İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) yayımladığı “İstanbul’da Mavi Kamusallık: Gündelik Hayatta Denizle Temaslar” başlıklı rapor, İstanbulluların denizle kurduğu ilişkiye dair çarpıcı veriler ortaya koydu. Çalışma kapsamında farklı ilçelerde denizle çeşitli şekillerde temas eden gruplarla görüşmeler yapıldı, ayrıca İstanbul Barometresi verilerinden yararlanıldı.
Kıyıların Büyük Bölümü Açık Ama Merkezde Erişim Zor
Rapora göre İstanbul kıyı şeridinin yüzde 69’u tamamen açık ve erişilebilir durumda bulunuyor. Yüzde 12’lik bölüm yarı geçirgen, yüzde 20’si ise geçişe ve kullanıma kapalı alanlardan oluşuyor. Erişime açık kıyıların önemli bir kısmı Karadeniz sahillerinde yer alırken, merkezi ilçelerde kıyıya ulaşımın daha kısıtlı olduğu tespit edildi.
İstanbul Boğazı ve Haliç kıyılarında ise şeridin yüzde 58’i kullanıma açık, yüzde 29’u kapalı, yüzde 13’ü yarı geçirgen durumda. Özellikle askeri alanlar ve yalıların yoğun olduğu bölgelerde sahile erişimin sınırlı olduğu vurgulandı.
Her 8 Kişiden Sadece 1’i Kıyıya Yakın Yaşıyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, kıyıya yaya erişim süresi oldu. İstanbul’da kayıtlı nüfusun yalnızca yüzde 12’si, yani yaklaşık 1,8 milyon kişi, 15 dakika içinde yürüyerek sahile ulaşabiliyor. Yaklaşık 4,2 milyon kişi ise (yüzde 27) kıyıya 30 dakika içinde erişebiliyor.
15 dakikalık erişim oranının en yüksek olduğu ilçeler Adalar, Beyoğlu, Fatih ve Bakırköy olarak sıralandı.
İstanbullu Denize Girmiyor, Kenarında Vakit Geçiriyor
Rapora göre İstanbulluların önemli bir bölümü, kirlilik ve hijyen kaygıları nedeniyle kentte denize girmeyi tercih etmiyor. Denizle temas daha çok görsel ve dolaylı düzeyde gerçekleşiyor.
Katılımcıların yüzde 57,2’si sahile yürüyüş yapmak için gittiğini belirtirken, yüzde 42,2’si oturmak ve manzara izlemek amacıyla kıyıları kullandığını ifade etti. Piknik yapmak için gidenlerin oranı yüzde 11,3, balık tutanların oranı yüzde 6,9, koşu yapanların oranı ise yüzde 4,3 olarak kaydedildi.
Kıyılardaki dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde ise Beltur kafelerinin yaygınlaşması öne çıktı. Uygun fiyatlı yeme-içme imkânı sunan bu mekânların özellikle gençler ve düşük gelir grupları için sahilleri daha erişilebilir hale getirdiği belirtildi.
Deniz Ulaşımı Yazın Artıyor
BELBİM verilerine dayanan analizlere göre deniz ulaşımının toplu ulaşımdaki payı kış aylarında yüzde 2 seviyesindeyken, ilkbaharda yüzde 3’e, yaz aylarında ise yüzde 4’e yükseliyor. Bu artışın temel nedeni olarak hava koşullarından ziyade yaz aylarında deniz yolculuğunun turistik ve keyif odaklı tercih edilmesi gösteriliyor.
Deniz ulaşımını tercih edenlerin başlıca gerekçesi yüzde 43,5 ile keyifli ve manzaralı yolculuk olurken, yüzde 24,7’lik kesim hız avantajını öne çıkarıyor.
Verilere göre vapur ve diğer deniz ulaşım araçlarını en çok kullanan grup öğrenciler. Toplam deniz geçişlerinin yüzde 27,5’i öğrenciler tarafından gerçekleştiriliyor. 65 yaş üstü kullanıcılar ise yüzde 7,8’lik payla ikinci sırada yer alıyor.






