Cemal Kızıltan yazdı: ’’Salda’yı nasıl koruyalım?’’

Cemal Kızıltan yazdı: ''Salda'yı nasıl koruyalım?''

TURSAPNET Kurucu Moderatörü Cemal Kızıltan, yazısında son günlerde tartışma konusu haline gelen Salda Gölü ile ilgili ''Salda'yı nasıl koruyalım'' başlıklı yazı kaleme aldı. İşte o yazı;

20 Nisan 2020 - 16:32 - Güncelleme: 22 Nisan 2020 - 10:26

Türkiye’nin en ikonik doğal oluşumlarından birisi. Çünkü burası Mars yüzey özellikleri ile benzerlikler taşıyan dünyadaki 2 yerden biri. Burdur ilinin sınırları içinde yer alan, mutlaka korunası bir dünya harikası.

Koruyabiliyor muyuz? Yahu kendimizi koruyamıyoruz, Salda’yı nasıl koruyalım?

Baksanız sabah haberlerine; Burdur Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel ve eşi, sabah saatlerinde, üstelik evlerinde silahlı saldırıya uğramış, ciddi şekilde yaralanan çift ameliyata alınmış. Umarım iyilerdir.

Saldırının amacının ne olduğunu henüz bilmiyoruz, ama başkanın uzun süredir Salda Gölü'nün tahrip edilmesini önlemeye çalıştığı ve bu yöndeki mücadelesini biliyoruz. Mümtaz Şenel, geçen hafta Salda gölüne giren iş makinelerinin fotoğraflarını paylaşarak olayı kamuoyuna duyurmuş ve “Salda gölü Burdur ilinin şansıdır. Mutlaka özenle korunmalı, turizme ise kontrollü olarak açılmalıdır. Salda Gölü'nün doğal özelliklerinin bozulmasına müsaade edilmemelidir” demişti.

Hemen ardından bu saldırı oldu, artık ne alakaysa..

Burdur ili turizmde yeni bir adres ve cazip bir destinasyon, sadece Salda gölü değil, gölün hemen yanında bulunan 2.079 rakımlı günübirlik kayak merkezi, 85 farklı kuş türüne ev sahipliği yapan Burdur gölü, Türkiye’nin en büyük yeraltı mağarası olma özelliği bulunan İnsuyu, antik Pisidia’nın başkenti, 12 bin senelik bir geçmişe sahip tarihi Sagalassos kenti ve az bilinmesine karşın Gladyatör dövüşleri ve 3.500 kişi kapasiteli Odeion Müzik Evi ile tarihçilerin ayrı önem verdiği Kibyra kenti Burdur’un turistik değerleri içinde. Bırakın Burdur’u, sadece Salda gölü 2019 yılında 1,4 milyon ziyaretçiyi ağırlamış.

Bu potansiyeli gören fırsatçılar da Salda gölü çevresinde, Millet Bahçesi adı altında yapılaşma faaliyetlerine girişmişler. Burdur Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel’de arı kovanına çomak sokmuş, onları afişe edince gelen tepkiler üzerine makineler durdurulmuş, TOKİ soruşturma başlatıldığını duyurmuş, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da alana kamera sistemlerinin takılacağını açıklamış.

Size söyleyeyim, bunların alayı yalan ve ucuz bir tiyatro oyunundan ibaret! Bu fırsatçı, mafya bozuntusu tipler eninde sonunda kafalarına koyduklarını yapacaklar!. Çünkü Salda Gölü çevresinde yapılacak Millet Bahçesi, sosyal donatılar ve çevre düzenlemesi ihalesinin iptali için dava açılmış, ama oybirliği ile reddedilmişti. Anlayacağınız bu fırsatçıları durduracak hukuki bir engel yok.

Yine de bu duruma birileri sahip çıkmalı. Bu kişilerden birinin Kültür ve Turizm Bakanı olması mümkün değil, çünkü kendileri bu aralar “TÜRSAB’ı ve Türk turizmini nasıl yok edebilirim?” konulu bir çalışma içindeler, haliyle meşguller. Zaten çevreymiş, tarihmiş, doğal güzellikmiş, umurunda olduğuna inanmıyorum.

TÜRSAB dediğin tek dişi kalmış canavar, kendine sahip çıkamıyor ki, üyelerine ve Salda gölü gibi doğal dokulara sahip çıkabilsin. Haliyle Salda gölünü ekolojik saldırılara karşı korumak ve savunma işi Yeşilova Belediye Başkanı ile yerel halka kalıyor.

Bu vesile ile uzaktan da olsa Burdur’lu meslektaşlarımıza, Burdur Yeşilova Belediye Başkanı ile Yeşilova halkına desteğimi iletiyorum.

Salda gölünün dertleri bu fırsatçı, mafya bozuntusu, doğa ve turizm düşmanı tiplerle sınırlı değil, gölü tehdit eden başka riskler de var. Bunlar kuraklık, kirlenme ve plansız yapılaşma! Bunların hepsinin çözümü var, hemen sıralayayım;

  1. Göl kenarına yapılaşma kesin bir şekilde yasaklanmalıdır.
  2. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ön alır, hukuk sistemi adaletli ve bağımsız olursa fırsatçıların önü kesilir.
  3. Ziyaretçiler için ihtiyaç duyulan yapılar, göl çevresindeki yerleşim yerlerine yapılmalıdır.
  4. Salda Gölü’ne girilmemelidir.
  5. Kimyasal içeren atık sular gölden uzak tutulmalı, göl civarında zehirli tarım ilaçları kullanılmamalıdır.
  6. Gölü besleyen akarsular önüne yapılan bütün göletlerin kapakları açılmalıdır.
  7. Bu durumdan zarar görecek çiftçinin zararları karşılanmalı, “susuz tarım” özendirilmeli ve susuz tarım yapanlara devlet tarafından destek primi verilmelidir.

Çünkü Salda gölü kapalı bir tatlı su ekosistemidir. Gelen kirliliği dışarı akıtmayıp, içinde biriktirmektedir. Biriken kirlilik göl dibine çökelmekte ve canlılar için zehirli olan; hidrojen sülfür, metan ve amonyak oluşmaktadır.

Millet Bahçesi projesine göre göl kenarına yapılacak olan tesisler, yıllık 1 milyon 500 bin kişiye hizmet verecek şekilde tasarlanmıştır. Bu kadar insanın yemesi, içmesi, duş suyu, dışkısı, dolaşıp, gezinmesi, göle girip, terini, güneş yağını ve hatta idrarını belki de dışkısını suya bırakması, miktar ve çeşitlilik itibariyle çok kapsamlı kirliliğe yol açacaktır.

Aynı şekilde Salda gölü ve çevresine kesinlikle büyük konaklama tesisi yapılmasına izin verilmemeli, onun yerine pansiyonculuk ve butik Otel yatırımlarına teşvik verilmelidir. Salda gölüne giriş kontrollü ve kısıtlı sayıda olmalıdır.  

Burdur ve Salda gölü hakkında bildiklerimi, endişelerimi ve önerilerimi sıraladım. Umarım bunu birileri okur, duyarlılık gösterir, kim bilir belki de karantina günleri bittiğinde bir grup turizmci, hep birlikte Yeşilova’ya gideriz, kahraman Belediye başkanını ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerimizi iletir, çevre ve turizm adına yaptıklarından ötürü teşekkürlerimizi sunarız. Sonra hep birlikte Salda gölüne gidip, fırsatçılara bu fırsatı vermeyeceğimizi haykırırız.

Benimkisi de hayal işte, ama keşke gerçekleşse..

Bu haber 731 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bir otel daha icrasan satılık
Bir otel daha icrasan satılık
THY haziranda 1 milyon yolcu taşıdı
THY haziranda 1 milyon yolcu taşıdı