanmaya da çalışıyorum ama şehir kullanmıyor. Ne tesisler, ne kurumları, ne yöneticileri kullanmıyor. Logoyu güzel ve tek gördüğüm yer havalimanı girişinde var. Onun dışında biz logoyu gördüğümüzde zihnimizde Antalya'yı oluşturacak konuma logoyu getirmemişiz. Çalışma yapılmış ama bunu yaygınlaştırma, kullanma, sahiplenme konusunda kentin eksikliği var. Medya sahip çıkarsa bu Antalya logosunu dünyanın her yerinde görebiliriz. Burada turizm işletmelerinden yerel yönetimlere, çarşıdaki esnafa tüm Antalya'nın sorumluluğu var" dedi.Bursa'da da logo çalışması yürüttüğünü ve ilk zamanlarda kıyamet koptuğunu, bugünse şehirde satılan havlunun üzerinde dahi kentin logosunun olduğunu dile getiren Vali Karaloğlu, 'Bu işler başta çok tartışılır. 'Bu logo Antalya'yı temsil eder mi, nereden buldunuz bunu, Antalya'yı Aspendos, güneş-kum daha iyi temsil eder' gibi bir sürü şey söylenebilir. Ama önemli olan sizin logo olarak seçtiğiniz şeyi insanların zihnine düşürebilmenizdir. Israrla kullanırsanız şehir sahiplenir. Antalya'da bu şehir logosu konusuna yeniden başlamak lazım diye düşünüyorum" dedi. ORTADOĞU PAZARINDA ÇOK ZAYIFIZ
Vali Karaloğlu, akıllı tüccarın yumurtaların hepsini aynı kefeye koymayacağını belirterek, bugün Antalya turizminin Rusya pazarındaki kriz nedeniyle yaşadığı sorunlara da değindi. Bugün Ruslarla yaşanan ihtilafın yarın Avrupa Birliği ile yaşanabileceğini belirten Karaloğlu, 'Çıkma noktasındayız da şu an. Onun için bizim çok yakın coğrafyamızda bulunan, uçakla 45 dakika- 1 saatte uçabilecek coğrafyalarda maalesef pazara inme noktasında problemlerimiz var. Ortadoğu pazarında çok zayıfız, bize en yakın pazar ve Araplar gittikleri ülkede en fazla para harcayan turist grubu. Ama Antalya'da Arap turist yok. Niye, 'Araplar Bursa'ya gider.' Hayır arkadaşlar Arap'ın muhafazakarı Bursa'ya, Trabzon'a gider ama Arap'ın diğeri İtalya'ya, Fransa'ya gider. Mutlaka yakın coğrafyamızdaki Arap, İran, Çin, Hindistan gibi yeni pazarları bulma zorunluluğumuz var. Aksi takdirde o tesisler her sene başka bir krizle boğuşur" diye konuştu. ANTALYA ZOR COĞRAFYADA HUZUR VAHASIDIR
Antalya'da sadece bir mevsim turizm yapılmaması gerektiğine de işaret eden Vali Münir Karaloğlu, 12 ay boyunca tüm turizm çeşitlerini bu şehirde yapma şansı olduğunu söyledi. Kültür, tarih, sanat, doğa, spor, yayla gibi çeşitlerin birçoğunun şu an kullanılamadığını belirten Vali Karaloğlu, medya mensuplarından da turizme zarar verilmemesi açısından haberlerinde kullandıkları dilin kent turizmine zarar vermeyecek şekilde olmasını istedi.Şehirde mantar tabancası patlaması durumunda dahi "Antalya'da ürküten patlama" başlıklarıyla haberler yapıldığına değinen Vali Karaloğlu, en ürkek sektörün turizm olduğunu, bu alanda hassas davranılması gerektiğini belirterek, basın mensuplarından Antalya ile ilgili özel turizm haberleri beklediğini söyledi.Antalya'nın dünyanın en güvenli şehri olduğunu kaydeden Vali Karaloğlu: 'Bunu niye öne çıkarmıyoruz? Bunu öne çıkaracak haberler yapalım. Antalya, bu kadar zor bir coğrafyada huzur vahasıdır. Bunu işleyelim, bunu devam ettirmek için bir çabamız olsun. Bunu beraber başaracağız, her birinizin yardımlarına ihtiyacım var. Antalya markasını, ışığını hep beraber bir yere taşıyacağız" dedi.Vali Karaloğlu: "Hedefim, amacım bu kenti hep beraber daha doğru bir şekilde yönetmek. Yoksa sizin işinizi nasıl yapacağınızı size öğretmek, öyle bir amacım yok, olamaz. Şehre karşı daha hassas olalım" diye konuştu.
Antalya'nın bir tanıtım problemi yaşadığını anlatan Vali Karaloğlu, 'Bütüncül bir tanıtım stratejimiz yok. Tanıtım yapılıyor ama parça parça yapılıyor. Parça parça yapılınca da istediğimiz sonucu almamız mümkün değil. Öncelikli olarak biz büyük Antalya markası üzerinde diğer bütün şehirde var olan ki, binlerce markası var bu şehrin. Diğer markaları o büyük Antalya markası şemsiyesi altında yükseltmemiz lazım. Fuarlarda Türkiye standında 50 metrekare stantta kart dağıtan Antalya'daki koca tesisleri gördüğümde üzülürdüm. Ama bir Barcelona, Londra, Madrid stantlarının devasa ve kendi ülkelerinin bile önüne geçtiğini görürdüm ve 'bizde niye Antalya öne çıkmaz' diye hayıflanırdım. Ülkemizdeki geceleme sayısının yüzde 66'sı Antalya'da. Bu şehirdeki geceleme sayısı bugün İspanya'nın tamamından daha çok ve onun için burayı tanıtırken bu destinasyonun büyüklüğüne yakışacak şekilde olaya yaklaşmamız lazım" diye konuştu. ANTALYA LOGOSUNU SAHİPLELENELİM
Her şeyden önce bu şehrin bir logoya ihtiyacı olduğunu belirten Vali Karaloğlu, 'Antalya Tanıtım Vakfı bir şehir logosu oluşturmuş. Ben şahsen seviyorum ve kullanmaya da çalışıyorum ama şehir kullanmıyor. Ne tesisler, ne kurumları, ne yöneticileri kullanmıyor. Logoyu güzel ve tek gördüğüm yer havalimanı girişinde var. Onun dışında biz logoyu gördüğümüzde zihnimizde Antalya'yı oluşturacak konuma logoyu getirmemişiz. Çalışma yapılmış ama bunu yaygınlaştırma, kullanma, sahiplenme konusunda kentin eksikliği var. Medya sahip çıkarsa bu Antalya logosunu dünyanın her yerinde görebiliriz. Burada turizm işletmelerinden yerel yönetimlere, çarşıdaki esnafa tüm Antalya'nın sorumluluğu var" dedi.Bursa'da da logo çalışması yürüttüğünü ve ilk zamanlarda kıyamet koptuğunu, bugünse şehirde satılan havlunun üzerinde dahi kentin logosunun olduğunu dile getiren Vali Karaloğlu, 'Bu işler başta çok tartışılır. 'Bu logo Antalya'yı temsil eder mi, nereden buldunuz bunu, Antalya'yı Aspendos, güneş-kum daha iyi temsil eder' gibi bir sürü şey söylenebilir. Ama önemli olan sizin logo olarak seçtiğiniz şeyi insanların zihnine düşürebilmenizdir. Israrla kullanırsanız şehir sahiplenir. Antalya'da bu şehir logosu konusuna yeniden başlamak lazım diye düşünüyorum" dedi. ORTADOĞU PAZARINDA ÇOK ZAYIFIZ
Vali Karaloğlu, akıllı tüccarın yumurtaların hepsini aynı kefeye koymayacağını belirterek, bugün Antalya turizminin Rusya pazarındaki kriz nedeniyle yaşadığı sorunlara da değindi. Bugün Ruslarla yaşanan ihtilafın yarın Avrupa Birliği ile yaşanabileceğini belirten Karaloğlu, 'Çıkma noktasındayız da şu an. Onun için bizim çok yakın coğrafyamızda bulunan, uçakla 45 dakika- 1 saatte uçabilecek coğrafyalarda maalesef pazara inme noktasında problemlerimiz var. Ortadoğu pazarında çok zayıfız, bize en yakın pazar ve Araplar gittikleri ülkede en fazla para harcayan turist grubu. Ama Antalya'da Arap turist yok. Niye, 'Araplar Bursa'ya gider.' Hayır arkadaşlar Arap'ın muhafazakarı Bursa'ya, Trabzon'a gider ama Arap'ın diğeri İtalya'ya, Fransa'ya gider. Mutlaka yakın coğrafyamızdaki Arap, İran, Çin, Hindistan gibi yeni pazarları bulma zorunluluğumuz var. Aksi takdirde o tesisler her sene başka bir krizle boğuşur" diye konuştu. ANTALYA ZOR COĞRAFYADA HUZUR VAHASIDIR
Antalya'da sadece bir mevsim turizm yapılmaması gerektiğine de işaret eden Vali Münir Karaloğlu, 12 ay boyunca tüm turizm çeşitlerini bu şehirde yapma şansı olduğunu söyledi. Kültür, tarih, sanat, doğa, spor, yayla gibi çeşitlerin birçoğunun şu an kullanılamadığını belirten Vali Karaloğlu, medya mensuplarından da turizme zarar verilmemesi açısından haberlerinde kullandıkları dilin kent turizmine zarar vermeyecek şekilde olmasını istedi.Şehirde mantar tabancası patlaması durumunda dahi "Antalya'da ürküten patlama" başlıklarıyla haberler yapıldığına değinen Vali Karaloğlu, en ürkek sektörün turizm olduğunu, bu alanda hassas davranılması gerektiğini belirterek, basın mensuplarından Antalya ile ilgili özel turizm haberleri beklediğini söyledi.Antalya'nın dünyanın en güvenli şehri olduğunu kaydeden Vali Karaloğlu: 'Bunu niye öne çıkarmıyoruz? Bunu öne çıkaracak haberler yapalım. Antalya, bu kadar zor bir coğrafyada huzur vahasıdır. Bunu işleyelim, bunu devam ettirmek için bir çabamız olsun. Bunu beraber başaracağız, her birinizin yardımlarına ihtiyacım var. Antalya markasını, ışığını hep beraber bir yere taşıyacağız" dedi.Vali Karaloğlu: "Hedefim, amacım bu kenti hep beraber daha doğru bir şekilde yönetmek. Yoksa sizin işinizi nasıl yapacağınızı size öğretmek, öyle bir amacım yok, olamaz. Şehre karşı daha hassas olalım" diye konuştu.








