Reklam
  • Reklam
Tarihe Dokunuş: Karatepe
Gülcan Akdoğan

Gülcan Akdoğan

  • Instagram

Tarihe Dokunuş: Karatepe

11 Ocak 2016 - 19:03 - Güncelleme: 01 Eylül 2020 - 10:17

Merhabalar sevgili turizmnews okurları. Günün hangi zaman diliminde okuyorsanız, gününüz, sabahınız, akşamınız aydınlık ve seyahat dolu olsun. Sizlere bu köşede beni heyecanlandıran ve favorim olarak seçtiğim köşelerden bahsederek sizleri de gezmeye, eğlendirmeye teşvik etmeye çalışacağım. Ülkemin bütün toprakları altın değerinde...Hatta öyle ki; bir ülkenin özgürlük ve egemenliğinin en büyük ifadesi olan para bile bizim topraklarımızda icat edilmiş M.Ö. 7 yüzyılda Lidyalılar tarafından başkent Sart' ta! (Salihli, Manisa)  Gerisini siz düşünün artık, bu topraklarda neler var neler... Hepsinden bahsedeceğiz sırasıyla fakat ilk konuma memleketimin Çukurova' mın bağrında ziyaret edilmeyi özlemle bekleyen Karatepe Aslantaş Açıkhava Müzesi ile başlamak istiyorum hoş görünüze sığınarak.

Fotograf: Barış Ataç 

Karatepe' yi seçmemin nedeni memleket olmasından ziyade vefa borcu gibi bir şey. O kadar hayıflanıyorum ki; çok geç tanıdım diye...Hem  yanı başımda hem de profesyonel turist rehberiyim. Ayıp... Hititlerin başkenti Çorum Hattuşa tanıtılır ilk Hitit Uygarlığından bahsedilirken. Diyecek sözüm yok eyvallah. Ya Geç Hitit dönemine ait Karatepe! Sadece adını duyuyoruz. Ama mutlaka gezi takvimimize almamız gereken bir yer. Üç tarafı Ceyhan Nehri üzerinde bulunan Aslantaş Barajıyla çevrili tepede muhteşem bir orman, eee tabi gezerken gözümüze mutlaka takılacak olan hoş kokusuyla eşlik edecek sandal ağaçları ve hatta; Karatepe girişinde yöre sanatçıları sandaldan oyma mutfak gereçleri yapıyor. Atmosfer şahane. Buraya kadar her şey zaten buralara gelmek için müthiş bir sebep. Birde Kuzey ve Güney kapılarına geldiğinizde o nefis tarihe dokunuş yok mu? Zaman makinesine ne gerek... Sizi zaten alıp taaa M.Ö. 8.yüzyıllara kadar götürüyor. Burayı Krallığını kuzeydeki vahşi kavimlere karşı korumak için bir hudut kalesi olarak yaptıran Adana Ovası hükümdarı Asativatas keyfine düşkün adammış vesselam. Güney ve kuzey kapılarındaki rölyeflere, yazıtlara, heykellere baktığımızda içimizdeki tepki verme dürtüleri devreye giriyor. Vay be, eskiden de insanlar hayal kuruyor, eğleniyor, inanıyor ve gelecek planları yapıp bunu da böyle dağlara taşlara kazıyarak kaleme alıyormuş meğerse diyorsunuz. Çünkü öyle resmedilmiş ki yaşananlar; kralın keyfi âlem yaptığı ziyafet sofrasından tutun da savaş sahnelerine kadar, kölelerin krala hizmetinden inançlarının göstergelerine kadar birçok şeyi görebiliyorsunuz. Yine dikkatimizi çeken ve bizi heyecanlandıran bazalt taş duvarlar üzerindeki yazıtlar oluyor.  Bir tarafta Finike yazısı, öbür tarafta Hitit hiyeroglif yazısı. İşte Karatepe' nin en büyük özelliklerinden biri de bu. Hali hazırda okunabilen Finike yazılarının anahtarlığında tam olarak okunamayan Hitit hiyerogliflerinin de ilk defa Karatepe' de çözülmüş olması. Meğerse karşılıklı olarak aynı şeyler yazılıymış. Bu yazıların çözülmesiyle Anadolu' da M.Ö. 2000 yılına kadar giden hiyeroglif yazılarının tamamı okunmuş oldu. Ve Aslan Heykeller… Gücün sembolü olan aslanlar Hitit kapılarının olmazsa olmazı, sanki hala Karatepe' yi korumak için nöbet tutuyorlar.

Fotograf: Gülcan Akdoğan

Gelelim Karatepe' yi Karatepe yapan önemli detaya; 1946 yılına kadar harabe halinde olan bölge ilk olarak;  ikinci dünya savaşının sarsıntılarıyla Hitlerin zulmünden kaçan Alman arkeolog Prof. Dr. Helmuth Thedor Bossert' in önderliğinde,  (ki eserleri gün yüzüne çıkardıktan sonra gerisi müzeciliğin işi diyerek terk etti Karatepe' yi) onun asistanı olarak başlayan sonra profesörlüğe kadar giden, emeğine, yüreğine sağlık dediğim, neredeyse son nefesine kadar Karatepe' ye hayatını adayan,  2 yıl önce bugün (12 Ocak 2014) gözlerini ebediyete kapayan değerli hocamız Prof. Dr. Halet Çambel' in büyük gayretiyle şu an büyülenerek gezdiğiniz ve gezeceğiniz Karatepe' ye sahibiz. En hayranı olduğum 2 arkeolog var. Birincisi İstanbul Arkeoloji Müzesinin kurucusu ve arkeoloji dünyasının başyapıtlarından sayılan İskender Lahdini bulan Türkiye' nin ilk arkeoloğu Osman Hamdi Bey, ikincisi ise Halet Çambel' dir. Nur içinde yatsınlar.

Fotoğraf: Gülten Özgün 

Karatepe Açıkhava Müzesine nasıl giderim diye sakın endişelenmeyin. Akıllı telefonlar kullananlar için navigasyonunuzdan 'Karatepe Açıkhava Müzesi' yazmanız yeterli. Teknolojiden uzak dingin bir hayat yaşamayı tercih edenler içinse; Adana'nın 130 km doğusunda, Osmaniye' nin ise sadece 30 km doğusunda... Tabelaları takip ederek rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ya da en doğru fikir; en iyi arkadaşlarınızı da alarak ve size en yakın seyahat acentasına başvurarak Profesyonel Turist Rehberi eşliğinde bu eşsiz noktaya gönül rahatlığıyla erişebilirsiniz. Başta yakın çevresi olmak üzere, bütün Türkiye' yi ardından dünyayı Karatepe' yi keşfetmeye davet ediyoruz. Haydi o zaman ne duruyoruz! Başka bir dünya harikası mekânda görüşmek dileğiyle hoşça kalın ve tabi ki; seyahatle kalın.

Bu yazı 4393 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar