Küresel turizm ve Akdeniz havzası, 2011'den bu yana; bölgesel çatışmalar, terör, ekonomik durgunluk, uluslararası göçmen dalgası, Irak ve Suriye'nin merkezde olduğu savaşlar, Rusya-AB-ABD gerginliği, Rusya-Mısır ve Rusya-Türkiye krizi gibi pek çok nedenden coğrafi gelişim ve yaygınlık istikrarını kaybederken, turist trafiğinde de destinasyonlar arası önemli kaymalar gösterdi. Bu olumsuz etkilere rağmen küresel seyahatin hala büyüdüğünü öngören açıklamalar gerçeği tam olarak yansıtmasa da, gelecek için umut vaad ediyor. Son olarak ITB Berlin Fuarı'nda açıklanan IPK'nın Küresel Turizm Raporu'nda da ortaya konan bu iyimser tahmine göre, dünya turizmi büyümesini sürdürecek. Raporda, küresel krizlere rağmen insanların seyahat etmeyi sürdürdüğü ancak güvenli destinasyonlara kaydığı ve kayacağı ifade ediliyor. Bu iyiser yalaşım; 2001, 2008, 11 Eylül Olayları gibi krizlerden sonra, talebin 1-2 yıl içinde geri dönmesi, canlanması ile de destekleniyor. Ve % 4-4,5'luk trafik artışının herşeye rağmen süreceği öngörülüyor. Tabii ki, her krizin kendine has özellikleri ve bitiş zamanının farklı olacağı yaklaşımı da ihmal edilmiyor. Krizler ve Yunanistan örneği? Raporda krizi 4 kategoriye ayıran WTTC yaklaşımı da sergileniyor: Çevresel felaketler, politik çatışmalar, salgınlar ve terör. Krizin turizme etkilerinin çerçevesini de, bu nedenlerin tüketiciye nasıl yansıdığı belirliyor. Bu sava göre, en fazla olumsuz etki; politik çatışmalardan doğuyor ki, ülkelerin güvenlik ve imaj algısını doğrudan etkiliyor. Raporda oraya konan bu gerçeğin altı, politik çatışmaların ne zaman sona ereceğinin kolay tahmin edilemeyeceği cümlesi ile çiziliyor. Terörün politika kadar etkili olmadığını örnekleyen raporda, 2004'teki Madrid tren saldırısının; SARS salgını gibi hastalıklar, depremler gibi felaketlerden daha az etkili olduğu ortaya konuyor.Bu yüzden kriz süreçlerinin atlatılmasında; çabuk cevap verme, açık bilgilendirme, tutarlılık, açıklık, ulaşılabilirlik ve sempati prensiplerinin uygulanmasının önemine de vurgu yapılıyor. Yunanistan örnek mi? Diğer yandan raporda, genel olumsuzluklara rağmen bir ülke turizminin nasıl gelişebildiği ve ekonomiye nasıl katkı yaptığı Yunanistan örneği ile ortaya konuyor. Yunanistan'ın son yıllarda yaşadığı ekonomik ve politik istikrarsızlığa rağmen turizmde büyük gelişim gösterdiğini belirten Yunanlı yetkililer, bunu Arap Baharı gibi bölgesel istikrarsızlıklardan faydalanarak ve de fiyatları düşürme baskısı tuzaklarına direnerek yaptıklarını ileri sürüyorlar.Ve rapor Yunan örneğini şu cümle ile taçlandırıyor: Genel olarak, Yunanistan deneyimi, böyle zor zamanlarda kamu-özel sektör işbirliği ile uzun vadeli çalışmalarla, yeni ürün geliştirme, daha proaktif pazarlama yapma ve medya ilişkileri yürütmenin göstergesidir. 2016 iyi geçecek çünkü
Diğer yandan dünyanın en büyük pazarı olan Avrupa'dan yapılan seyahatlerin 2016'da da gelişeceği tahmin ediliyor. Ancak gelişmenin; müşterilerin güvenli destinasyonlara yönelmesi ve bazı dış talebin iç pazarlara yönelmesi ile olacağı vurgulanıyor.Ancak burada, Avrupa'daki mülteci krizi ile küresel terörün gelişmenin sınırlarını zorlama ihtimaline de işaret ediliyor. Avrupa ekonomilerinin daha istikrarı bir büyüne bandına geçtiğine de işaret eden rapor, 2014'te bölge genelinde % 1'in altına kalan büyümenin 2016'da % 1,5 seviyesinde olacağını bunun da turizme olumlu yansımasının beklendiğini vurguluyor. Turizmin büyümede en büyük katkıları da; pozitif büyümesine devam eden Almanya ve İngiltere'nin sırasıyla % 1,8 ve % 2,6 olarak tahmin edilen, gelişiminden alacağı tahmin ediliyor.Diğer yandan İspanya'nın büyümeye geçmesi, İtalya'nın da durgunluktan çıkması da olumlu eğilimler arasında sıralanıyor. Herşeye rağmen Avrupa'dan çıkışlarda % 2,8 gelişme umduklarını belirten rapor bunu, insanların % 70 oranında seyahate çıkma isteklerinin olduğu ankete dayandırıyor. Seyahat etme eğiliminin en yüksek İngiltere, Almanya, Polonya ve İspanya'da olduğu da belirtiliyor. Diğer yandan daha ılımlı büyüme veya düşük eğilimlerin de Fransa, Rusya ve İtalya'da olduğu kaydediliyor. Umutlar hala Asya'da
Öte yandan ITB Berlin'de açıklanan raporlarda son 10 yılın büyüme şampiyonu olarak belirtilen Asya ve Pasifikler 2016'nın da umudu. Son 8 yılda % 65 büyüyen bölge dışına çıkışlar 170 milyon seyahati aşarken, bu büyümenin dünyanın 2 katından fazla olduğu vurgulanıyor. 2015'te yurtdışı çıkışların % 4,5 büyüdüğü bölge, aynı zamanda turist çekme açısından da % 4 gelişim gösterdi. Ancak turist almada, gelişin oranında bir yavaşlama söz konusu. 2016 için beklenti ise yurtdışı çıkışların % 6,1 büyüyeceği yönünde. Bu bölgede de insanların % 70'i en 2016'daki kadar seyahat etme eğiliminde. Hatta % 27'si de daha fazla seyahat edeceğini açıklamış. Geçmiş yıllarda olduğu gibi en yüksek eğilim yine Çin'de bulunuyor. Amerika tahminleri de iyimser Diğer yandan ITB raporunda Amerika bölgesinde, başta ABD'nin de içinde bulunduğu Kuzey'de yurtdışı seyahatlerde % 5 dolayında büyüme ileri sürülüyor. Hatta bunun ABD gibi ülkeler için en iyi sezon olacağı da vurgulanmış. Ancak Güney Amerika'da belirgin bir yavaşlama olduğu da kaydediliyor. Brezilya başta olmak üzere yaşanan ekonomik sorunların turizmdeki büyümeyi sınırlaması bekleniyor. Yurtdışı çıkışlarda beklenen büyüme yarı yarıya azalarak % 2'nin de altına düşecek.
Öte yandan ITB Berlin'de açıklanan raporlarda son 10 yılın büyüme şampiyonu olarak belirtilen Asya ve Pasifikler 2016'nın da umudu. Son 8 yılda % 65 büyüyen bölge dışına çıkışlar 170 milyon seyahati aşarken, bu büyümenin dünyanın 2 katından fazla olduğu vurgulanıyor. 2015'te yurtdışı çıkışların % 4,5 büyüdüğü bölge, aynı zamanda turist çekme açısından da % 4 gelişim gösterdi. Ancak turist almada, gelişin oranında bir yavaşlama söz konusu. 2016 için beklenti ise yurtdışı çıkışların % 6,1 büyüyeceği yönünde. Bu bölgede de insanların % 70'i en 2016'daki kadar seyahat etme eğiliminde. Hatta % 27'si de daha fazla seyahat edeceğini açıklamış. Geçmiş yıllarda olduğu gibi en yüksek eğilim yine Çin'de bulunuyor. Amerika tahminleri de iyimser Diğer yandan ITB raporunda Amerika bölgesinde, başta ABD'nin de içinde bulunduğu Kuzey'de yurtdışı seyahatlerde % 5 dolayında büyüme ileri sürülüyor. Hatta bunun ABD gibi ülkeler için en iyi sezon olacağı da vurgulanmış. Ancak Güney Amerika'da belirgin bir yavaşlama olduğu da kaydediliyor. Brezilya başta olmak üzere yaşanan ekonomik sorunların turizmdeki büyümeyi sınırlaması bekleniyor. Yurtdışı çıkışlarda beklenen büyüme yarı yarıya azalarak % 2'nin de altına düşecek.









