Anex Tour Genel Müdürü Vural Karasu, GM Dergi'de yer alan röportaj şöyle: Turizm nasıl kurtulur?Kısa vadede ve gelecek yıl turist sayısında büyük artışlar olmayacak. Arz Talep dengesi bozuldu, fiyatlar düştü, fiyat ile birlikte kalite de düştü. Uzun vade de fiyatlar yükselmedikçe ve kalite eski haline dönmediği sürece Antalya ve Türk turizmi sıkıntılar yaşamaya devam edecektir. Bu sıkıntıları aşmanın tek bir yolu var; herkes belli bir sayıda oda sayısını unutacak. Bir tesis bir bloğunu diğer tesis bir katını kapatacak. Kısacası oda sayıları azalacak, ama bunu herkes yapacak. Bu şekilde de piyasaya daha az yatak kapasitesi sunulunca fiyatları da bu kadar alt seviyelere kadar düşmesi engellenir. Sektörü 500 binlik bir artış doyurmuyor ve doyurmayacaktır.Pazar çeşitliliğinde Çin'den, ABD'den ve Japonya'dan söz ediliyor, ancak bunların gelme şansı çok düşük. Doğu Avrupa'dan gelen sayısı da ortada. Lokomotif pazarlarımız olan Rusya, Batı Avrupa Ve CIS ülkelerinin durumuna bakacak olursak; CIS ülkelerinin ruble sıkıntısı devam ediyor. Ekonomik durumları ortadan olan bu pazardan gelenlerin sayısı fiyatların yükselmesiyle bu pazardan gelen sayıları da azalacak. Şu aşamada tek çözüm; arzı kısmak, çünkü talep artmıyor. Şuan sektör 365 günün sadece 45 günü para kazandı. Bu da sürdürülebilir bir şey değil. Kredi borcu içinde olan otellerin fiyatlarını mutlaka yükseltmesi gerekiyor. Ancak bu rekabet ve arz talep dengesi arttığı sürece bu fiyatların artmasının imkan ve ihtimali yok.Bu arz dengesini değiştirmek zor. Sizce iki yıl sonra bizi ne bekliyor?Şuan 10 otelden dokuzu bankalara gırtlağına kadar borçlanmış durumda, bankalar otelleri yaşatmaya çalışıyor. Bu kriz 5 yıl daha sürecek olursa; yabancı yatırımcılar devreye girip ya otelleri kiralayacak ya da satın alacaklardır. Banka borcu olmayan oteller ise daha rahat. Onlar hiç olmazsa günü kurtararak az da olsa para kazanıyorlar. Şuan borucu olmayan otellerin oranı ise yüzde 10'u geçmez. Diğer yüzde 90' ın hali bu. Ve yine tekrar ediyorum bu fiyat skalasıyla bu sorun çözülemez.Bu fiyat skalasının oluşmasında acentelerin katkısı ya da rolü ne?Çok düşük. Çünkü acenteler olarak bizler 10 liralık bir oteli 10 liraya satmaya çalışıyoruz. Bize 10 liraya satan otelciye, 9 liraya sat demiyoruz zaten. Keşke olabilse de 10 liraya değil, daha yukarı fiyatlara satabilse. Bizim otellerden istediğimiz, servisi, hizmeti doğru versin. Şuan oteller turistte yüzde 20 azalttığı personelle aynı kalite de hizmet vermeye çalışıyor, ama veremiyor. Oteller günü kurtarma derdinde olduğu için, bu konuyu ciddiye almıyor. Bizim Türk turizmi olarak diğer ülkelerden en büyük avantajımız, kalite ve fiyat dengemizdi. Bizden ucuz ülkelerde kalite kötüydü. Bizimle aynı kalitede olanların ise fiyatları çok yüksekti. En iyi fiyat kalite dengesi Türkiye'deydi. Bu denge son iki yıldır bozulmaya başladı. Bu şekilde birkaç yıl daha devam ederse Türkiye'nin ve Antalya'nın eski cazibesi kalmayabilir.Kriz önlemleri olağan hale geldi, artık kriz zamanı işçi çıkarmak normal, dolayısıyla normal standartlar da değişiyor değil mi?Kesinlikle standartlar değişiyor. Eskiden otellerin birçoğu kışın açıktı. Birçoğundan kastettiğim en azından Belek, Lara bölgesinin neredeyse tamamı ve Kemer ve Side'nin belli otelleri kışın hizmetlerine devam ediyorlardı. Yani bu durumda otellerde çalışan personellerin yarısına maaş ödüyorlardı. Şimdi ise kışın çalışan otel personelin sayısı azaldı, sezonluk çalışan personelin ayakta kalması daha da zorlaştı ve artık sektörde ters göç başladı, bu insanlar memleketlerine dönerek Antalya'yı terk ediyorlar. Bu yıl oteller garson, bulaşıkçı, meydancı ve kat hizmetlerinde çalıştıracak Türk personel bulamadılar. Bu elemanları yurt dışından temin etmeye başladılar ki, bir de stajyer personel adı altında ucuza eleman çalıştırmaları büyük sıkıntıları beraberinde getirdi. Artık insanlar, turizm bir meslek olarak görünmüyor. Öğrenciler, turizmi tatillerde yapılacak iş olarak görüyorlar. Askerlikten sonra da kalıcı bir mesleğe yöneliyorlar. Hal böyle olunca meslek olarak görülmeyen turizmden kalitenin artması da beklemek imkansız.Peki ; acentelerin, durumu nedir?Biz de profesyoneller anlamında çok bir değişiklik yok. Çünkü biz her hâlükârda 12 ay çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak biz de oteller gibi, rehberler konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Bir rehbere 6 ay Türkiye'de 6 ay başka ir ülkede iş imkanı sunduğumuz için aynı otellerdeki gibi mecburen üniversite öğrencileriyle çalışmak durumunda kalıyoruz. Bu durumdayken biz de uzun süreli rehber çalıştıramama sıkıntısı yaşıyoruz.Peki; sizin acente olarak paketlerden beklediğiniz gelir ile buradaki tur satışlardan beklediğiniz gelirin orantısı ne?Biz tur satışlarında aldığımız geliri tabii ki çok önemsiyoruz. Çünkü yurtdışında çok büyük karlarla satış yapamıyoruz. En büyük sebebi operatörler arası rekabet. İkincisi; uçakları koyduktan sonra geri adım atamıyoruz. Yani bir milyon koltuk alıyoruz, koltukları aldıktan sonra geri adım atamıyoruz. 'Krize girdik, satılmıyor' diye zararına sattığımız çok gelen var. O yüzden bu aradaki kazandığımız tur gelirleri bizim için çok büyük önem taşıyor.Tur gelirlerini de 6 ay çalıştırdığınız rehberlerden kazanmaya çalışıyorsunuz değil mi, bu da özünde tur gelirlerinin önemine ters düşen bir durum aslında
bu noktada otellerin arzını azaltılması gibi, aynısını acentede getirecekleri paxı azaltarak geçmiş istatistiklere göre sınırlandırsak; bu model uygulanabilir mi?Rekabet ortamında bu model bizim için mümkün olamaz. Anex olarak şuan 22 ülkeye operasyon yapmaktayız. Bizim için sadece Türkiye yok. Bizim için uçağımınız dolup dolmadığı önemli. Ama tabi ki misafiri yönlendiren konumundayız. Her şeye rağmen fiyat servis kalitesi anlamında en iyilerden biri de Türkiye.Türkiye tabi ki bizim önceliğimiz ama talep olmayınca başka destinasyonlara yöneldik geçen sene ile birlikte. Geçen sene Tunus operasyonuna başlarken geç açılmasından dolayı yüzde 50 kayıp tahmin ediyorduk ama öyle bir kayıp yaşamadık. Tunus'ta bir kayıp yaşamadık. Bir ülkeye turisti yönlendirdiğimizde diğer sene o ülkeye gidecek turist sayısın azaltmak pek kolay olmuyor. Bir de artık turistler aynı yere gitmek yerine farklı ülkelerde seyahat yapmak istiyorlar. Ruslar da bu yönde değişimleri gözlemliyoruz.Acentelerin ARGE departmanları yok. Olması gerekiyor mu?Kesinlikle gerekiyor. Biz çok hızlı büyüdük. Avrupalı acenteler ve operatörler 50 senede adım adım büyümüş bir şirket. Biz ise 10 yıl içinde çok hızlı bir büyüme gerçekleştirdik. Bu büyümenin bir yerde durması gerekiyor ki buna yönelelim. Bir de büyüme beraberinde kalifiye eleman sorununu ortaya çıkarıyor. Bir personel yetiştirmekte çok kolay değil. Sürekli büyüyen bir operasyon var, ancak piyasa doyuma ulaştığında bu büyüme duracak. Tabiri caizse şuan nereye yetişeceğimizi şaşırıyoruz. İşte o zaman eksiklerimizi tamamlamaya vaktimiz olacak.Peki; kurtulur mu turizm?Kurtulur da kim ayakta kalır orası bilinmez. Buradaki en büyük zarara uğrayan sektörde otel yatırımcısı. Otel yatırımı yapanın alternatifi yok. Biz bu ülkeye turist gelmiyor diyerek başka ülkelerde iş yapabiliyoruz, ama otel yatırımcısının otelinden başka kazanç kapısı yok.Çalışacağınız oteller konusunda öngörüde bulunuyordunuz ve tahminleriniz doğru çıkıyor, ya şimdi?Şimdi bunu öngörmek zorlaştı. Artık kime, ne olacağı belli olmuyor.Tesislerde jenerasyon değişikliği yaşanıyor, sizi nasıl etkiliyor?Bu kaçınılmaz bir gerçek. Genç jenerasyon geldikçe bir gün hepimiz sistemin dışına itileceğiz. Bileğin hakkıyla gelen jenerasyon farklı, bir de düşük maaş vermek adına gençleri üst düzey yönetici yapmak farklı. İkincisini tercih eden tesisler var, ama onlar sonunda bu yaptıklarından zarar görüyorlar. Bir kişi, üst düzey yöneticilik pozisyonuna hak ettiği zaman gelmeli. Krizde otel patronları ucuz ücrete çalıştıracak genç yöneticileri tercih etti. Bu yüzden de sektörde büyük sıkıntılar yaşanıyor.Bir diğer nokta son yıllarda aileler de artık otel yönetimine karışmaya başladı. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?Maalesef. Otelciliğe bakış açısı patronların, ' Acente satıyor, biz de yedirip içirip gönderiyoruz.' Denklem onlar için bu kadar basit. Artık sektörün birçok yerinde her şey patronun iki lafının arasında. Kurumsallık sıfır. Patron bir gün bir müdürü gönderiyor, diğer gün başkasını işe alıyor. Bu sıkıntılar çok büyüdü.Son olarak siz uzun yıllardır işin merkezindesiniz, yatırımcılara ve profesyonellere tavsiyeniz nelerdir?Yatırımcıya en büyük tavsiyem, elinden geldiği kadar servis kalitesini düşürmesin. Eğer bir yatırımcı tesisinin kalitesini düşürürse uzun vadede sadece tesisini değil, bölgesine ve ülkesine zarar verecektir. Asla misafirin yemek kalitesinden ve servisinden taviz vermemelidir. Her gün değil, iki gün et verebilirsiniz ya da et vermediğiniz günlerde de kaliteli ürün misafire sunmak zorundalar. Yöneticilere ise tavsiyem; herkes ekmeğinin peşinde farkındayız, bin otel varsa 2 bin yönetici var biliyoruz, ama her şeye rağmen patron odaklı olmayan tesisleri tercih etmemeleri. Bu arada patronlarda ikiye ayrılıyor, biri gerçekten işi bilen, diğeri ise parası olan ama bir şekilde turizmin içinde yer alan patronlar var. Bu patronları da iyi ayırmak gerekiyor
Gündem
Yayınlanma: 20 Ekim 2017 - 07:54
Vural Karasu, ''Sektör 45 gün para kazandı''
Anex Tour Genel Müdürü Vural Karasu, şuanda turizm sektörün 365 günün sadece 45 günü para kazandığını bunun da sürdürülebilir bir şey olmadığını dile getirerek arzın kısıtlanması gerektiğini vurguladı.
Gündem
20 Ekim 2017 - 07:54






